6-Yeni Said Devri ve Risale-i Nurların Telifi 1920-1960
Bismillâhirrahmânirrahîm,
Ustad Bediuzzaman kendi hayatını"eski said"ve "yeni said" olmak uzere iki kısma ayırır. Hayatının dünya siyaseti ile ilgili nisbeten alakadar olduğu kısmını "eski said", Risale-i Nurların telifiyle başlayan ve artık hizmet-i imaniye ve Kur'aniye noktasındaki tecdid vazifesinin ön plana çıktığı dönemle şekillenen hayatını ise "yeni said" devri tabir eder.
Üstad “bize işkence edenler bilmeyerek kader-i ilahinin sırlarına akıl erdiremeyerek hakikat-i imaniyenin inkişafına hizmet ettiler” diyerek değerlnedirdiği ve sekiz sene kaldığı barla sürgününde çoğunlukla imani mevzular uzerinde duran r.nur külliyatının dörtte üçünü sözler, mektubat ve lemalar mecmualarının kısmı ekserisini telif etti. Bediuzzaman hazretleri başladığı bu tecdid hizmetinde kendisine talebe olmak istyenlere Risale-i Nurları ve Kur'an harfleriyle yazmayı ve yazdırmayı şart koşuyordu. Barla ve Isparta'da etrafında toplanan nur talebeleri hem Risale-i Nurları yazarak çoğaltıyor hemde yazılan nushaları Anadolu'nun her tarafındaki müştak insanlara ulaştırıyorlardı. Anadolu adeta bir medrese halini almıştı.
k.1935-36 __Kastamonu Sürgünü 1936-43
Risale-i Nur'un gittikce inkişaf etmesi bir kısım insanları rahatsız etti. Ustad 1934 yılında Barla'dan Isparta'ya getirildi, bir sene sonrada “gizli cemiyet kuruyor, rejim aleyhindedir,rejimi yıkmaya çalışıyor” ittihamıyla 120 talebesiyle beraber tutuklanarak Eskişehir hapishanesine sevk edildi(1935).
Eskişehir ağır ceza mahkemesinde hep beraber yargılandılar. Yapılan bütün ittiham ve suçlamaların çürütülmesine ve aleyhlerine bir delil bulunamamasına rağmen, mahkeme tesettür risalesini bahane ederek Ustadı 11 ay hapse mahkum etti. 120 talebesinden 15 i altı ay hapse mahkum edilirken diğerleri beraat ettiler. Bediuzzaman Hazretleri Eskişehir hapsinden çıkdıkdan sonra Kastomonu vilayetine sürgün edilidi(1936).
Uzun bir muddet polis karakolunda ikamete mecbur tutuldukdan sonra karakolun tam karşısında bir eve yerleştirildi. Kastomonu'da sekiz sene sürgun hayatı yaşadı. Oradada etrafına talebeler toplanmıştı. Nur Risaleleri elden ele dolaşırken bu arada yeni risalelerde telif ediliyordu. Yeni yazılan risaleler ve mektublar ilk önce Ispartaya gidiyor, Isparta'daki talebelerde bunları Anadolu'nun köylerine en ucra köşelerine varıncaya kadar her yere ulaştırıyorlardı.
Talebe halkası her geçen gün biraz daha genişliyordu. Bu esnada ustadın "gizli din duşmanları" dediği kimselerde boş durmuyordu. Muteaddid defalar kaldığı eve baskınlar duzenlendi, mahkemenden mahkemeye sürgunden surgune suruklendi 23 defa zehirlendi. Ancak Allah'ın inayetiyle her defasında zehrin tesirinden kurtuldu. Bütün bu baskılara rağmen nur faaliyetinin önüne geçilemiyordu.
سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
el Fatiha
Risale-i Nur Sohbetleri
Muhabbet-i Bakiye