Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
(SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri iletisi
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Hamdi OGUT  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 4 Temmuz, 00:23
Kimden: Hamdi OGUT <hamdio...@gmail.com>
Tarih: Fri, 03 Jul 2009 23:23:24 +0200
Yerel: Ctesi 4 Temmuz 2009 00:23
Konu: Re: (SÜMDER) Re: DSI ve yokedilen dere ekosistemleri
Ömer Murat TÜFEK yazmış:

> Sayın ÖĞÜT,
> DSI hakkında bu denli olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bilmemekle
> birlikte yazınızda söz ettiğiniz bazı terimleri (su yerine beton akan
> dere?) anlamakta güçlük çektim. DSİ 'nin değişik bölgelerden alabalık
> toplama (!), bunları yetiştirme ve değişik yerlere balıklandırma
> amacıyla atma gibi bir misyonu bulunmamaktadır. Bu iddianızın
> kaynağını merak etmekteyim.

Merhabalar,

Mesajınızı görmedim, arkadaşlar uyardılar, cavabım aşağıdadır.

Beton dökme meselesine gelince, sizden ricam, aynı kurumda olduğunuz
için erişiminiz kolaydır, bize dere içine yaptığınız (betonla !)
bendlerden bazılarının resimlerini buraya atarsanız değerlendirmemizi
daha iyi yapabiliriz. İsterseniz bana zaman verin ben buraya atayım.

İkinci bir hususta, (lütfen yuvarlak ifadelerle geçirmeyiniz), dere içi
çalışmalarda dere içi ekosistemi korumak için ne gibi önlemler
alıyorsunuz (madde madde protokollerinizi öğrenmek istiyoruz, bu konuda
bir protokolünüz yok ise, lütfen YOK deyiniz),

Bu konuda çalışan personelinize ne ne gibi egitimler verdiniz?

Bir diğer konu, DSI bazı belediyelerin de dere kenarı işlerini de
yapmaktadır. Bu gibi işlerde çoğu zaman muhatap bulamamaktayız. Belediye
DSInin üzerine, DSI de belediye üstüne atmaktadır. Yani kim vurduya
giden pek çok vaka ile karşılaştım malesef..

DSI de bizim kurumumuz, "eskiden" belki su sahiplerinin bu tür işleri
yapması normaldi. Ancak, şu an herhangi bir balıklandırma çalışması
üret, götür dök şeklinden çıkmıştır, tamamen bilimsel temellere
dayandırılmalıdır. Bu konunun asli sahipleri artık bu işleri projeler
şeklinde yaparak, hatta ve hatta ulusal "balıklandırma sempozyumları"
yaparak "daha iyi" yapmaya çalışmaktadırlar.

Alabalık türlerini kimin yaptığını öğrenip buraya yazacağım ancak
işletmeye gitmem lazım.

Neden bunları tartışıyoruz?
Organik artık bırakan balık üretim tesisleri "aldığın kalitede suyu
dereye bırakacaksın!" baskısı ile karşılaşırken, dere içerisinde "İş
Makinesi" görme tezatlığından bıktık artık.

İddia ediyorum ki Doğu Karadeniz Bölgesinde "Dere" kalmadı, "Su
kanaletleri" haline dönüştü (DSI vari bir tanıma dönüştü).

İsterseniz size bir yığın resim, video da ileteyim. Vatandaşlarla
yapılan konuşmaları da ileteyim (bunlar biraz ağır kaçabilir). Bu gibi
tahribatlarda direk olarak DSI nin ilgili oldukları varolduğu gibi diğer
taraflarda vardır.

Bir vatandaş olarak, dere ekosistemine DSI tarafından gereken saygının
gösterilmesini bekliyorum. Burada DSI kendi "öz eleştirisini"
yapmalıdır. Savunma psikolojisini yıkmalı, çünkü gerçek çıplak kral
kadar açık..

Verilen zarar geri dönüşümsüzdür! Milyonlarca yılda oluşan bir sistemi
bir anda yok etmek çok ürkütücüdür. Bazılarının iddia ettiği gibi
göçebe zihniyeti ile çevreye bakmaktan vazgeçip mevcut zenginlikleri
sahiplenmeli ve korumalıyız...

Hamdi

> Duyduğunuz bilgileri bir kez de itham altında bırakılan kurumdan
> öğrenmeniz temennisiyle çalışmanızda başarılar diler, DSİ Su Ürünleri
> faaliyetlerini özetleyen aşağıdaki yazıyı bilgilerinize sunarım:
> Bilindiği üzere, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na gore Ülkemizdeki su
> ürünleri ile ilgili her türlü çalışma Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın
> iznine tabidir.
> Bu kapsamda, DSİ Genel Müdürlüğü de kendi tasarrufu altında bulunan ve
> işletmeye açılmış baraj gölleri ve göletlerdeki su ürünleri
> faaliyetlerini Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve
> Geliştirme Genel Müdürlüğü, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve
> Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü ile Genel Müdürlüğümüz
> arasında düzenlenen *10.04.1986 tarihli protokol *çerçevesinde
> yürütmektedir.
> Söz konusu protokole göre baraj gölleri ve göletlerdeki etüd,
> balıklandırma ve stok tespiti çalışmalarının Tarım ve Köyişleri
> Bakanlığı’nın *bilgisi ve izni ile* Genel Müdürlüğümüz tarafından
> yapılacağı belirtilmektedir.
> Diğer taraftan, Genel Müdürlüğümüz su ürünleri faaliyetlerinin Ülkemiz
> için azımsanmayacak derecede katkısı olduğu malumunuz olup,
> bilgilendirme gayesiyle kısaca söz etmek istersek;

> - Genel Müdürlük İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığı bünyesinde Su
> Ürünleri Şube Müdürlüğü ile *7 adet Su Ürünleri İstasyonu* tarafından
> yürütülen geliştirme çalışmaları ile öncelikle rezervuarların
> fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri belirlenmektedir.

> - Genel Müdürlüğümüz tarafından rezervuarlardaki su ürünleri
> faaliyetleri kapsamında; ticari avcılık, kafeslerde balık
> yetiştiriciliği, göletlerde yetiştiricilik ile diğer yetiştiricilik
> modelleri ve amatör balıkçılık imkânları araştırılarak ülke
> ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlanmaktadır. Baraj göllerinin uygun
> balık türleri ile balıklandırılması yönünde çalışmalar sürdürülmektedir.

> - DSİ Su Ürünleri İstasyonları; İzmir-Ürkmez, Bolu-Gölköy,
> Adana-Seyhan, Amasya-Yedikır, Elazığ-Keban, Edirne-İpsala ve
> Şanlıurfa-Atatürk Barajı olmak üzere 7 adettir. Bu İstasyonlarda, 2008
> yılında üretilen yaklaşık 20 000 000 adet pullu sazan yavrusu ile 67
> adet baraj gölü balıklandırılmıştır. Buradan anlaşılacağı üzere, Genel
> Müdürlüğümüzce balıklandrıma gayesiyle sadece pullu sazan
> kullanılmakta, deneme amacıyla yine sadece Atatürk Baraj Gölü’ne olmak
> üzere Şabut (Tor grypus) balığı atılmıştır. Bunun dışındaki balık
> türleri balıklandırma gayesiyle kullanılmamakta ve *bu konudaki her
> türlü yazılı ve sözlü beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır.*

> - Baraj göllerinde kafeslerde balık yetiştiriciliği projeleri ile
> ilgili olarak halihazırda *118 adet* avlak sahasında Genel
> Müdürlüğümüzü ilgilendiren hususlarda gerekli çalışmalar tamamlanmış,
> proje tasdikinden sorumlu kurum olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca
> bugüne kadar *233 adet* proje uygulamaya geçirilmiştir. Uygulamaya
> geçirilen bahis konusu projelerin toplam üretim kapasitesi yılda
> yaklaşık *51500 ton* civarındadır. Göletlerin projeye dayalı su
> ürünleri üretimine açılması çalışmaları ile ilgili olarak bugüne kadar
> *55 adet gölette* uygulama esasları belirlenmiştir. Ayrıca, baraj
> göllerinde yarı kontrollü üretim yapılabilmesine de imkân sağlanmış
> olup, bugüne kadar 5 adet rezervuara ilişkin DSİ görüşü Tarım ve
> Köyişleri Bakanlığı’na gönderilmiştir. Hâlen *152 adet* baraj gölünden
> avcılık yoluyla *9927 ton* çeşitli türde su ürünleri istihsal edilmiştir.

> Ayrıca, DSİ Genel Müdürlüğü olarak çevre, ekoloji ve biyolojik
> çeşitlilik konularına olan hassasiyetimiz giderek artmakta ve bu
> yöndeki çalışmaların geliştirilmesine çaba gösterilmektedir. Bu
> bağlamda; nehir tipi santrallerin projelendirilmesi ve gerekli
> izinleri alınması aşamasında ÇED Raporları incelenmekte ve göçmen
> balık türlerinin yaşadığı akarsularda “nehir sürekliliğinin temini” ve
> balık geçişini kolaylaştırıcı yapıların maksadına uygun bir şekilde
> inşasının temini sağlanmaktadır. Bu amaçla, bizzat DSİ Genel Müdürlüğü
> olarak akarsulardaki balık faunası, göç hareketleri ve uygun balık
> geçidi tipi hakkında da görüş bildirilmektedir

> Dr. Ömer Murat TÜFEK
> Su Ürünleri Şube Müdürü
> DSİ Genel Müdürlüğü

> 10 Haziran 2009 Çarşamba 16:41 tarihinde Hamdi OGUT
> <hamdio...@gmail.com <mailto:hamdio...@gmail.com>> yazdı:

>     Merhaba Arkadaşlar,

>     DSI den açılınca söz ben de bir kaç kelam etmek istiyorum. Doğu
>     Karadeniz Bölgesinde bulunan dere kenarı yolları rehabilitasyonu
>     sırasında ve hatta ve de hatta dere içerisinde beton bendler (!
>     inanabiliyor musunuz) inşa ederek maalesef dere ekosistemlerinin yok
>     olmasına sebeb olunmuş ve olunmaktadır. Özellikle bu bendlerin
>     yapımında
>     beton kullanılmaktadır, bizzat kendim bir bilirkişi incelemem
>     sırasında
>     bu olaya (su yerine beton akan dere) şahit oldum, mahkeme kararı
>     ile de
>     tespit edilmiştir.

>     DSI ayrıca pek çok değişik bölgelerden alabalık türleri toplayarak
>     bunları yetiştirmekte ve yine bunları çok değişik yerlere
>     balıklandırma
>     amaçlı olarak kullanmaktadır. Bu olay da da özellikle viral
>     patojenlerin
>     taşınması/yayılması açısından son derece tehlikelidir. Bu tür bir
>     işletmeden numune alamadım. Bu tür işletmelerin çok kontrollü
>     olması ve
>     yetiştirilik yapılmayan dere sistemleri üzerine kurulu olması
>     gerekirken
>     Trabzonda bir tanesi 20nin üzerinde işletmenin bulunduğu bir dere
>     sistemi üzerine kurulmuştur.

>     Su ürünleri ve ilgili kurumlar bu önemli uygulamaların neresinde
>     durmaktadırlar ? Mesela dereler üzerine kurulu işletmelerin organik
>     atıkları çok büyük problem olarak değerlendirilirilip onlarca
>     düzenlemeler getirilirken, milyonlarca yıllık bir ekosisteme bir beton
>     dökerek son verenler hakkında neden bir işlem yapılamıyor ?

>     DSI nin hareket alanının sucul ekosistemlerde özellikle balıklandırma
>     gibi biyolojik meselelerde daraltılması hatta ve hatta sonlandırılması
>     gerektiğine inanıyorum. Ayrıca dere içinde yaptıkları çalışmalar da
>     protokollere bağlanarak "dere ekosistemine -sıfır zararla-"
>     işlemlerini
>     gerçekleştirmeleri sağlanmalıdır.

>     Doç. Dr. Hamdi OGUT

>     Evren yazmış:
>     > Değerli grup üyeleri;
>     > DSİ tarafından Yeşilırmak nehri üzerine bir regülatör yapılmış.
>     > Samsun-Ordu karayoluna yaklaşık 18-20 km, nehir ağzına da 30-35 km
>     > deki bu regülatör sanırım sulama ve elektrik amaçlı. Henüz kullanıma
>     > açılmamış ama az da olsa su tutmuş. Artı olarak da nehrin iki yakası
>     > taş ile dolgu yapılmakta. Gördüğüm kadarıyla balık yolu gibi
>     geçitler
>     > yok (Var da görmedim ise DSİ’den özür dilerim).

>     > Nehir üzerinde Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu gibi –balıklar için- iki
>     > büyük “set” varken bu regülatörün de yapılması gerçekten pes
>     > dedirtiyor. Balıkların hayatını hiçe sayarak, göç yollarını
>     engelleyen
>     > DSİ’nin bu davranışlarının bir gün son bulması dileğiyle.

>     > Not: Önyargılı gibi davranıyor olduğumu düşünenler için; bir
>     açıklama
>     > varsa buradan duymak isterim. Yazdıklarımdan ötürü özür dilemeye de
>     > razıyım.
>     > Evren Çetin
>     > Gaziosmanpaşa Üni.
>     > Fen Bilimleri Ens.
>     > Su Ürünleri ABD.
>     > 60240 Tokat


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google