Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
İŞTE ERGENEKON!!!
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
atakitapdunyasi.tr.cx  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 8 Kasım, 03:29
Kimden: "atakitapdunyasi.tr.cx" <gokboru.yayinci...@gmail.com>
Tarih: Sun, 8 Nov 2009 03:29:53 +0200
Yerel: Pazar 8 Kasım 2009 03:29
Konu: İŞTE ERGENEKON!!!

  İŞTE ERGENEKON!!!<http://kontraergenekon.blogspot.com/2009/11/iste-ergenekon.html>

*İŞTE ERGENEKON!!!*

İlginç bir yazı.(Sonuna kadar okuyun) HERKESE İLTMENİZİ ÖNERİRİM..

İstanbul 13ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na

Esas No : 2009/85
Talepte Bulunan Sanık : D.Ali ÖZOĞLU
L. Konusu : Savunmaya ilişkin delillerin toplanması talebinden ibarettir.
Açıklamalar : Yukarıda esas numarası yazılı davada 1 yılı aşkın bir süredir
tutuklu bulunmaktayım.

Hakkımda tutuklanmamı gerektirecek bir delil bulunmadığını düşünüyorum,
dolayısıyla artık haksız ve uzun sürelerle bu davada insanların neden
tutuklu bırakıldıklarının da sorgulanması gereken bir aşamaya gelinmiştir.
Bu nedenle bu hukuka aykırılığın delillerinin
de araştırılması zorunludur. Zira gören bir göz düşünen bir akıl için bu
davanın ABD'nin Fetullah GÜLEN Cemaati ile O'nun basın, polis ve yargı
içindeki müritlerini kullanarak Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin asli
koruyucusu olan TSK'yı hedef alan örtülü bir
operasyon olduğu aydınlığa kavuşmuştur. Elbette hakimler de geri zekalı
değildir. Bu nedenle yabancı gazetecilerin dahi anladığı ve titiz
araştırmalar yaparak "böyle bir örgüt yoktur" diye rapor düzenlediği bir
davada hala ve ısrarla yargılanan insanların tutukluluk hallerine son
vermediklerini n n edenlerinin araştırılması ve ortaya çıkartılması
gerekmektedir. Keza bu operasyonun kuklası olan Fetullah GÜLEN'in,
"gerekirse hakim ve savcı kiralayın" sözleri hatırlandığında bu kadar
hukuksuzluğun sebebinin yargılamanın süresi olan hakim ve savcılar, acaba
cemaat tarafından kiralandılar mı diye insanı düşündürtmektedir.

*Bir söyleme göre 25 milyar dolar, diğer bir söyleme göre 40 milyar dolar
serveti bulunduğu iddia edilen cemaatin hakim ve savcı kiralama hedefinin bu
davada gerçekleşip gerçekleşmediğinin ciddi bir suretle araştırılması
zorunludur. *

Öte yandan 2 yıldır devam eden soruşturma ve kovuşturmalar sonucu gelinen
aşamada esasen böyle bir örgütün olmadığı ortaya çıkmıştır. Mevcut iktidarı;
irticanın, yolsuzluğun, hırsızlığın, rüşvetin, çürümenin, ekonomik
çöküntünün, fuhuşun artmasının ve ranta dayalı
devlet soygununun kaynağı olarak görmek ve bunun alternatifi olarak TSK'nın
ülkeyi yönetmesini öngörmek, düşünmek ve konuşmak suç değildir. Hoşunuza
gitmeyebilir, çağdaş olmayabilir ancak bu bir düşüncedir ve suç
değildir. *Dolayısıyla
örtülü operasyonun senaryosu gereği burada toparlanan insanların tek ortak
yönü ABD politikaları karşıtı olması ve AKP'den hoşlanmamasıdır. *

Sizin "soruşturma" adını verdiğiniz bu örtülü operasyon CIA tarafından kukla
haline getirilmiş Gülen Cemaatine bağlı bir polis grubu tarafından fiilen
yürütülmektedir. Bütün kararlar ve uygulamalar polis tarafından alınmakta ve
uygulanmaktadır. Savcılar, sadece polis tarafından getirilen kişilere ve
yine polis tarafından hazırlanan sorular yönelterek sorguları yapıyor gibi
görünmektedir.

Bilindiği üzere Türkiye'de polisler İçişleri Bakanlığı'na, İçişleri
Bakanlığı da Başbakana bağlıdır. Dolayısıyla Başbakanın, "ben bu davanın
savcısıyım" ifadesi aslında bir gerçeği ifade etmektedir. Aynı şekilde
hakimler ve savcılar hakkında soruşturma açılmasına karar
verecek olan Adalet Bakanı da Başbakana bağlıdır. Bu da yargılamayı yapan
mahkemelerin üzerinde, gerektiğinde kafa uçurmak üzere Demokles'in kılıcı
gibi sallandığı anlamına gelir. Böyle bir devlette adaletin tecelli etmesi
mümkün değildir. Böyle kanunsuzlukların hesabı
o polislerden, savcılardan, hakimlerden, Adalet Bakanından ve Başbakandan
ancak iktidar değiştiğinde sorulabilir. *Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki bu
hesapta mutlaka sorulacaktır. *

*Yürütülen soruşturmalarda polisin dijital ortamda konusu suç teşkil eden
veriler oluşturup, aramalarda hedef seçilen kişilerin evlerine ve iş
yerlerine bırakılarak tutuklanmaları sağlandığı, keza hedef seçilen kişilere
bırakılan bir kısım belgelerin "ÜRETİLMİŞ BELGELER" olduğu da hiçbir kuşkuya
yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. *

*Öte yanda, Zir Vadisi'nde ve Gölbaşı'nda bulunan Lav silahları, el
bombaları, plastik patlayıcılar İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla Özel
Harekat Daire Başkanlığı tarafından illerdeki Şube Müdürlüklerinden
toparlanıp, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'na teslim edilen silah ve
mühimmatlardır.* Fetullahçı olmayan dönemin Özel Harekat Daire Başkanı
Behcet OKTAY, bu durumu fark ettiği ve karşı çıktığı için öldürülmüştür. Bu
husus doğrudan davayla ilgilidir, bunun araştırılmaması açıkça iddia ve
itham ediyorum ki mahkemenin de bu işin içinde olduğu yönünde kuvvetli şüphe
uyandırır. Bu nedenle Behcet OKTAY'ın öldürülmesi olayının, Emniyetten
bağımsız uzmanlar tarafından yetkili bir savcının denetiminde yeniden
araştırılması gerekmektedir. Sonuç olarak; Huzurdaki dava; ABD'nin angaje
ettiği ve kukla olarak kullandığı Fetullah GÜLEN Cemaatinin illegal olarak
emniyet ve yargıya sızdırdığı müritleri aracılığı ile yürüttüğü, esasen
Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmesi ve rejim değişikliğini hedefleyen örtülü
operasyonun bir parçasıdır. Bu şekilde TSK ve Cumhuriyet Rejimini güçlü
olarak destekleyen unsurlar, destabilize edilerek örtülü operasyonun
hedefine ulaşması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla ABD, bu davanın ve sürecin
tamamen içindedir.

Dava bir bütün olduğundan savunma delillerinin de yukarıda izah edilen
olguları ortaya çıkartacak şekilde toplanması gerekmektedir.

Bu bağlamda aşağıdaki delillerin toplanmasını talep ediyorum;

1.      Huzurdaki dava kapsamında yargılanan sanıklara bir bütün olarak,
örgüt kurarak eylemlerde bulundukları iddia edilmekte ve geçmişte yaşanan
bir çok olayın faili olarak bu hayali örgüt gösterilmektedir. Bunlardan
biride Gazi Mahallesi olaylarıdır. Her ne kadar iddianame kapsamında soyut
olarak Gazi Olayları'ndan bu hayali örgütün sorumlu olduğu iddia edilmişse
de bu iddia sadece komedi parodilerine kaynak olacak bir iddiadır. Zira Gazi
olaylarının kim tarafından nasıl başlatıldığı hususuyla olayların arkasında
hangi gücün bulunduğu konusu İçişleri Bakanlığı'nın 15 Mart 1995  tarihinde
Bakanlar Kurulu'na sunmuş olduğu gizli raporda hiçbir kuşkuya yer
bırakılmayacak şekilde açıklanmıştır. Şöyle ki;

ABD tarafından o dönemde Irak'ın lideri olan Saddam HÜSEYİN'e karşı "BOP"
kod adlı bir operasyon planlanmış, bu operasyona ABD tarafından 100 milyon
Dolar harcanmış ise de General Vefik SAMARRAY'i tarafından yapılması
planlanan bu operasyonun Irak yönetimi tarafından öğrenilmesi üzerine
operasyon mecburen iptal edilmiştir. 4 Mart 1995 tarihinde Mesut BARZANİ,
Silopi'de Türk askeri yetkililerle görüşmüş, neticede Mart 1995'de ABD'nin
karşı çıkmasına rağmen ÇELİK HAREKATI ve BOP kod adlı operasyonun fiyaskoyla
sonuçlanması nedeni ile ÇEKİÇ GÜÇ operasyonu sona erdirilmek zorunda
kalınmış ABD, yüzlerce CIA ajanı ve 7.500 Peşmerge ile bölgeden kaçmak
zorunda kalmıştır.

BOP Operasyonunun Türkler tarafından Irak Yönetimine sızdırıldığından
şüphelenen ABD, ÇEKİÇ GÜÇ HAREKATI'nın da Türkiye'nin engellemeleri sonucu
başarısızlığa uğraması nedeni ile Türk ordusunu durdurmak için "GAZİ
MAHALLESİ PROVAKOSYONU"nu sahneye koymuş ve "sen benim nüfuz alanıma
girersen ben de senin içini karıştırırım" mesajı vermiştir.

Bugün aslında ERGENEKON OPERAASYONU ile yapılan da aynı amacın farklı bir
şekilde geçekleştirilmesidir.

*Dolayısıyla savcılığın 15 Mart 1995 tarihli İçişleri Bakanlığı raporundan
haberdar olmadığı düşünülemeyeceğine göre Gazi olayları provakasyonunu ne
maksatla bu dosyaya dahil etmeye çalıştıkları çok açıktır. *

Türkiye Cumhuriyeti Savcılığı, CIA operasyonlarını temizleme makamı
değildir. Bu nedenle savcılar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını ve 15
Mart 1995 tarihli, İçişleri Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu'na sunulan
GİZLİ RAPOR'un dosyaya getirilmesini talep ediyorum.

2.      Bu bir gizli servis operasyonudur. Cemaatlerde bununla ilişkilidir.
Bundan dolayı ABD elçiliklerinde görevli olanların Türkiye'de kullandıkları
telefon kayıt dökümleri,isim listesi ve kullandıkları telefonların geriye
dönük iletişim döküm kayıtları,

3.      MİT'e müzekkere yazılarak CIA'nın Türkiye'de faaliyet gösteren
şirketlerinin bulunup bulunmadığı gösteriyorsa bu şirketlerin isim listesi
ve şirketlerin yöneticilerinin telefon kayıtları,

4.      İstanbul ve Ankara Ticaret Odaları'na müzekkere yazılarak CIA'nın
şirketlerinden olduğu iddia edilen İNTERGRAF adlı şirketin Türkiye
temsilcisinin kim olduğu bu kişinin kullandığı bütün telefonlarının tespit
edilerek telefon kayıtlarının geriye dönük olarak çıkartılması ve bu kişiye
geçici olarak yurt dışına çıkış yasağı konulmasına,

5.      *Elazığ Cumhuriyet Savcılığı'na müzekkere yazılarak 2001 yılında
Elazığ'da yargılanan bir öğretmenin camide unuttuğu çantasının içinde
bulunan ve bütün Türkiye'deki yargı dahil Gülen Cemaati'nin; emniyet,
ordu,,yargı ve sair kurumlardaki yapılanmasını gösteren 8 ya da 11 adet
CD'nin istenilmesine, *

6.      MİT'e müzekkere yazılarak Gülen Cemaatinin müritlerinin ABD Gizli
servisi CIA'ye angaje edilip edilmediğinin ve cemaatin müritlerinin yabancı
ülkelerde ABD hesabına ajan olarak kullanılıp kullanılmadığının sorulmasına,
aynı sorunun adli yardımlaşma çerçevesinde Rusya ve Özbekistan'a
sorulmasına,

7.      Genelkurmay Başkanlığı'na müzekkere yazılarak son iki yıl içerisinde
Gülen Cemaatinin yargı, emniyet ve diğer kurumlar içerisinde yapılanmasını
gösteren mutemet kişilerin isimlerinin bulunduğu bir CD elde edilip
edilmediği, elde edilmişse bu CD de savcı
*M. Ali PEKGÜZEL'in adının bulunup bulunmadığının sorulmasına*

8.      Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Gülen
cemaatinin yabancı bir gizli servise angaje edilip edilmediğinin sorulmasına

9.      Genelkurmay Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ruhsal bir rahatsızlık
nedeni ile askerliğini yapamadığına dair iddianın bulunması karşısında adı
geçen kişinin bu raporunun savcılık ve devlet memurluğu yapıp
yapamayacağının belirlenmesi açısından askerlik dosyası ve sağlık
raporlarının istenmesine

10.    *Adalet Bakanlığı'na müzekkere yazılarak Zekeriya ÖZ'ün bu güne kadar
psikiyatrik hastalıklardan rapor alıp almadığı ve aldıysa kullandığı
ilaçların dökümünün istenmesine *

11. Zir Vadisi'nde ve Gölbaşı'nda bulunan silahların Özel Harekât tarafından
Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'na teslim edilen silahlar olduğu ortaya
çıkması nedeni ile bu duruma tepki gösteren ve Fetullahçı olmadığı anlaşılan
Daire başkanı Behcet OKTAY'ın bu
gerçeğin açıklanmasının engellenmesi maksadıyla öldürüldüğü iddialarına
nazaran intihar denilerek kapatılan bu olayın emniyet dışında bağımsız bir
kurul tarafından araştırılmasına, mezar fek'i yapılarak derhal yeniden
otopsi yapılmasına, o geceye ait kendisinin ve o gün birlikte olduğu
kişilerin telefon dökümlerinin geriye dönük olarak istenmesine karar
verilmesini mahkemenizden talep ediyorum.

12. *Eski Adalet Bakanı M.Ali ŞAHİN'in oğlu Bekir ŞAHİN'in, Uluslararası
Danışmanlık şirketindeki ortağı ABD eski askeri İstihbarat görevlisi Larry
adlı kişinin geriye dönük bütün telefon kayıtlarının getirtilmesine, *

13. *Mehmet EYMÜR ve eşi Janset EYMÜR'ün adına kayıtlı telefon ve
elektronik  posta kayıtlarının getirtilmesine, *

14. Son 5 yıl içerisinde ABD'den gelip Erzurum'a uçan Amerikalıların isim
listesinin THY'dan istenmesini ve bu ABD'lilerin kaçının ya da hangisinin
Cuma namazı kılmak için Ulu Cami'ye gittiğinin MİT'den sorulmasına,

15. Huzurdaki davanın gelinen aşamasında bir örgüt bulunmadığı orta zekalı
bir insanın dahi algılayabileceği açıklıkta ortaya çıkmış olmasına rağmen,
bu kadar çok insanın neden uzun süredir tutuklu bulunduğu, bunun hukuk dışı
nedenlerinin var olup olmadığının tespiti
için;

*a-)Beşiktaş Adliyesi'ndeki hakim ve savcıların malvarlığı ve banka
hesaplarının araştırılması, *

b-)En az 3 yıllık süreyle geriye dönük olarak kendilerinin,zabıt
katiplerinin ve koruma polislerinin telefon kayıtlarının araştırılması,

c-)ABD Büyükelçiliğinde görevli kişilerle Beşiktaş Adliyesi'ndeki Hakim ve
savcıların herhangi bir irtibatının bulunup bulunmadığının araştırılması,

*d-)Virginya'da CIA merkezinde görevliyken operasyondan hemen önce ilginç
bir şekilde Türkiye'ye gelen Mehmet EYMÜR ile Beşiktaş Adliyesi'ndeki hakim
ve savcıların kişisel bağlantılarının bulunup bulunmadığının araştırılması,*

e-)Beşiktaş Adliyesi'nde görevli hakim ve savcıların ABD tarafından angaje
edilmiş ve bu operasyonda kukla olarak kullanılan Gülen Cemaati tarafından
kurulan dernek ve vakıflara üyeliklerinin bulunup bulunmadığının
araştırılmasına,

*f-)Savcı Zekeriya ÖZ, M.Ali PEKGÜZEL, Hakim İdris ASAN, Sedat Sami
HAŞILOĞLU, Ömer DİKEN'in Gülen cemaatinden olup olmadığının araştırılmasına,
*

16  .Daha öncede izah ettiğim üzere bu operasyon, ABD'nin yürüttüğü örtülü
bir operasyondur. ABD'nin bu operasyon için CIA'nın Türkiye'deki istasyon
şefi olan Cemis Jeffre'ye 400 milyon dolar gönderdiği ve bu paranın bir
kısmının örtülü operasyonun psikolojik harp desteğinin sağlanması için
medyaya aktarıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır.

*Bu iddiaların aydınlığa kavuşması için;Cengiz ÇANDAR,Fehmi KORU,Yasemin
ÇONGAR,Ahmet ALTAN,Hasan Cüneyt ZAPSU, Can PAKER,Ali BAYRAMOĞLU, Hasan Kaya
CEMAL, Soner ÇAĞAPTAY, Eser KARAKAŞ, Kaan SOYAK, Amberin ZAMAN, prof dr.
Namık D. VOLKAN, Ekrem DUMANLI, Mümtaz Er TÜRKÖNE, Mehmet ALTAN, Ergun
BABAHAN, Emre AKÖZ, Tamer KORKMAZ, Umur TALU, Şamil TAYYAR, Cüneyt ÜLSEVER,
Hadi ULUENGİN, Ahmet ÇALIK, Nazlı ILICAK  adlı kişiler ile Zaman
Gazetesi,Bugün Gazetesi,
Anadoluda Vakit Gazetesi,Yeni Şafak adlı gazetelerin sahibi olan
şirketlerin, CIA istasyon şefi Cemis Jeffre'nin Türkiye'ye atandığı ve
göreve başladığı günden bu güne kadarki tüm bankalar ile borsadaki hesap
hareketlerinin araştırılmasını mahkemenizden talep ediyorum.*

*24.09.2009
Tutuklu Sanık
D.Ali ÖZOĞLU *

*http://atakitapdunyasi.tr.cx*

* *

*Ümraniye'de Ele Geçirildiği İddia Edilen El Bombaları
!!!<http://www.dailymotion.com/swf/x9t7xu>
*
*by atakitap <http://www.dailymotion.com/atakitap>*

--
Facebook

http://atakitapdunyasi.tr.cx

Google Grup

http://groups.google.com.tr/group/internetmedya

kontraergenekon

http://kontraergenekon.tr.cx


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google