Mevzu yine aynı.. ‘Islak imzalı belge..’ N’apalım.., İsmiyle müsemma, ‘ıslak belge’ bu.. Kolay kolay da kuruyacağı yok.. Albay Dursun Çiçek çalışma arkadaşlarına ve yakın çevresine e-posta göndererek savunmasını yaptı... ‘Kurmaylık ve doktora seviyesinde eğitim görmüş bir subayın böyle bir belgeyi imzalayıp amirlerine sunacağını düşünmek büyük bir hatadır.’ diyor Çiçek.. (Hay Allah, nasıl da düşünemedik yahu?.. Doğru ya.., bu ülkede darbeleri, kurmaylık ve doktora seviyesinde eğitim görmüş albaylar, generaller yapmaz ki!.. Darbeyi yapanlar, eğitimsiz Ahmet Onbaşı ile görgüsüz Mehmet Çavuş’tur genellikle..) Çiçek, kendisine komplo düzenleyenlerin her iki cihanda hesap vereceğini söylüyor.. (Ne iş yahu?!.. Plan, İrtica ile mücadele eylem planı değil mi ?.. Öteki tarafı karıştırarak ‘irticai’ hesap peşinde olmak da neyin nesi oluyor?!..) Alıştık artık.. Cuntacılar ve cuntacı yandaşları suçun ortaya çıkmasından ziyade suçu ortaya çıkaranların peşindeler.. Bunu hep yaptılar.. Ergenekon Davası başladı başlayalı ses kaydı, görüntü, birçok belge ortaya çıktı.. Lakin onlar teknik takibe takılan hain planları, itirafları, dehşet dolu sözleri duymadılar!.. İşlerine gelmedi.. Onların derdi başkaydı.. ‘Kim dinliyordu, neden dinliyordu ?.. Bütün bunları basına kim sızdırıyordu?.. Suç ve suçlu bir yana, bunlar ayıptı, yazıktı, günahtı!... Tabi bunu söyleyen vicdanlı Ergenekoncular’dı!.. Baykal gibi olanlar ise sanıkları peşinen masum ilan etmiş, hatta onları vatansever aydınlar olarak nitelendirmişti.. Dolayısıyla, asıl suçlu, belgeleri, delilleri ortaya çıkaranlar, basına sızdıranlardı!... ...
Mevzu yine aynı.. ‘Islak imzalı belge..’ N’apalım.., İsmiyle müsemma, ‘ıslak belge’ bu.. Kolay kolay da kuruyacağı yok.. Albay Dursun Çiçek çalışma arkadaşlarına ve yakın çevresine e-posta göndererek savunmasını yaptı... ‘Kurmaylık ve doktora seviyesinde eğitim görmüş bir subayın böyle bir belgeyi imzalayıp amirlerine sunacağını düşünmek büyük bir hatadır.’ diyor Çiçek.. (Hay Allah, nasıl da düşünemedik yahu?.. Doğru ya.., bu ülkede darbeleri, kurmaylık ve doktora seviyesinde eğitim görmüş albaylar, generaller yapmaz ki!.. Darbeyi yapanlar, eğitimsiz Ahmet Onbaşı ile görgüsüz Mehmet Çavuş’tur genellikle..) Çiçek, kendisine komplo düzenleyenlerin her iki cihanda hesap vereceğini söylüyor.. (Ne iş yahu?!.. Plan, İrtica ile mücadele eylem planı değil mi ?.. Öteki tarafı karıştırarak ‘irticai’ hesap peşinde olmak da neyin nesi oluyor?!..) Alıştık artık.. Cuntacılar ve cuntacı yandaşları suçun ortaya çıkmasından ziyade suçu ortaya çıkaranların peşindeler.. Bunu hep yaptılar.. Ergenekon Davası başladı başlayalı ses kaydı, görüntü, birçok belge ortaya çıktı.. Lakin onlar teknik takibe takılan hain planları, itirafları, dehşet dolu sözleri duymadılar!.. İşlerine gelmedi.. Onların derdi başkaydı.. ‘Kim dinliyordu, neden dinliyordu ?.. Bütün bunları basına kim sızdırıyordu?.. Suç ve suçlu bir yana, bunlar ayıptı, yazıktı, günahtı!... Tabi bunu söyleyen vicdanlı Ergenekoncular’dı!.. Baykal gibi olanlar ise sanıkları peşinen masum ilan etmiş, hatta onları vatansever aydınlar olarak nitelendirmişti.. Dolayısıyla, asıl suçlu, belgeleri, delilleri ortaya çıkaranlar, basına sızdıranlardı!... ...
___________________________________________________________________
Yahoo! Türkiye açıldı! http://yahoo.com.tr İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!