Gönderen: promete2@gmail.com

Cumhur Canbazoğlu, kitabı hazırlarken olayın kahramanı kişilerden aldığı bilgileri bile doğrulatmak zorunda kalmış.
22/06/2009
Müzik yazarı Cumhur Canbazoğlu, gazetecilikte yaşadığı kaynak sıkıntısı ve 'Haluk Levent'i Anadolu rock'ın kurucusu zanneden zamane müzik yazarları'ndan ilhamla, yıllarca araştırıp 'Kentin Türküsü: Anadolu Pop-Rock' adlı başvuru kitabını yazdı
ERAY AYTİMUR
İSTANBUL - Müzik ve sinema eleştirmeni Cumhur Canbazoğlu’nun 2001 yılından beri üzerinde çalıştığı ‘Kentin Türküsü: Anadolu Pop-Rock’ isimli kitabı, şahane müzik kitapları yayımlayan Pan Yayıncılık’tan çıktı. Yaşadığı kaynak sıkıntısı ve ‘Haluk Levent’i Anadolu Rock’ın kurucusu zanneden zamane müzik yazarları’ nedeniyle böyle bir başvuru kitabı yazmaya karar veren Canbazoğlu, Anadolu Pop-Rock’u kronolojik olarak ayırdığı dört başlık altında inceliyor. Aptülika’nın müzisyen çizimleriyle Canbazoğlu’na eşlik ettiği kitabın hediyesi, yine Aptülika’nın kaleminden Anadolu Pop-Rock posteri...
Anadolu Pop-Rock kitabına uzanan süreç ne zaman, nasıl başladı?
Cumhuriyette 1994-2001 sonuna kadar her hafta Cumartesi günleri müzik sayfası hazırladım. Bu şekilde bir sürü yazı yazarken bir şeyin eksikliğini çok hissettim. Müzikle ilgili ister pop olsun, ister rock, Türk sanat müziği; müthiş bir kaynak sıkıntısı vardı. Daha doğrusu kaynak vardı ama ciddi, inanılır kaynaklar açısından sıkıntı vardı. Ses dergilerine, Hey’e, eski Diskotek dergilerine oraya buraya ve bir kaç yere daha sıkışıp kalmıştı. Oralarda da sıkışmış magazin ağırlıklı haberler vardı. Fikret Kızılok’un vefatında, çok yakın bir tarih olmasına rağmen çok acı bir şey yaşadık. Kızılok’un 1945 mi 46 mı doğumlu olduğunu dahi bulamadık.Basın olarak kimselere onaylatamadık. O zaman kafaya koydum bu işin başvuru kitabını yapacağım diye. Bunu derken Naim’in, Murat Meriç’in, Gökhan Aya’nın da var böyle kitapları da global olarak bu işi kavrayan bir kitap niyetiyle ben ‘Anadolu Pop-Rock’la başladım. Devam ettirme niyetindeyim. Anadolu Pop-Rock’la başlamam çok sevmemden ileri geliyor. Ve gayet bireyel olacak belki ama bu toprakların müziğinin yurtdışına ancak bu şekilde ulaştırılıp kabul ettirileceğine inanıyorum.
Yazılı kaynak sıkıntısı bir yana sözlü kaynakların verdiği bilginin sağlamasını nasıl yapabildin?
Sürekli ona buna sor şeklinde. Bir gruptan X ağabeye bir şey sor sana bir şey anlatsın. Aynı gruptan başka biri sana tamamen başka bir şey anlatsın. Mesela Moğollar’ın kuruluş tarihi 1 Ocak 1968 diye geçiyor. Bunu kendilerine sorduğum zaman ise sağlıklı bilgilere varamadım. Biri diyor ki ‘İşte kıştı, kar vardı’, öbürü ‘abi ne kışı, yazdı kiraz miraz’ falan filan. O kadar karışık ki her şey. İşin kötüsü de şu çok yakın bir tarihten söz ediyorduk aslında 60’lardan bir bilgiyi doğrulamak bu kadar mı zor? Kafası berrak olan kişi sayısı üçü beşi geçmiyordu diyebilirim. Bu bir başlangıç. Bundan sonra yapacağım çalışmalarda bana yol göstermek isteyenler çıkarsa her şeye açığım. Derler ya interaktif bir çalışma, neden olmasın? Bir şekilde başlamak gerektiği için de ben bunu bu şekilde yaptım.
Kitapta yer alması gerektiğini düşündüğün müzisyen ve grupları hangi kritere göre belirledin? Burada Zuğaşi Berepe var da Kazım Koyuncu yok; ya da Duman niye yok dediklerinde; sence neden yok?
Kitap 4 bölümden oluşuyor. Giriş örgüsünde Doğu-Batı ilişkileri üstüne modernleşme hareketleri. İkinci bölüm Anadolu Pop’un ilk adımları. Üç; kimin nerede ne yaptığı. Belli isimlerin fazla tartışılacağını zaten zannetmiyorum. Sonraki bölüm Anadolu Pop Rock’ta ikinci perde. O da işte 90’ların sonunda bu işlere girmiş insanlardan oluşuyor. Fakat bu işler artık o kadar genişlemiş ki bana sorarsan Nekropsi de Anadolu Rock, Cemali de öyle daha elektronik olsa da, Fuat Saka da, Kazım Koyuncu’nun grubu Zuğaşi Berepe de. Bu durumda bu neden yok, şu neden yok meselesine girersek bu işin içine bir sürü adam girer. Belki popçuların bir çoğu hatta rockçıların bile klasik anlamda Batı Rock’ına meyletmemiş olanları girer. Dolayısıyla herkeste hatta belki Kayahan’ın, Sezen Aksu’nun yaptıklarının içerisinde de var bu. Bu yolu benimsemiş Anadolu’yu bazı değerleriyle ele almaya gönül koymuş kişileri dahil ettim onun için. Yok işte Pentagram neden yok Anatolia albümüyle? Duman’da da var bu sanat muikisinden, arabeskten tadlar ama açık açık ‘Biz bunu böyle yapıyoruz, biz Anadolu’nun devamıyız’ gibi bir iddiayla yapmıyorlar. Ya da en azından ben duymamış olduğum için yok.
Kitabın en kıymetli bölümlerden biri arkadaki halk şairleri.
Şimdikiler bak ne yapıyor; Aşık Veysel’den, Karacağlan’dan ezgileri alıp modernize ediyorlar. Sonra başlıyorlar kendileri bir şeyler yazmaya. Bu komik ama aynı zamanda naif de bir şey. Hani o devirde adamın harmanı yanıyor oturuyor türkü yazıyor, oğlu yıllarca askere gidiyor oturuyor türkü yazıyor. Ama bu devirde şehrin ortasında senin böyle bir gerçeğin olamaz ki. Onun için çok önemli işte âşıklar. Sadece Anadolu pop-rock’çıları için değil hepimiz için öyle. Yakın zamanlarda bu alanı besleyen mesela Neşet Ertaş, Edip Akbayram, Mazlum Çimen, Alaatin Us, Murat Kalaycıoğlu var. Bunlara teşekkürü borç bildim.
Aptülika müzik yazarlığının yanında Grup Perişan ile Türk rock yaşamının grup içi dinamiklerini uzun yıllar önce ortaya koyanlardan biri. Siz bu kitaptaki birlikteliğe nasıl karar verdiniz?
Böyle bir kitapla ilgili bir haber, broşür, afiş yaptırmaya kalktığında kullanabileceğin fotoğraflar sınırlı. Sonra her şey daha önce kullanıldığı için hep bilinen şeyler. Bunların çoğu da dergilerden ve diğer basılı malzemeden alındığı için kalitesiz oluyor. Aptülika sadece yazar, çizer ya da müzik adamı olarak değil bu işlere acayip emek vermiş birisi olduğu için ona da kendi çapımızda bir saygı duruşunda bulunalım istedik. Neticede kendisi rockçu bir insan. Kitap da böylece daha şirin oldu. Anlam kazandı. Amaç plak kapağı değil Aptülika’nın bakışını kullanmaktı. İyi oldu.
Gazeteciliği bırakıp kendi siten sinemamuzik.com da dahil olmak üzere internet işlerine nasıl girdin?
Cumhuriyet’ten ayrıldıktan sonra başka çalışılacak yer kalmadı gibi gelmişti.Radikal vardı ama ben zaten basının içinde kalmak istemiyordum. Bıkmıştım. İnterneti keşfetmek istedim, bambaşka bir dünya olarak. Sayısal özellikleri fazla. Düşün ki Türkiye’nin en çok satan gazetesi 500.000 tirajlıysa çarp onu 5’le oluyor sana 2.5 milyon. İnternet öyle değil. Racon var, belli. Hiç bir şey havada değil. O ve çok hızlı bir haber kaynağı olması çok hoşuma gitti. Daha dolu, daha ucuz. İnsanlara ulaşabilmek için bir site bulup veya kurup derdini anlatabiliyorsun. Gazetede değişik dengeler ver. Sinemamuzik.com’da çok yakın bir tarihte ansiklopedi açıyorum ve insanlara diyorum ki kendi müzik ve sinema ansiklopedimizi birlikte yapalım. Oraya bastığın zaman açılsın, nasıl bulucam diye endişe duyulmasın. Salt ansiklopedik görüşelere yer veren. Yazı yazma olanağı bulamayan da nice insan var. Bunlar işte belki bu şekilde sesini duyurabilir.
Ne dinliyorsun? Bugün yapılan müziğin hangisini seviyorsun?
Özel olarak hiç bir şey dinlemiyorum. Zamanında bir günde 7-8 tane albüm dinlemek zorunda kaldıktan sonra içimden gelmiyor. Çok sıkıştığımda yine klasik rockçuları dinlerim. Geçmişi dinliyorum yani yine. Anadolu Pop Rock’cuları açısından da durum aynı. Bülent Ortaçgil ve o tarz söyleyecek lafı olanları dinlerim. Popçuları çok dinlemem ve çok sevmem. Müzik televizyonları izlemeye çalışarak ne olup ne bittiğini öğrenmeye çabalıyorum. Zaten Beyoğlu’na bir giriyorsun öbür taraftan çıkarken 80 tane parça duymuş oluyorsun. Anadolu Pop diyince insanların aklına Cem Yılmaz’ın yaptığı espiri geliyor: “Anadolu Pop’ta bir lafı iki defa söylersin olur gider. Ilgıt ılgıt buram buram” gibi. Evet bunun naif bir yönü var ama arkasında büyük de bir emek var saygı duyulması gereken.
YAŞAMIN TEMEL DİREKLERİ HUKUK KÜLTÜR SANAT VE BİREYSEL ÖZGÜRLÜKLER.... BU
TEMEL KEVRAMLARLA PAYLAŞALIM DİYORSANIZ SİZİ BEKLİYORUZ....
Geçerli web adresi:
http://groups.google.com/group/prometheus_1
Geçerli e-posta adresi:
prometheus_1@googlegroups.com