Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Fwd: Çanakkale'de Kalkan Seminer-Panel Programı
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  3 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
MERİÇ ALBAY  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 4 Kasım, 13:02
Kimden: MERİÇ ALBAY <albay.herm...@gmail.com>
Tarih: Wed, 4 Nov 2009 13:02:10 +0200
Yerel: Çarş 4 Kasım 2009 13:02
Konu: Fwd: Çanakkale'de Kalkan Seminer-Panel Programı

 Değerli meslektaşlarım,

Sayın Doç. Dr. Murat Yiğit beyin iletisi ve ekini size yönlendiriyorum,

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Akdeniz Su
Ürünleri Araştırma Üretim ve Eğitim Enstitüsü (AKSAM) ve Çanakkale Ticaret
Sanayi Odası (TSO) İşbirliği düzenlenecek bu önemli toplantıya ilgi
göstereceğinizi umuyorum.

saygılarımla,

*Bildiğiniz üzere, Çanakkale boğazı konum itibarıyla farklı özelliklerde su
koşullarına sahip olması nedeniyle, alternatif balık türlerinin
yetiştiriciliğine elverişli ortamlar sunmaktadır. Alternatif deniz balığı
yetiştiriciliği için önemli bir aday konumunda olan Karadeniz Kalkan
Balığının yetiştiriciliğe alınması da, Türkiye Akvakültür sektörünün yeni
bir ivme kazanmasına katkı sağlayacaktır.*
*Bu düşünceden hareketle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi-Su Ürünleri
Fakültesi, Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretim ve Eğitim Enstitüsü (AKSAM)
ve Çanakkale Ticaret Sanayi Odası (TSO) İşbirliği ile ve Özel Sektör
temsilcilerimizin katılımıyla "Kalkan Balığı Yetiştiriciliğinde
Çanakkale'nin Özel Koşulları" konulu bir Seminer-Panel düzenlenecektir.*
*Seminere Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) Uzmanlarından Sayın
Goro NEZAKİ, JICA Yerel Temsilci Yardımcısı Sayın Doç.Dr. Emin ÖZDAMAR,
Tarım Bakanlığı JICA Eşdeğer Uzmanları ve Tarım Bakanlığı'nı temsilen AKSAM
Müdürü Sayın Dr. Emre YILMAZ konuşmacı olarak katılacaklardır.*
* *
*20 Kasım 2009 tarihinde düzenlenecek olan etkinlik 2 ayrı bölümden
oluşacaktır;*
* *
*1. ÇOMÜ - Su Ürünleri Fakültesi Toplantı Salonu'nda Seminer ve*
* *
*2. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda Panel*
* *
* *
* *
*Ekte gönderdiğim Programı e-posta iletişim grubunuz yoluyla
duyurabilirseniz ve ayrıca SÜMDER web sayfasında da konuya yer
verirseniz, Seminer-Panel'e ilgi duyan Bilim İnsanlarımıza ve Özel
Sektörümüzün değerli temsilcilerine ulaşmamız daha kolay olacaktır.*
* *
* *
* *
*Sizlerin de değerli katılımlarını diler, desteğiniz için şimdiden teşekkür
ederim.*
* *
* *
* *
*Sevgi ve Saygılar,*
* *
* *
* *
*Murat Yiğit*
* *
*Çanakkale*

==========================
Doç.Dr. Murat YİĞİT
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Su Ürünleri Fakültesi, Yetiştiricilik Bölümü
17100 - Çanakkale

Tel : 0286-218 00 18 (1571)
Fax : 0286-218 05 43
Cep: 0554-313 25 13 (Avea)
       0542-612 31 12 (Vodaphone)
e-posta:
muratyi...@comu.edu.tr
muratyig...@hotmail.com
Web:
http://www.comu.edu.tr
http://suurunleri.comu.edu.tr/
http://akademik.comu.edu.tr/onizle.php?cvno=A-1631
=====================

________________________________
Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they
e-mail you.

  KalkanSeminer_Panel_Program.doc
340K İndir

    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "Marmara'da pimi çekilmiş el bombası: Beyaz Köpük" gönderen taner yildiz
taner yildiz  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 8 Kasım, 19:59
Kimden: taner yildiz <tliva...@yahoo.com>
Tarih: Sun, 8 Nov 2009 09:59:34 -0800 (PST)
Yerel: Pazar 8 Kasım 2009 19:59
Konu: Marmara'da pimi çekilmiş el bombası: Beyaz Köpük

Marmara'da pimi çekilmiş el bombası: Beyaz Köpük
Marmara Denizi'nin dip yapısı ve canlı çeşitliliği üzerine çeşitli araştırmalar yapan bilim adamları yine iç denizimizin tükenme noktasına geldiğini bir kez daha kanıtladı. Uzmanlar; deniz yüzeyini kaplayan beyaz köpüğün biyolojik zehir etkisi göstererek midye, istiridye ve yumuşak mercanların azalttığı; erimiş oksijen oranını düşürdüğü ve palamut gibi yerli türlerinde azalmasına yol açtığını belirtti.

 

Sevinç-Erdal İnönü Vakfı'nın desteğiyle 30 Temmuz-14 Ağustos tarihlerinde Marmara Denizi'nde çalışmalar yapan bilim adamları ortaya çıkan ürkütücü sonuçları açıkladı. 'Marmara Denizi'nin değişen Oşinografik Şartlarının İzlenmesi' projesi için Marmara, Balıkesir ve İstanbul üniversitelerinden biyolog, deniz biyologu, çevre mühendisi ve kimya mühendislerinden oluşan 19 kişilik ekip biraraya geldi. Bilim insanları son yıllarda Marmara Denizi'nin hemen her yerinde bolca görülen biyolojik zehir olan beyaz köpük-salya üzerinde yoğunlaştı. 2007 yazından beri iç denizimizin üzerinde beyaz bir tabaka gibi duran salyanın yerel türleri ve dip canlılığını nasıl yok ettiğini araştıran uzmanlar çok ciddi uyarılarda bulundu. Proje koordinatörü hidrobiyolog Levent Artüz, Marmara'yı Çanakkale Boğazı çıkışına kadar incelediklerini, bitkisel plankton olan beyaz köpüğün şehirlerin yarattığı
 kirlilik nedeniyle aşırı çoğaldığını belirtti. Artüz, İstanbul ve başta olmak üzere tüm yerel yönetimlerin kanalizasyon ve atık su sistemlerini çevreye uygun hale getirirmesi gerektiğini vurguladı. Artüz, 'İnsansal atıklar nedeniyle tüm denizi kaplayan bitkisel planktonun 2 yıl içinde Marmara'da köklü değişiklyikler yaptığını gördük. Salya çökerek dipteki midye, istiridye ve yumuşak mercanları neredeyse tamamen yok ediyor. Ardından daha dayanıklı olan deniz hıyarı, deniz yıldızı, deniz kestanesi gibi türler aşırı çoğalarak diğer türleri yemeye başlıyor. Değişimle birlikte ekonomik değeri olan palamut, çinekop gibi yerel balık türlerimiz azalıyor' dedi.    
Biyolojik zehir insan sağlınıda tehdit ediyor
Hidrobiyolog Artüz ayrıca, iç denizimizin bin metre altındaki sıcaklığın 0,8 derece artış, balıkların besleneceği planktonların çeşidinde de ciddi azalmalar gözlemlediklerini belirtti. Artüz, 'Balıkların gıdası olan planktonlar yok oluyor. Öte yandan sarı madde nedeniyle denizdeki bulanıklık her geçen gün artıyor. Marmara kaldıramayacağı kadar yoğun bir kirlilik ile karşı karşıyadır. Kirlilik artık 2. fazı olan 'tür çeşitliliğinin bozulması ve bazı fert adetlerinde yoğun artışlar' durumundadır. Üçüncü ve son fazda ise Marmara bitecektir. Salyalar ise Marmara'da pimi çekilmiş el bombası gibidir. Biyolojik zehir içeren mikroorganizmalarda yoğun artışlar insan sağlığını ve balıkçılık ekonomisini tehdit etmektedir. 80'li yıllardaki bilim insanlarının tüm öngörüleri gerçekleşiyor. Halen Marmara&#8217;da fok balıkları ve denizkaplumbağaları yaşıyor.' diye konuştu.

Bilim insanları, önlem almakta çok geç kalınmasına rağmen halen birşeyler yapılabileceğini söylerken, konunun bir afet bölgesi statüsünde içinde ele alınması gerektiğini vurguladılar.

Haber: GÖKHAN KARAKAŞ, Milliyet Gazetesi / 26.10.2009  


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "Karadeniz için bir şey yapmalı" gönderen taner yildiz
taner yildiz  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 8 Kasım, 20:03
Kimden: taner yildiz <tliva...@yahoo.com>
Tarih: Sun, 8 Nov 2009 10:03:28 -0800 (PST)
Yerel: Pazar 8 Kasım 2009 20:03
Konu: Karadeniz için bir şey yapmalı

Karadeniz için bir şey yapmalı
Kafkaslar ve Orta Asya'daki enerji kaynaklarını Avrupa Kıtası'na ulaştırmadaki rolü arttığı için dünyanın ilgisini çeken Karadeniz, Uluslararası Karadeniz Günü'nde altı ülkenin bürokratları tarafından tartışıldı.

 

Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması (Bükreş) Sözleşmesi'nin tarafı olan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Türkiye'den yetkililer Samsun'da 31 Ekim Uluslararası Karadeniz Günü'nde bir araya geldikten sonra, Kızılırmak Deltası'nı gezdi.

Dünyanın en verimli enerji kaynaklarıyla gelişmiş ülkeler arasında köprü görevini sürdüren Karadeniz ihmal edilen önemini kazanmaya başlıyor. Türkiye'nin çay ve fındık üretiminin tümünü, tüketilen balığın % 75'ini, , içilen tütünün % 12'sini, dünya fındığının % 65-75'ini tek başına sağlayan, kıyılarında 160 milyon insanın yaşadığı Karadeniz için toplanan 6 ülke 1996'da Bükreş Sözleşmesi'ni imzalamıştı. Sözleşmeyle, Karadeniz'i tehlikeye düşüren çevresel riskler ve alınacak önlemlerin konuşulacağı 31 Ekim Uluslararası Karadeniz Günü ilan edilirken, ilk kez bu yıl uluslararası bir çalıştay düzenlendi. Samsun'da, Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün organize ettiği çalıştaya, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Türkiye'den ilgili bakanlar, bürokratlar, akademisyenler, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları
 temsilcileri katıldı.

Çalıştayda, Karadeniz için 6 ülkenin yaptığı çalışmalar anlatılırken, kirlenmeye karşı alınması gereken önlemler sıralandı. Etkinliklerde, Karadeniz ekosistemini korumak için gösterdikleri çaba nedeniyle 6 ülkeden birer kişiye "Karadeniz Ödülleri" verilecek. Bu yıl, Bulgaristan'dan Kara Kaynakli Kirleticiler Protokolü'nün yenilenmesini sağlayan Stela Todorova, Gürcistan'dan Çevre ve Dogal Kaynaklar Müdürlügü'ndeki çalısmalarından dolayı Nodar Koncelidze, Romanya'dan 50 yılı aşkın bir süredir deniz bilimleri alanında çalışan Prof. Dr. Marian-Traian Gomoiu, Rusya'dan 2002'den beri Karadeniz Komisyonu'na verdiği hizmetlerden dolayı Natalia Tretiakova, Ukrayna'dan tüm ömrünü Karadeniz'e adamış 80 yaşındaki bilim adamı Prof. Dr. Yuvenalyi Petrovich Zaitsev, Türkiye'den ise Karadeniz üzerine uzun yıllardır özveriyle bilimsel çalışmalar yapan Prof. Dr. Halil Ibrahim Sur'a ödül verildi.

    Etkinlikler çerçevesinde Karadeniz'in karşılaştığı ürkütücü kirlilik, Tuna nehri'nin taşıdığı atık maddeler, kıyılarında artan nüfus, deniz ticareti açısından önemi, Avrupa'nın enerji kaynaklarına ulaşmadaki görevi gibi konularda bildiriler okundu. Kızılırmak Deltası'na yapılacak geziyle Karadeniz ekosisteminin Türkiye'yi nasıl etkilediği anlatırken, açılan fotoğraf sergisiyle tedbirler gerektiği anlatıldı. Çevre ve Orman Bakanlığı Müstaşarı Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya, Türkiye'nin, Karadeniz Komisyonu Daimi Sekreteryası'na ev sahipliği yaptığını belirtti.

Tükenen deniz Karadeniz

Kıyılarında 160 milyon insan yaşamakta. 200 metrelik üst tabakasının altı, jeolojik dönemlerde oksijensiz sularla (hidrojen sülfür) kaplandı. Son 30-40 yılda, kirlenmeye bağlı olarak canlıları barındıran üst tabaka iyice inceldi ve 100 metrenin altına düştü. Karadeniz'in kirlenmesinde % 75 oranında payı olan Tuna Nehri, Avrupa Kıtası'nın neden olduğu kirliliğin üçte birini Karadeniz'e ulaştırmakta. Tuna Nehri, doğduğu Almanya'dan Karadeniz'e doğru gelirken 81 milyon nüfusun yaşadığı yerleşmelerden ve yoğun sanayi bölgelerinden geçiyor. Her yıl Karadeniz'e 9 milyon 800 bin ton organik madde, 575 bin ton inorganik azot, 55 bin ton inorganik fosfor, 30 bin ton organik fosfor, 90 bin ton demir, 206 bin ton petrol kökenli kimyasallar, 48 bin ton deterjanlar, 12 bin ton çinko, 6 bin 700 ton manganez, 4 bin 500 ton kurşun, 2 bin 200 ton fenoller, 1700 ton arsenik ve 80 ton civa getiriyor. Gelen bu atıklar
 aşırı miktarda azot ve fosfor içermekte. Bu maddeler Karadeniz'in besin zincirini olumsuz yönde etkilemekte ve balık üretiminde azalmaya yol açmakta. Ayrıca 150 milyon ton katı malzeme erozyon yoluyla Karadeniz'e taşınıyor; bunun sadece 17 milyon tonu Türkiye'den geliyor. Karadeniz, havzasında yer alan ülkelerdeki yoğun tarımsal faaliyet ve yüksek miktarda kullanılan tarım ilaçları nedeniyle de kirleniyor. Türkiye için son 10 yılda 600 milyon ABD doları olarak ekonomik kayıp tahmin ediliyor. Balık türlerinin % 40'ı tehlike altında. Bu nedenle, Karadeniz'de yaşayan yaklaşık 300 balık türünden 60'ının arttırılması gerekiyor. Gemilerin balast sularıyla geldiği sanılan, denizanası benzeri yaratık (Mnemiopsis Leidyi) Karadeniz'in ıslak yaşam hacminin % 95'ini kapladı.

Haber: Gökhan Karakaş, Milliyet Gazetesi / 01.11.2009


    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google