Google Grupları Giriş Sayfasına Git    SÜMDER
Re: (SÜMDER) DSI ve yokedilen dere ekosistemleri

Ömer Murat TÜFEK <omtu...@gmail.com>

Sayın ÖĞÜT,

DSI hakkında bu denli olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bilmemekle birlikte
yazınızda söz ettiğiniz bazı terimleri (su yerine beton akan
dere?) anlamakta güçlük çektim. DSİ 'nin değişik bölgelerden alabalık
toplama (!), bunları yetiştirme ve değişik yerlere balıklandırma amacıyla
atma gibi bir misyonu bulunmamaktadır. Bu iddianızın kaynağını merak
etmekteyim.

Duyduğunuz bilgileri bir kez de itham altında bırakılan kurumdan öğrenmeniz
temennisiyle çalışmanızda başarılar diler, DSİ Su Ürünleri faaliyetlerini
özetleyen aşağıdaki yazıyı bilgilerinize sunarım:

Bilindiği üzere, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na gore Ülkemizdeki su
ürünleri ile ilgili her türlü çalışma Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı'nıniznine tabidir.

Bu kapsamda, DSİ Genel Müdürlüğü de kendi tasarrufu altında bulunan ve
işletmeye açılmış baraj gölleri ve göletlerdeki su ürünleri faaliyetlerini
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü,
Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve Teşkilatlanma ve Destekleme Genel
Müdürlüğü ile Genel Müdürlüğümüz arasında düzenlenen *10.04.1986 tarihli
protokol *çerçevesinde yürütmektedir.

Söz konusu protokole göre baraj gölleri ve göletlerdeki etüd, balıklandırma
ve stok tespiti çalışmalarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın *bilgisi ve
izni ile* Genel Müdürlüğümüz tarafından yapılacağı belirtilmektedir.

Diğer taraftan, Genel Müdürlüğümüz su ürünleri faaliyetlerinin Ülkemiz için
azımsanmayacak derecede katkısı olduğu malumunuz olup, bilgilendirme
gayesiyle kısaca söz etmek istersek;

- Genel Müdürlük İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığı bünyesinde Su Ürünleri
Şube Müdürlüğü ile *7 adet Su Ürünleri İstasyonu* tarafından yürütülen
geliştirme çalışmaları ile öncelikle rezervuarların fiziksel, kimyasal ve
biyolojik özellikleri belirlenmektedir.

- Genel Müdürlüğümüz tarafından rezervuarlardaki su ürünleri faaliyetleri
kapsamında; ticari avcılık, kafeslerde balık yetiştiriciliği, göletlerde
yetiştiricilik ile diğer yetiştiricilik modelleri ve amatör balıkçılık
imkânları araştırılarak ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlanmaktadır.
Baraj göllerinin uygun balık türleri ile balıklandırılması
yönünde çalışmalar sürdürülmektedir.

- DSİ Su Ürünleri İstasyonları; İzmir-Ürkmez, Bolu-Gölköy, Adana-Seyhan,
Amasya-Yedikır, Elazığ-Keban, Edirne-İpsala ve Şanlıurfa-Atatürk Barajı
olmak üzere 7 adettir. Bu İstasyonlarda, 2008 yılında üretilen yaklaşık 20
000 000 adet pullu sazan yavrusu ile 67 adet baraj gölü balıklandırılmıştır.
Buradan anlaşılacağı üzere, Genel Müdürlüğümüzce balıklandrıma gayesiyle
sadece pullu sazan kullanılmakta, deneme amacıyla yine sadece Atatürk Baraj
Gölü'ne olmak üzere Şabut (Tor grypus) balığı atılmıştır. Bunun dışındaki
balık türleri balıklandırma gayesiyle kullanılmamakta ve *bu konudaki her
türlü yazılı ve sözlü beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır.*

- Baraj göllerinde kafeslerde balık yetiştiriciliği projeleri ile ilgili
olarak halihazırda *118 adet* avlak sahasında Genel Müdürlüğümüzü
ilgilendiren hususlarda gerekli çalışmalar tamamlanmış, proje tasdikinden
sorumlu kurum olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca bugüne kadar *233
adet*proje uygulamaya geçirilmiştir. Uygulamaya geçirilen bahis konusu
projelerin
toplam üretim kapasitesi yılda yaklaşık *51500 ton* civarındadır. Göletlerin
projeye dayalı su ürünleri üretimine açılması çalışmaları ile ilgili olarak
bugüne kadar *55 adet gölette* uygulama esasları belirlenmiştir. Ayrıca,
baraj göllerinde yarı kontrollü üretim yapılabilmesine de imkân sağlanmış
olup, bugüne kadar 5 adet rezervuara ilişkin DSİ görüşü Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı'na gönderilmiştir. Hâlen *152 adet* baraj gölünden avcılık yoluyla
*9927 ton* çeşitli türde su ürünleri istihsal edilmiştir.

Ayrıca, DSİ Genel Müdürlüğü olarak çevre, ekoloji ve biyolojik çeşitlilik
konularına olan hassasiyetimiz giderek artmakta ve bu yöndeki çalışmaların
geliştirilmesine çaba gösterilmektedir. Bu bağlamda; nehir tipi santrallerin
projelendirilmesi ve gerekli izinleri alınması aşamasında ÇED Raporları
incelenmekte ve göçmen balık türlerinin yaşadığı akarsularda "nehir
sürekliliğinin temini" ve balık geçişini kolaylaştırıcı yapıların maksadına
uygun bir şekilde inşasının temini sağlanmaktadır. Bu amaçla, bizzat DSİ
Genel Müdürlüğü olarak akarsulardaki balık faunası, göç hareketleri ve uygun
balık geçidi tipi hakkında da görüş bildirilmektedir

Dr. Ömer Murat TÜFEK
         Su Ürünleri Şube Müdürü
         DSİ Genel Müdürlüğü

10 Haziran 2009 Çarşamba 16:41 tarihinde Hamdi OGUT <hamdio...@gmail.com>yazdı:

> Merhaba Arkadaşlar,

> DSI den açılınca söz ben de bir kaç kelam etmek istiyorum. Doğu
> Karadeniz Bölgesinde bulunan dere kenarı yolları rehabilitasyonu
> sırasında ve hatta ve de hatta dere içerisinde beton bendler (!
> inanabiliyor musunuz) inşa ederek maalesef dere ekosistemlerinin yok
> olmasına sebeb olunmuş ve olunmaktadır. Özellikle bu bendlerin yapımında
> beton kullanılmaktadır, bizzat kendim bir bilirkişi incelemem sırasında
> bu olaya (su yerine beton akan dere) şahit oldum, mahkeme kararı ile de
> tespit edilmiştir.

> DSI ayrıca pek çok değişik bölgelerden alabalık türleri toplayarak
> bunları yetiştirmekte ve yine bunları çok değişik yerlere balıklandırma
> amaçlı olarak kullanmaktadır. Bu olay da da özellikle viral patojenlerin
> taşınması/yayılması açısından son derece tehlikelidir. Bu tür bir
> işletmeden numune alamadım. Bu tür işletmelerin çok kontrollü olması ve
> yetiştirilik yapılmayan dere sistemleri üzerine kurulu olması gerekirken
> Trabzonda bir tanesi 20nin üzerinde işletmenin bulunduğu bir dere
> sistemi üzerine kurulmuştur.

> Su ürünleri ve ilgili kurumlar bu önemli uygulamaların neresinde
> durmaktadırlar ? Mesela dereler üzerine kurulu işletmelerin organik
> atıkları çok büyük problem olarak değerlendirilirilip onlarca
> düzenlemeler getirilirken, milyonlarca yıllık bir ekosisteme bir beton
> dökerek son verenler hakkında neden bir işlem yapılamıyor ?

> DSI nin hareket alanının sucul ekosistemlerde özellikle balıklandırma
> gibi biyolojik meselelerde daraltılması hatta ve hatta sonlandırılması
> gerektiğine inanıyorum. Ayrıca dere içinde yaptıkları çalışmalar da
> protokollere bağlanarak "dere ekosistemine -sıfır zararla-" işlemlerini
> gerçekleştirmeleri sağlanmalıdır.

> Doç. Dr. Hamdi OGUT

> Evren yazmış:
> > Değerli grup üyeleri;
> > DSİ tarafından Yeşilırmak nehri üzerine bir regülatör yapılmış.
> > Samsun-Ordu karayoluna yaklaşık 18-20 km, nehir ağzına da 30-35 km
> > deki bu regülatör sanırım sulama ve elektrik amaçlı. Henüz kullanıma
> > açılmamış ama az da olsa su tutmuş. Artı olarak da nehrin iki yakası
> > taş ile dolgu yapılmakta. Gördüğüm kadarıyla balık yolu gibi geçitler
> > yok (Var da görmedim ise DSİ'den özür dilerim).

> > Nehir üzerinde Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu gibi -balıklar için- iki
> > büyük "set" varken bu regülatörün de yapılması gerçekten pes
> > dedirtiyor. Balıkların hayatını hiçe sayarak, göç yollarını engelleyen
> > DSİ'nin bu davranışlarının bir gün son bulması dileğiyle.

> > Not: Önyargılı gibi davranıyor olduğumu düşünenler için; bir açıklama
> > varsa buradan duymak isterim. Yazdıklarımdan ötürü özür dilemeye de
> > razıyım.
> > Evren Çetin
> > Gaziosmanpaşa Üni.
> > Fen Bilimleri Ens.
> > Su Ürünleri ABD.
> > 60240 Tokat