İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız başarılı oldu
Kimden: Risale Sohbet <sohbe...@risalesohbet.net>
Tarih: 19 Feb 2009 14:16:43 +0200
Yerel: Perş 19 Şubat 2009 14:16
Konu: Asa-yı Musa Onuncu Hüccet-i İmaniye - 2
Bismillâhirrahmânirrahîm, elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkıbetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain, alê rasulüne salevât [Üçüncü Kelime] لاٰشَرِيكَ لَهُ (la şerikelehü) Yani: Nasılki uluhiyetinde ve saltanatında şeriki yoktur; Allah bir olur, müteaddit olamaz. Herşeyin bir şeyi göstermesi ve iktiza etmesi ve bir şeyin herşeyi göstermesi ve iktiza etmesi; her şeyin halıkına has bir şey olması hasebiyle iktiza ederki Allah bir. Ve şu kainat onun saltanatıdır. En küçük bir şeye bile başkası müdahale edemiyor. Öyle de; rububiyetinde ve îcraatında ve icadatında dahi şeriki yoktur. Bazan olur ki, sultan bir olur, saltanatında şeriki olmaz; fakat icraatında, onun memurları onun şeriki sayılırlar ve onun huzuruna herkesin girmesine mâni olurlar, “Bize de müracaat et” derler. Fakat Ezel-Ebed Sultanı olan Cenâb-ı Hak, saltanatında şeriki olmadığı gibi, icraat-ı rububiyetinde dahi muinlere, şeriklere muhtaç değildir. Emir ve iradesi, havl ve kuvveti olmazsa, hiçbir şey hiçbir şeye müdahale edemez. Doğrudan doğruya herkes Ona müracaat edebilir. Eğer bir mahluk varsa halıksız olmaz: Bu mahluk ister küçük olsun, ister büyük olsun. İnsanın kafasının içindeki düşünceler dahi mahluk oldğuna göre o mahlukun vucudu kudret iledir. Kudret ilim ve irade ile icad eder. Demek o düşüncenin vucuda gelmeden önce orada hazır ve nazır olan ilim irade ve kudret; hepsi bir anda bir zamanda, an-ı vahidde iş yapıyorlar. Kimin eli yetişebilir; seni bilecek ve senin istediğin manaları halk edecek ve senin hafızana kaydedecek. Kimin eli yetişebilir; bunu umuma teşmil ediniz. Tüm meleklere teşmil ediniz. Hem vucudları hem hayalleri ve fikirleri bu şekilde, Alim ve Kadir olan Zat tarafından halk ediliyorlar. Böyle bir zatın yardımcıya ihtiyacı olabilirmi ? Aracıya muhtac olabilirmi? Hayır madem aracı yoktur! O zaman herkes gönlüyle, yüzüyle o zata müteveccih olabilir. Şeriki ve muini olmadığından, o müracaatçı âdeme yasaktır, onun huzuruna giremezsin denilmez. İşte, şu kelime ruh-u beşer için şöyle bir müjde verir ki: İmanı elde eden ruh-u beşer, mânisiz, müdahalesiz, hâilsiz, mümanaatsız, her halinde, her arzusunda, her anda, her yerde o ezel ve ebed ve hazâin-i rahmet mâliki ve defâin-i saadet sahibi olan Cemîl-i Zülcelâl, Kadîr-i Zülkemâlin huzuruna girip hâcâtını arz edebilir. Ve rahmetini bulup kudretine istinad ederek kemâl-i ferah ve süruru kazanabilir. İman olmadan tevhid olmaz. Hatta şirkin haddi hesabı olmaz. Eğer iman olmazsa insan her arzusunu kimden isteyecek her halini kime arz edecek. Eğer imanı elde edemezse hadsiz eşyadan isteyecek, herşeye ilah nazarıyla bakacak ve herşeyden meded isteyecek. Ama onlar meded vermeyecekler, insan perişan olacak gidecek. Hadsiz rahmetin hazinesinin anahtarı imandır. Hazinenin anahtarı bazan hazineden kıymetli olur; öylese iman herşeyden değerlidir. Sürurun anahtarı imandır. İmanı olmayan yada kamil iman sahibi olmayan huzuru bulamaz. Çünkü eşya ona merhamet etmesini bilmez. Eşya onu duymaz, eşya onun halinden anlamaz. Demek insanca yaşamak isteyen imanla yaşayacak.. Subhâneke lâ ılmelene illema allemtene inneke entel alîmul hakîm ve ahiru de'vehüm enilhamdülillahi rabbil âlemin, el fatiha
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
| ||||||||||||||||
