Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
DSİ ve yeni bir regülatör hk.
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  7 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Evren  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 9 Haziran, 18:07
Kimden: Evren <engraulis1...@gmail.com>
Tarih: Tue, 9 Jun 2009 18:07:44 +0300
Yerel: Salı 9 Haziran 2009 18:07
Konu: DSİ ve yeni bir regülatör hk.

Değerli grup üyeleri;

DSİ tarafından Yeşilırmak nehri üzerine bir regülatör yapılmış. Samsun-Ordu
karayoluna yaklaşık 18-20 km, nehir ağzına da 30-35 km deki bu regülatör
sanırım sulama ve elektrik amaçlı. Henüz kullanıma açılmamış ama az da olsa
su tutmuş. Artı olarak da nehrin iki yakası taş ile dolgu yapılmakta.
Gördüğüm kadarıyla balık yolu gibi geçitler yok (Var da görmedim ise DSİ'den
özür dilerim).

Nehir üzerinde Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu gibi -balıklar için-  iki büyük
"set" varken bu regülatörün de yapılması gerçekten pes dedirtiyor.
Balıkların hayatını hiçe sayarak, göç yollarını engelleyen DSİ'nin bu
davranışlarının bir gün son bulması dileğiyle.

Not: Önyargılı gibi davranıyor olduğumu düşünenler için; bir açıklama varsa
buradan duymak isterim. Yazdıklarımdan ötürü özür dilemeye de razıyım.

Evren Çetin
Gaziosmanpaşa Üni.
Fen Bilimleri Ens.
Su Ürünleri ABD.
60240 Tokat


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "DSI ve yokedilen dere ekosistemleri" gönderen Hamdi OGUT
Hamdi OGUT  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 10 Haziran, 16:41
Kimden: Hamdi OGUT <hamdio...@gmail.com>
Tarih: Wed, 10 Jun 2009 15:41:36 +0200
Yerel: Çarş 10 Haziran 2009 16:41
Konu: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri
Merhaba Arkadaşlar,

DSI den açılınca söz ben de bir kaç kelam etmek istiyorum. Doğu
Karadeniz Bölgesinde bulunan dere kenarı yolları rehabilitasyonu
sırasında ve hatta ve de hatta dere içerisinde beton bendler (!
inanabiliyor musunuz) inşa ederek maalesef dere ekosistemlerinin yok
olmasına sebeb olunmuş ve olunmaktadır. Özellikle bu bendlerin yapımında
beton kullanılmaktadır, bizzat kendim bir bilirkişi incelemem sırasında
bu olaya (su yerine beton akan dere) şahit oldum, mahkeme kararı ile de
tespit edilmiştir.

DSI ayrıca pek çok değişik bölgelerden alabalık türleri toplayarak
bunları yetiştirmekte ve yine bunları çok değişik yerlere balıklandırma
amaçlı olarak kullanmaktadır. Bu olay da da özellikle viral patojenlerin
taşınması/yayılması açısından son derece tehlikelidir. Bu tür bir
işletmeden numune alamadım. Bu tür işletmelerin çok kontrollü olması ve
yetiştirilik yapılmayan dere sistemleri üzerine kurulu olması gerekirken
Trabzonda bir tanesi 20nin üzerinde işletmenin bulunduğu bir dere
sistemi üzerine kurulmuştur.

Su ürünleri ve ilgili kurumlar bu önemli uygulamaların neresinde
durmaktadırlar ? Mesela dereler üzerine kurulu işletmelerin organik
atıkları çok büyük problem olarak değerlendirilirilip onlarca
düzenlemeler getirilirken, milyonlarca yıllık bir ekosisteme bir beton
dökerek son verenler hakkında neden bir işlem yapılamıyor ?

DSI nin hareket alanının sucul ekosistemlerde özellikle balıklandırma
gibi biyolojik meselelerde daraltılması hatta ve hatta sonlandırılması
gerektiğine inanıyorum. Ayrıca dere içinde yaptıkları çalışmalar da
protokollere bağlanarak "dere ekosistemine -sıfır zararla-" işlemlerini
gerçekleştirmeleri sağlanmalıdır.

Doç. Dr. Hamdi OGUT

Evren yazmış:


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "(SÜMDER) DSI ve yokedilen dere ekosistemleri" gönderen Ömer Murat TÜFEK
Ömer Murat TÜFEK  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 12 Haziran, 15:48
Kimden: Ömer Murat TÜFEK <omtu...@gmail.com>
Tarih: Fri, 12 Jun 2009 15:48:16 +0300
Yerel: Cuma 12 Haziran 2009 15:48
Konu: Re: (SÜMDER) DSI ve yokedilen dere ekosistemleri

Sayın ÖĞÜT,

DSI hakkında bu denli olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bilmemekle birlikte
yazınızda söz ettiğiniz bazı terimleri (su yerine beton akan
dere?) anlamakta güçlük çektim. DSİ 'nin değişik bölgelerden alabalık
toplama (!), bunları yetiştirme ve değişik yerlere balıklandırma amacıyla
atma gibi bir misyonu bulunmamaktadır. Bu iddianızın kaynağını merak
etmekteyim.

Duyduğunuz bilgileri bir kez de itham altında bırakılan kurumdan öğrenmeniz
temennisiyle çalışmanızda başarılar diler, DSİ Su Ürünleri faaliyetlerini
özetleyen aşağıdaki yazıyı bilgilerinize sunarım:

Bilindiği üzere, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na gore Ülkemizdeki su
ürünleri ile ilgili her türlü çalışma Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı'nıniznine tabidir.

Bu kapsamda, DSİ Genel Müdürlüğü de kendi tasarrufu altında bulunan ve
işletmeye açılmış baraj gölleri ve göletlerdeki su ürünleri faaliyetlerini
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü,
Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve Teşkilatlanma ve Destekleme Genel
Müdürlüğü ile Genel Müdürlüğümüz arasında düzenlenen *10.04.1986 tarihli
protokol *çerçevesinde yürütmektedir.

Söz konusu protokole göre baraj gölleri ve göletlerdeki etüd, balıklandırma
ve stok tespiti çalışmalarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın *bilgisi ve
izni ile* Genel Müdürlüğümüz tarafından yapılacağı belirtilmektedir.

Diğer taraftan, Genel Müdürlüğümüz su ürünleri faaliyetlerinin Ülkemiz için
azımsanmayacak derecede katkısı olduğu malumunuz olup, bilgilendirme
gayesiyle kısaca söz etmek istersek;

- Genel Müdürlük İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığı bünyesinde Su Ürünleri
Şube Müdürlüğü ile *7 adet Su Ürünleri İstasyonu* tarafından yürütülen
geliştirme çalışmaları ile öncelikle rezervuarların fiziksel, kimyasal ve
biyolojik özellikleri belirlenmektedir.

- Genel Müdürlüğümüz tarafından rezervuarlardaki su ürünleri faaliyetleri
kapsamında; ticari avcılık, kafeslerde balık yetiştiriciliği, göletlerde
yetiştiricilik ile diğer yetiştiricilik modelleri ve amatör balıkçılık
imkânları araştırılarak ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlanmaktadır.
Baraj göllerinin uygun balık türleri ile balıklandırılması
yönünde çalışmalar sürdürülmektedir.

- DSİ Su Ürünleri İstasyonları; İzmir-Ürkmez, Bolu-Gölköy, Adana-Seyhan,
Amasya-Yedikır, Elazığ-Keban, Edirne-İpsala ve Şanlıurfa-Atatürk Barajı
olmak üzere 7 adettir. Bu İstasyonlarda, 2008 yılında üretilen yaklaşık 20
000 000 adet pullu sazan yavrusu ile 67 adet baraj gölü balıklandırılmıştır.
Buradan anlaşılacağı üzere, Genel Müdürlüğümüzce balıklandrıma gayesiyle
sadece pullu sazan kullanılmakta, deneme amacıyla yine sadece Atatürk Baraj
Gölü'ne olmak üzere Şabut (Tor grypus) balığı atılmıştır. Bunun dışındaki
balık türleri balıklandırma gayesiyle kullanılmamakta ve *bu konudaki her
türlü yazılı ve sözlü beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır.*

- Baraj göllerinde kafeslerde balık yetiştiriciliği projeleri ile ilgili
olarak halihazırda *118 adet* avlak sahasında Genel Müdürlüğümüzü
ilgilendiren hususlarda gerekli çalışmalar tamamlanmış, proje tasdikinden
sorumlu kurum olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca bugüne kadar *233
adet*proje uygulamaya geçirilmiştir. Uygulamaya geçirilen bahis konusu
projelerin
toplam üretim kapasitesi yılda yaklaşık *51500 ton* civarındadır. Göletlerin
projeye dayalı su ürünleri üretimine açılması çalışmaları ile ilgili olarak
bugüne kadar *55 adet gölette* uygulama esasları belirlenmiştir. Ayrıca,
baraj göllerinde yarı kontrollü üretim yapılabilmesine de imkân sağlanmış
olup, bugüne kadar 5 adet rezervuara ilişkin DSİ görüşü Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı'na gönderilmiştir. Hâlen *152 adet* baraj gölünden avcılık yoluyla
*9927 ton* çeşitli türde su ürünleri istihsal edilmiştir.

Ayrıca, DSİ Genel Müdürlüğü olarak çevre, ekoloji ve biyolojik çeşitlilik
konularına olan hassasiyetimiz giderek artmakta ve bu yöndeki çalışmaların
geliştirilmesine çaba gösterilmektedir. Bu bağlamda; nehir tipi santrallerin
projelendirilmesi ve gerekli izinleri alınması aşamasında ÇED Raporları
incelenmekte ve göçmen balık türlerinin yaşadığı akarsularda "nehir
sürekliliğinin temini" ve balık geçişini kolaylaştırıcı yapıların maksadına
uygun bir şekilde inşasının temini sağlanmaktadır. Bu amaçla, bizzat DSİ
Genel Müdürlüğü olarak akarsulardaki balık faunası, göç hareketleri ve uygun
balık geçidi tipi hakkında da görüş bildirilmektedir

Dr. Ömer Murat TÜFEK
         Su Ürünleri Şube Müdürü
         DSİ Genel Müdürlüğü

10 Haziran 2009 Çarşamba 16:41 tarihinde Hamdi OGUT <hamdio...@gmail.com>yazdı:


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "(SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri" gönderen Hamdi OGUT
Hamdi OGUT  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 4 Temmuz, 00:23
Kimden: Hamdi OGUT <hamdio...@gmail.com>
Tarih: Fri, 03 Jul 2009 23:23:24 +0200
Yerel: Ctesi 4 Temmuz 2009 00:23
Konu: Re: (SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri
Ömer Murat TÜFEK yazmış:

> Sayın ÖĞÜT,
> DSI hakkında bu denli olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bilmemekle
> birlikte yazınızda söz ettiğiniz bazı terimleri (su yerine beton akan
> dere?) anlamakta güçlük çektim. DSİ 'nin değişik bölgelerden alabalık
> toplama (!), bunları yetiştirme ve değişik yerlere balıklandırma
> amacıyla atma gibi bir misyonu bulunmamaktadır. Bu iddianızın
> kaynağını merak etmekteyim.

Merhabalar,

Mesajınızı görmedim, arkadaşlar uyardılar, cavabım aşağıdadır.

Beton dökme meselesine gelince, sizden ricam, aynı kurumda olduğunuz
için erişiminiz kolaydır, bize dere içine yaptığınız (betonla !)
bendlerden bazılarının resimlerini buraya atarsanız değerlendirmemizi
daha iyi yapabiliriz. İsterseniz bana zaman verin ben buraya atayım.

İkinci bir hususta, (lütfen yuvarlak ifadelerle geçirmeyiniz), dere içi
çalışmalarda dere içi ekosistemi korumak için ne gibi önlemler
alıyorsunuz (madde madde protokollerinizi öğrenmek istiyoruz, bu konuda
bir protokolünüz yok ise, lütfen YOK deyiniz),

Bu konuda çalışan personelinize ne ne gibi egitimler verdiniz?

Bir diğer konu, DSI bazı belediyelerin de dere kenarı işlerini de
yapmaktadır. Bu gibi işlerde çoğu zaman muhatap bulamamaktayız. Belediye
DSInin üzerine, DSI de belediye üstüne atmaktadır. Yani kim vurduya
giden pek çok vaka ile karşılaştım malesef..

DSI de bizim kurumumuz, "eskiden" belki su sahiplerinin bu tür işleri
yapması normaldi. Ancak, şu an herhangi bir balıklandırma çalışması
üret, götür dök şeklinden çıkmıştır, tamamen bilimsel temellere
dayandırılmalıdır. Bu konunun asli sahipleri artık bu işleri projeler
şeklinde yaparak, hatta ve hatta ulusal "balıklandırma sempozyumları"
yaparak "daha iyi" yapmaya çalışmaktadırlar.

Alabalık türlerini kimin yaptığını öğrenip buraya yazacağım ancak
işletmeye gitmem lazım.

Neden bunları tartışıyoruz?
Organik artık bırakan balık üretim tesisleri "aldığın kalitede suyu
dereye bırakacaksın!" baskısı ile karşılaşırken, dere içerisinde "İş
Makinesi" görme tezatlığından bıktık artık.

İddia ediyorum ki Doğu Karadeniz Bölgesinde "Dere" kalmadı, "Su
kanaletleri" haline dönüştü (DSI vari bir tanıma dönüştü).

İsterseniz size bir yığın resim, video da ileteyim. Vatandaşlarla
yapılan konuşmaları da ileteyim (bunlar biraz ağır kaçabilir). Bu gibi
tahribatlarda direk olarak DSI nin ilgili oldukları varolduğu gibi diğer
taraflarda vardır.

Bir vatandaş olarak, dere ekosistemine DSI tarafından gereken saygının
gösterilmesini bekliyorum. Burada DSI kendi "öz eleştirisini"
yapmalıdır. Savunma psikolojisini yıkmalı, çünkü gerçek çıplak kral
kadar açık..

Verilen zarar geri dönüşümsüzdür! Milyonlarca yılda oluşan bir sistemi
bir anda yok etmek çok ürkütücüdür. Bazılarının iddia ettiği gibi
göçebe zihniyeti ile çevreye bakmaktan vazgeçip mevcut zenginlikleri
sahiplenmeli ve korumalıyız...

Hamdi

...

tamamını oku »


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Hakan Turker  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 6 Temmuz, 18:27
Kimden: Hakan Turker <h_tur...@ibu.edu.tr>
Tarih: Tue, 7 Jul 2009 00:27:24 +0900
Yerel: Ptesi 6 Temmuz 2009 18:27
Konu: Re: (SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri

Herkese merhaba,


Bende öncelikle Hamdi hocamı beklediğim için bu tartışmaya cevap yazmak istemedim. Ama nehir ekosistemlerinin değiştirilmesi konusundaki yazıkdıklarına 

bütün mantığım ve gördüklerimle (!) katılıyorum. TR nin her hangi bir bölgesinde dikkatli bakıldığında örneklerini görmemek mümkün degil.


Aslında "Artvin in derelerinde balıkçılık" gibi bir konu da açılmıştı tam yazacakdım ki isimlendirme meselesi çıkınca o zaman da ertelemiş oldum. 

Nasıl ki geçen haftalarda "su ürünleri" mi "balıkçılık" mı diye tartısıldı ise (bazı kısımları gereksiz olsada) bu konunun daha da derinlere inilerek tartısılması gerekiyor. Tabi saygı sınırları içinde kalmak şartı ile.


Ben Bolu da ikamet ediyorum ve AIBU de akademisyenim, gördüklerime dayanamıyor sürekli belediyeye ve milli parklara dilekçeler gönderiyorum, 

şehirde Gölköy de ve özellikle Abant da yapılanlar hakkında hemde CD ekleyip resimli sunular yaparak. 

Fakat sadece bir kere tesekkur cevabını aldım ama bütün uygulamalar daha da berbatlaşarak devam etti ve ediyor. 

Amerikalılar bu ortamları ve yapılanları görse inanın kriz gecirir.


Konu çok dağılmadan Hamdi beyin dediği gibi açıklama ve uygulamalarda "sanki elimizde resim ve bilgi yokmuş" gibi lütfen açıklama yapılmasın

şu an yurtdısındayım ama ofisimdeki pc de resimler mevcuttur. İstenildiginde dönüşte tekrar gönderebilirim.


Esas konumuza geçersek, Ömer beyin yazısından alarak "Genel Müdürlüğümüzce balıklandrıma gayesiyle sadece pullu sazan kullanılmakta" ifadesine karşı ekteki yazıyı sunuyorum 

(pdf formatında) ayrıca "Bunun dışındaki balık türleri balıklandırma gayesiyle kullanılmamakta ve bu konudaki her türlü yazılı ve sözlü beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır."

ifadesininde ne anlama geldiğini size bırakıyorum. 


"Baraj göllerinde kafeslerde balık yetiştiriciliği projeleri" de ülkemizde yapılan yanlış uygulamaların en başında gelmektedir,  ekolojik anlamdaki zararları zaten tartışılamazken birde dünyada ve ülkemizde giderek artan su sıkıntısına rağmen tatlı suların bu şekilde kirletilmesi inanın çok çok acı, bu konu ile ilgili olarak ekte yine bir bilimsel yayın sunuyorum (malesef ingilizce), bu elbette sadece bir örnek çok daha fazlasıyla çoğaltılabilir.


Umarım Ömer bey olayı kişiselleştirmez, amacımız olanları sunup tartırmaya sunmak ve çözüm aramak. Yazmak karşılıklı konuşmakdan farklı yorumlara yol açar, 

yanlıs bir ifade kullanmak istemem, kullandıysam özür, ama aynı tarzı herkesden görmek dileği ile.


Saygılarımla. 



(sayın hocam mesaj gruba iletilirken lutfen eklentilerde dağıtılsın)




*******************************************************

Hakan Turker, Ph.D.   


Present Address:

Sesoko Station

Tropical Biosphere Research Center

University of the Ryukyus

3422 Sesoko, Motobu, Okinawa 905-0227, Japan

TEL/FAX: +81-980-47-6215


Permanent Address:

Department of Biology

Abant Izzet Baysal University

Bolu 14280, Turkey

*******************************************************

  DSI_balıklandırma.pdf
156K İndir

  cage culture_lake.pdf
799K İndir

    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Hamdi OGUT  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 16 Temmuz, 23:26
Kimden: Hamdi OGUT <hamdio...@gmail.com>
Tarih: Thu, 16 Jul 2009 22:26:18 +0200
Yerel: Perş 16 Temmuz 2009 23:26
Konu: Re: (SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri
Merhabalar,

Burada DSI tarafına dereler ve derelerde yaptıkları işlemler hakkında
aslında "çok ince" bir uyarı (protokol ?) yapmıştım.  Biraz (!) patırtı
çıkarması da "hoşuma gitmişti" ne yalan söyleyeyim:-).  Aynı zamanda
keşke felaketler olmasa diye "olmayacak bir dilekte" bulunacak durumda
değilim.  Son iki günde Karadeniz Bölgesi derelerinde olan felaketlere
dikkatinizi çekmek ediyorum.  Şu an yerel yönetimler DSI ye parmaklarını
doğrultmuş durumdalar ve sanırım DSI karşıtı onlarca dava açılacak.
Dere, içine yapılan bendler (?) üzerinden DSI nin başını sıkıntıya
sokacak gözüküyor.

Bilmin en iyi pratik edildiği yerde akademik kariyerimizi oluşturduk.  
Yere çekilecek basit bir çizginin bile yönü, rengi, kalınlığı, uzunluğu
konusunda  çalışma yapanları gördük ve yaşadık.  Yapılan her eylem
eşyanın doğası üzere bilimsel temellere dayandırılmalıdır.  Bu son
cümleyi yazma gereksinimi 21 yüzyılda çok "anormal" olarak
algılananmaldır aslında. Herşeyimiz bilme uygun olarak gerçekeleştire
geliyor olmalıdır.

Bir göl ekosisteminde biyoçeşitliliği tartışırken  Japon hoca, gölü
"aklımızca ıslah" etmekten daha fazla para harcayarak bozduklarımızı
yerine koyabildik.  Ancak  o zaman sistem normale döndü demişti.

Vurgulamak açısından DSI karşıtı gibi algılanmamalı bunlar.  DSI gereken
atılımı yaparak ilgili kurumlarla bilimsel girişimi sağlayamayarak
kendince yapa geldiği şekilde işleri sürdürmeye çalışmaktadır.  Ancak bu
şekil yaklaşım dünyada uzun süre önce son bulmuştur, bizdeki
zihniyetlerde de son bulmalıdır.  Bir bilim adamı olarak dereye
daldırdığım probda 9< pH ölçmüşsem benim dünyam ve olayla ilgililer
hakkındaki değer yargılarım yeniden şekillenir.  Apacık olarak ifade
ediyorum, taş devri zihniyeti ile konuya bakıyoruz demektir bu.  Nasıl
olur da 9 dan fazla pH ölçebilirim bir derede ?.  Böyle bir şey olamaz
!.    DSI ye ilgili konularda elimizden gelen her türlü yardımı yapmaya
hazırız. Ben bu konuda DSI nin daha istekli olacağına inanıyorum.  Daha
dinamik bir kurum olarak görüyorum.

Bilim ve bilimsellik konusunda bana da bazı "zorla" öğretiler oldu...
Bir anektod aktarmak istiyorum bunun hakkında.  Bir aralar alabalıklarda
IPN Virüsü problemi ile ilgileniyordum (DPT projesi).  IPNV ihbarı
zorunlu bir hastalık, karantinalar konularak balıklar öldürülüyor.  
Bende çıktım alabalıkta önemli değil, artı endemik bir rahatsızlık
karantinaya gerek yok dedim. Neyse kısaca Hayvan Sağlığı ile öyle bir
noktaya geldik ki, en sonunda bana "Konu ile ilgili bilgi ve becerisi
olmayan" yakıştırması ile amirime   "Bakan Adına" imzalı bir yazı ile
"uyarılmam" istendi ve bir soruşturma geçirdim (indirek tehditler ise
cabası).  Konu IPNV, USAde master konum, hocam IPNV nin piri (Dr. Paul
Reno), IPNV konusunda pek çok yayınım mevcut, ne yazık ki bir laboratuar
teknisyeninin önüne geçemedik Bakan gözünde. Yine de o hengameyi gülerek
atlattık, şu an IPNV artık ihbarı zorunlu bir hastalık değil.  Başıma
gelecekleri bilerek aynı şeyleri tekrar yaparmıydım, evet hiç
düşünmezdim bile.

Hepinize saygı ve sevgiler,

Hamdi OGUT,

Hakan Turker yazmış:


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "FW: (SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri" gönderen mustafa zengin
mustafa zengin  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 17 Temmuz, 19:27
Kimden: mustafa zengin <mzen...@hotmail.com>
Tarih: Fri, 17 Jul 2009 16:27:09 +0000
Yerel: Cuma 17 Temmuz 2009 19:27
Konu: FW: (SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri

Hamdi Hocam,

Bu denli yürekli açıklamalarınız ve üke gerçeklerini gerçekten son derece güzel örnek, üslup ve bilimsel bakış açısı ile ele almanız gerçekten taktire şayan. Aydın olma sorumluluğu sanırım bu olsa gerek. Bu ülke sayısız insan yurtiçinde ve yırtdışında yığınla olanak sağlayarak akademik hüviyet kazandırıyor ve bu ülkenin geşlecek için yönlendirlmesinde görevlendiriyor...Ancak kaçı/kaçımız bu misyonumuzu yerine getirebiliyoruz.

Uğradığınız haksızlıklarında sonuçta sizin görüşleriniz teyit etmesibence bir övünç/gurur kaynağı olmalı.

Saygı ve selamlarımla.

Dr. mustafa ZENGİN

Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü

_________________________________________________________________
Lauren found her dream laptop. Find the PC that’s right for you.
http://www.microsoft.com/windows/choosepc/?ocid=ftp_val_wl_290

    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google