İNTERNET SUJELERİ VE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ, ŞİDDET İÇEREN PORNOGRAFİK ÜRÜNLERE
(SADO - MAZOŞİST PORNOGRAFİ) VE HAYVAN PORNOGRAFİSİNE ÇOCUKLARIN ERİŞMESİNİ
SAĞLAMAK SUÇU yazan: MERSİNDEN BURAK CANLI
Bu yazımda bu adı hayli uzun konuyu seçmemde ki amacım gelişen dünyamızda
bilişim suçlarında bilgisiz olan internet kullanıcılarını bir şekilde de
olsa aydınlatmak ve geleceğimizin temeli olan çocuklarımızın
karşılaşabilecekleri zararları birazda olsa engelleyebilmektir.
Öncelikle 26.09.2004 tarih ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunumuzun İkinci Kitap
Özel Hükümler Üçüncü Kısım Topluma Karşı suçlar Yedinci Bölüm Genel Ahlaka
Karşı suçlar madde 226 da bulunan Müstehcenlik suçuna bir göz atalım.
Müstehcenlik Madde 226. (1)
a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya
da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde
ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan,
söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olabilecek şekilde satışa veya kiraya arz
eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa
arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla
bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, ... Cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan
veya yayınlanmasına aracılık eden kişi, ...cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde
çocukları kullanan kişi, ... Cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye
sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden,
bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, ... Cezası ile
cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal
olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan,
nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi,
5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini,
dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi,
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve
çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan
eserler hakkında uygulanmaz.
226/5 maddesinde suç oluşumu bakımından basın-yayın aracının hedefinin çocuk
olması şart değildir. Buna karşın ilgili, bahsi geçen materyallere
çocukların ulaşmasını engelleyecek etkili önlerler almış ise bu halde bu
suçtan bahsetmek mümkün gözükmemektedir. Bu hareket kasten işlenildiği
takdirde suç olur. Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemelerdir. Kesin olarak
söyleyemesem de bu ifade edilen suçta dava zamanaşımı 15 yıl olup 13-15
yaşları arasında 7,5 yıl 16-18 yaş arasında ise 5 yıl geçmesiyle dava
zamanaşımına uğrar.
Duruma internet açısından bakacak
olursak Bu suç İnternete özgü suçlar kapsamında değildir. Zira İnternete
Özgü suçlarla diğer başka konular ifade edilmektedir. Ama internete sunulmuş
bulunan hizmetleri bilgilenmek ya da bilgiyi hangi amaçla olursa olsun
ulaşılabilir kılmak amacıyla kullanıcı ürünün yayımına olanak sağlamışsa bu
halde suçun faili olabilir. Söz konusu fail veya failler de daha önceki bir
yazımızda açıkladığımız üzere 5651 sayılı İnternet ortamında yapılan
yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele
edilmesi hakkında kanun dört adet birimin sorumluluğunu düzenlemiştir.
1-Erişim saylayıcı
2-İçerik sağlayıcı
3-Toplu kullanım sağlayıcı
4-Yer sağlayıcı
5651 sayılı kanunun 8. maddesinde erişimin engellenmesi tedbirini ve tedbire
başvurulabilecek suçları sınırlı olarak saymıştır. Hazırlık aşamasında
(soruşturma evresinde) Hâkim diğer bir taraftan gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde Cumhuriyet Savcısı Kovuşturma evresinde ise Mahkeme Yeterli şüphe
sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verir.
I. 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza kanununda yer alan
1. İntihara yönlendirme (madde. 84)
2. Çocukların cinsel istismarı (madde. 103, birinci fıkra)
3. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde. 190)
4. Sağlık için tehlikeli madde temini (madde. 194)
5. Müstehcenlik (madde. 226)
6. Fuhuş (madde. 227)
7. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde.228)
II. 25.07.1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar
Hakkında kanunda yer alan suçlar bakımından başvurmak mümkündür.
İdari bir tedbir de ayrıca 04.05.2007 tarihli 5651 sayılı kanunun
8.maddesine göre de Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı erişimin
engellenmesi kararını verebilecektir. Bunun adı da bir bakıma sansürdür.
Tarafımızdan ise kabul edilebilir nitelikte bulunmamaktadır.
Konunun diğer mevzuattaki yerlerine en azından bu yazıda girmemeye karar
verdim. Siz de takdir edersiniz ki mevzuat böylece uzadıkça uzuyor. Bu
yüzden de uygulamadaki ve uygulanışındaki durumları birazda olsa tartışmaya
çalışa cam.
Yazılı mevzuattan ayrı olarak müstehcenlik tek başına cezalandırılabilen bir
olgu olmamalıdır. Müstehcen ürünün bilerek ve isteyerek yayılması
cezalandırılmalıdır. TCK 226. maddenin gerekçesinde belirtilenler "toplumun
sahip olduğu ortak edep (ar ve hayâ) duygularının, edep ve ahlak temizliğine
saldırı niteliği taşıyan söz ve /veya davranışlar" TCK'nin temelini teşkil
eden 2.maddesine aykırıdır. TCK madde.2 "(1) Kanunun açıkça suç saymadığı
bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve
güvenlik tedbiri uygulanamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas
yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş
yorumlanamaz.
Toplumda egemen olan değer ölçülerine göre bir ceza kanununun ihlal edilip
edilmediğini belirlemek akla, mantığa ve bilime aykırı olacaktır. Çünkü
toplumdan topluma faklılık gösterirken bu kavramlar aynı zamanda aynı
toplumun içinde olan (barınan) topluluklarda da değişiklik göstermektedir.
Çocuğun kişisel gelişiminden sorumlu olan anne, baba, öğretmen gibi kişiler
açısından da görevleri ve ödevleri gereğince de bir cezasızlık sebebinin
getirilmesi de hiç kuşkusuz doğru olacaktır. Sanat ve bilim açısından ise
gene maddede çocuklara ulaşmasını engellemek koşuluyla değil de çocuklara
özellikle ulaşması çabası içinde olmamak koşuluyla olarak bir değişime
uğratılmalıdır. Aksine davranış bilimin ve Sanatın önünü tıkayacak ve işin
içinden çıkılmaz bir noktaya gelinmesine yol açacaktır. Bazı
Akademisyenlerin düşüncesinin aksine çocuk pornografisi içerikli ürünün
konusunun kanımca "gerçek" bir çocuk olması şarttır. Bu çok önemli bir
ayrıntıdır. Bu konuyla örneklemelere girmekten en azından bu yazıda
kaçınıyorum. Buna karşın tiyatro, sinema, roman, rüya, hayal, fantezi gibi
bir takım kelimeleri saymam dahi konunun açıklanması için yeterli olacaktır.
Bireylerin cinsel tercihlerine en azından cezasal anlamda
devletin karışmaması gerekmektedir. Bundan dolayı da kişinin diğer başka
maksatları ortaya çıkarılamıyorsa bulundurma eyleminin başlı başına suç
teşkil etmemesi bunun yanında artı bir şeylerinde aranması gerekmektedir.
Doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışların ayrıca daha belirgin hale
getirilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, Kanımca bir takım akademisyenler internette
kargaşa var, hukuksuzluk var, mutlaka interneti korumak gerek diye eline ipi
almış beklemektedirler. Oysa internette özgürlük temel alınmalıdır.
İnsancıl, insana dönük olan ve tüm dünyada insanlar için kabul edilen
evrensel ilkelere uygun olması yeterlidir.27.09.2009
MERSİNDEN BURAK CANLI