Google Gruplar Giriş
Yardım | Oturum açın
Filmin Sonunu Bilmeden Yasamak!-Bedri Baykam
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Gönderdiğiniz ileti yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenir
nursen gorsen  
Profili göster
 Diğer seçenekler 22 Mayıs, 23:17
Kimden: "nursen gorsen" <nursen.gor...@gmail.com>
Tarih: Thu, 22 May 2008 23:17:13 +0300
Yerel: Perş 22 Mayıs 2008 23:17
Konu: Filmin Sonunu Bilmeden Yasamak!-Bedri Baykam

Kimden: Bedri Baykam <bed...@tnn.net>
Tarih: 21 Mayıs 2008 Çarşamba 08:16

BEDRI BAYKAM'IN 20 MAYIS 2008 TARIHLI CUMHURIYET MAKALESI EKTEDIR.

 *Filmin Sonunu Bilmeden Yaşamak!*

*
Bedri Baykam*

       Yorgunum. Listemin yeniden kazandığı Uluslararası Plastik Sanatlar
Derneği Genel Kurulu yeni bitmiş… Önümde Facebook açık. Listemdeki
arkadaşlarımdan Elif Bengü'den şu sözlere bakıyorum: *"Hem çok zor, hem çok
kısa bir macera ömür, ömür imtihanla geçiyor".* Kim aksini söyleyebilir?
Sabah saat 02:00, televizyonda Lig TV açık. Ama konu futbol değil. *"Gökkubbede
Gezinti"* isimli, nefis bir belgesel yayınlanıyor. Dünya, Güneş, Samanyolu,
rakamlar uçuşuyor…

       Gezegenler, evren, insanlık tarihi, hepsi çok ilginç ve çok karmaşık.
Her birimizin bireysel hayatları da, bir o kadar karışık. Zamanı nasıl
böldüğümüz, bir koltukta nasıl üç-dört karpuz taşıdığımız… Çoğumuz arı ve
karınca gibi dünyayı biz kurtaracakmışız gibi koşuyoruz. İyi de bu
çabalardan geriye ne kalacak 100 ya da 1000 yıl sonra?

       Her insan, yaşamında tek bir "film" çeker: Kendi otobiyografik
filmini. Hem de en detaylı haliyle! Düşünün: Tek film, tek seyirci, tek
bilet! Ne kadar özel bir insanız öyle? Gördüklerinizin, yaşadıklarınızın
tadını çıkarın.

       2000'e gelmeden önce, *"Kemik"*i yazdığım sıralarda çok uçuk bir
sergi projem vardı: *"Art Ad Infinitum".* Oradaki ilginç aygıtlardan
biri *"beyin
deşifre"* adını taşıyordu: Yani gördüğü, yaşadığı her saniyeyi içselleştiren
beynin, bunların tamamını bir çipin tetiklemesiyle geri vermesi. Şu anda
bile aklımda geçmişten hangi görüntüler cirit atıyor: İşte bebekliğim,
dedemin bahçesinde, Adana'da o çok özel mandalina kokuları, ya da büyük
tensel buluşmalar, ya da San Fransisco sokaklarında hiçbir özelliği olmayan
bir günde yürüyen gençliğim…

       Kendi yaşam filminizde hem baş aktör, hem senarist, hem yönetmen
oluyorsunuz. İşte bu kadar özel bir insansınız. Tabii bir başka açıdan,
dünyadaki o dev piyesin içinde anlamsız bir kukla olarak da görebilirsiniz
kendinizi. En önemli grafitimde şu yazıyor: *"I'm Nothing but I'm
Everything" **(Ben her şeyim, ama ben hiçbir şeyim). *

       Bu tek yönlü yaşam filminde, bazen siz başkasının film karelerine
misafir oyuncu olarak girip çıkıyorsunuz, bazen de onlar… Bu kesişmelerle
yaşam izleri birbirine geçiyor, herkes yoluna devam ediyor,       Geçen
Cumartesi çok saygın bir hanımefendi Piramid Sanat'a geldi ve Deniz
Gezmiş'in "Tülin" adında bir öğrenci kıza, Kayseri Cezaevi'nden yazdığı iki
mektubu getirdi. Hemen cam altı korumaya aldık. Biri 18/4/1970'den, diğeri
ise 6 Mayıs 1971! Yani Deniz'in ölümüne tam bir yıl kala. O satırlar
arasında bugün slogan olabilecek sözler var. Zaten o mektuplara dokunmak
bile büyük bir heyecan. Kendi film karemize sızdığı anda, büyük zaman
dalgalanmaları yaratan el yazması sayfaları.

       Filmin sonu mu? Haşin senaristler hariç, kimse kendi filminin sonunu
bilemiyor. Filmin ikini yarısına geçiş yapıp yapmadığı bile ancak tahmin
konusu olabilir. *"Yaş 35",* yolun tamamı ya da üçte biri de olabiliyor.

       Leyla Gencer ise, filminin sonunu acımasızca kesin bir romantizme
monte etmiş. *"La Diva Turka"* bir yandan kimimizin daha önce çok düşünmüş
olduğu bir senaryonun yaşama geçirilmesi için vasiyet bırakıyor, diğer
yandan da sonsuza geçiş yaparken, var olan efsanesine boyut kazandırıyor.
Ben, itiraf edeyim, aynı şeyi Kız Kulesi açıklarına bir kayıktan serpilmek
üzere yıllardır aklıma getiriyordum. Soyut bir fikirdi, hani sanki 100 yıl
yaşayacağız ya! Ama artık yapsam da bu eylem *"This Has Been Done
Before"*(Bu Daha Önce Yapıldı) kategorisinde! Dolmabahçe'dekinden daha
etkileyici
bir an belki de yaşamamıştım. Gencer o gün muhteşem bir final kurgulamış.

       Bundan sonra Boğaz'ı hem de en güzel noktalarından birinden
seyrederken, artık aklımıza hep büyük sopranomuz gelecek… Kim bilir ne
şiirler, ne kitaplar söz edecek o törenden… Artık sizler de Leyla Gencer'in
filmine ortak olmuş olacaksınız: Hem Dolmabahçe'de o gün bulunduysanız
misafir oyuncu olarak, hem de Boğaz'a her çıkış anınızda kavramsal olarak…
Boğazın azgın suları büyük bir insanla beraber çalkalanıyor artık.

       Bakın bir de daha ürkütücüsü var: Hani büyük tarihsel sorular var ya?
Yobazlarla, bölücülerle, kavganın sonu nereye varacak? Emperyalizm
çirkinliklerinden bir gün vazgeçecek mi? İşte o büyük bilmeyen filmde, bu
soruların hiçbir kalıcı yanıtı yok. Çünkü bizim filmimizin sonu var ama
büyük film *sonsuza kadar* dönüyor! O kadar uzun yaşamış bir koca İsmet
İnönü bile, 36 yıl önce aramızdan ayrıldıktan sonra şu gezegende nelerin
yaşanabildiğine göz atabilse, donup kalırdı. Yani yaşamdan zamanlı zamansız
onca sorunun yanıtını alamadan ayrılırken fazla üzülmeyin. Filmin sonunu
görebilen fani zaten yok… Kim bilir ileride dünyayı ne Titanicler, ne
buluşlar, ne galaksi savaşları bekliyor… Bu evrendeki geçici yerimizi
düşündükçe çıldırmamak zor. En iyisi biz *"n'olcak bu solun hali"* diye
sorularla önümüze bakmakla yetinelim!

--

.๑ø۩۞۩ø๑Nurşen.Görşen๑ø۩۞۩ø๑.
www.gorseldil.com

  filmin sonu.doc
41K İndir

    Yazarı yanıtla    İlet  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında takma adınızı güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Gruplar - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik İlkesi
©2008 Google