----- Forwarded Message ----
From: "Ziya.Oz
...@veterinary.ankara.edu.tr"
To: levent <lergu
...@hotmail.com>; belma hanim <alaba
...@hotmail.com>; Yusuf Biyikoglu <biyikogluyu
...@yahoo.com>; Mahut Gedik <gedikmah
...@mynet.com>
Sent: Thursday, June 25, 2009 9:40:48 AM
Subject: Fwd: akrabalıküzerine
-------------------------------
Tarih: 6/25/2009
Kimden: "Umut Arda Özkök" <umutardaoz...@gmail.com>
Konu: akrabalık üzerine
Yerli mali yurdun mali her Turk onu kullanmali"
Subject: Fwd: Dünürler ve kankalar !!!!!!!!!!!!!!!!!
Aysel Ketenci Tayyip Erdoğan'ın halasının kızı.
Aysel Ketenci'nin eşi Osman, Erdoğan gibi aslen Rizeli. Taksileri var.
Kasımpaşa Huzur Taksi'nin işletmecisi olarak tanınıyordu.
Aysel-Osman Ketenci çifti, 2001 yılında kızları Esma'yı Burak Erdoğan ile
evlendirince, Tayyip Erdoğan ile akrabalıklarını iyice pekiştirmiş
oldular.
Burak ile kayınpederi Osman, Turkuaz Gemicilik'te ortaklar.
Ketenci ailesi diğer kızları Şehriban'ı ise, 2007 yılında, şimdilerde
Deniz
Feneri davası ile yıldızı parlayan Kanal 7'nin patronu Zekeriya
Karaman'ın
oğlu Habib ile evlendirdi.
Medya, Başbakan Erdoğan ile Zekeriya Karaman arasındaki bağı, bu dolaylı
akrabalık ilişkisiyle kısıtlı ele alıyor. Bundan cesaret alan Erdoğan da,
'
Milletten Deniz Feneri numarası ile tırtıklanan paralarla Kanal 7
kurulmuşsa
ve başında Zekeriya Karaman varsa, Ankara temsilciliğini yıllarca Zahid
Akman yapmışsa bana ne ? ' havalarında.
Ama acaba Erdoğan ile Karaman'ın ilişkisi, ortak bir dünüre sahip
olmakla mı
kısıtlı ve tüm bu adı geçenler birbirini yeni mi tanıdı ?
Elbette değil.
Haftalar, hatta aylardır bir gazeteci Tayyip Erdoğan ile Zahid Akman,
Zekeriya Karaman ve Kanal 7 arasındaki ilişkiyi, bu ilişkinin ne kadar
eski
olduğunu, bir anısını aktararak yazıyor... ama herkes kulağının üzerine
yatmakta.
Söz konusu gazeteci Sabahattin Önkibar. Tanıklığının önemi, bir zamanlar
'sağ' kesimle çok yakın ilişkiler içinde bulunmasından kaynaklanıyor.
Yakınlığı o derecede ki, Melih Gökçek kendisine 'Sebo' diye hitap
etmekte.
Sabahattin Önkibar'ın (Sebo'nun) ilk kez 3 Ocak 2008'de yazdığı, 4
Eylül
2008'de de yinelediği anıyı okuyalım :
Yıl 1993.
O yıllarda RP mebusu olan Melih Gökçek arar ve aramızda şu diyalog geçer:
- ' Sebo, Tayyip Erdoğan'ı tanıyor musun? Partimizin İstanbul İl
Başkanı.'
- Tanırım hemşerimdir. Niçin sordun ?
- 'Ya kendisi yarın Ankara'ya geliyor. Bir özel TV kurma konusu var. Sen
TGRT'nin kuruluşundan tecrübelisin, sana bazı teknik sorular soracaklar.
Öğlen yemekte beraber olabilir miyiz ?'
- Elbete oluruz, ama Tayyip bey Ankara'ya misafir geliyor, ayıp olur,
davet
sahibi ben olayım. Yarın öğle için Büyük Ankara Oteli'nde yer
ayırtıyorum.
- 'Tamam Sebo, yarın öğlen buluşuyoruz.'
Yemekte buluştuk...
Yemekte o güne kadar görmediğim ve tanımadığım iki isim daha var.Sanki
Tayyip beyin asistanları gibi...
Peki kim midir bunlar ?
Zekeriya Karaman ile Zahit Akman.
Bugün bunlardan biri Türkiye'nin en önemli TV kanallarından birinin
(Kanal
7) sahibi, diğeri de Türkiye adına TV'lerin devlet komiseri.
Tam burada duralım ve soralım:
Zekeriya bey, bugün değeri yüzlerce milyon dolar olan ve o günün
şartlarında
kuruluşu da abartısız 200 milyon civarı kaynak gerektiren bu TV'ye söyler
misiniz hangi kaynakla sahip oldunuz?
Evet kamu adına, inanç adına, ahlak adına, vicdan adına soruyorum bu
parayı
nereden buldunuz ?
Siz ki Kanal 7 öncesinde maaşla çalışan sıradan bir insandınız. Piyango mu
çıktı, define mi buldunuz, nereden geldi bu paralar ? '
Sebo'nun ' Nereden geldi bu paralar ? ' sorusu Almanya'daki yargılama
ile
bir ölçüde yanıt bulmuş oluyor. Şimdi şu soru açıkta; ' Kanal 7'yi kurup
yönetecek olanların, Zekeriya Karaman ile Zahid Akman'ın önüne düşüp iş
takip eden Erdoğan bu çarkın neresindeydi ?'
Bu konu kapatılacaktır. Sebo'nun tanıklığı da duymazdan gelinecektir. Ama
sizin haberiniz olsun.