>Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in çocuklarının ismini bilen var mı?
>Efendim? Duyamadım...
>**
>Mesela, " Sezer'in kızı Ebru" diye başlayan bir cümle kursam, kaçınız
>itiraz edebilir, Ebru değil de, Betül diye?
>Veya " oğlu Tarık" desem...
>Var mı doğrusunu bilen?
>Çalışıyorlar mutlaka...
>Ne iş yapıyorlar?
>Babaları cumhurbaşkanı yahu...
>VIP'e girerken gören?
>Genişletelim soruyu...
>Hayali ihracat yapan yeğeni var mı?
>Devlet kredisiyle banka alan kuzeni?
>Kayınço?
>"Sen benim kim olduğumu biliyor musun" diye fors yapan müteahhit kanka?
>Var mı?
>Peki, aile fotoğrafı?
>Bıraktık işadamlarını...
>Gelin? Damat?
>Nerede bu insanların magazin dergilerindeki şatafatlı pozları,
>televizyondaki görüntüleri, gazetelerdeki röportajları?
>Elalemin yatında gören?
>Verdimse, ben verdim... Duyan?
>Telefon açsa neyse... Kimseye mektup yazdı mı, "hamili kart yakinimdir"
>diye?
>Uzatmayayım...
>Bizden biriydi.
>Yedi yıl geçti... Hâlâ bizden biri.
>Sadece bu mütevazı tablo bile, Sezer'in ne kadar başarılı bir Cumhurbaşkanı
>olduğunun kanıtıdır.
>"İdeolojik" olarak karşı çıkanları, anlarım... "Siyaseten" eleştirenlerin
>haklı olduğu taraflar vardır, normal.
>Ama...
>Kırmızı ışıkta durduğu için, yalaka gazetecileri limuzinine bindirmediği
>için, Köşk'ün mutfağından ithal peyniri çıkardığı için, israf sevmediği
>için, akrabalarını zengin etmediği için, ayıp denilen kavramın farkında
>olduğu için, Beyaz Saray'a gidip akıl sormadığı için
>"vizyonsuz" deniyorsa...
>Hâlâ bu kadar saldırılıyorsa...
>Memleketteki utanmazların, ne kadar cesur, arsız ve cüretkâr olduğunun da
>kanıtıdır.
--