Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
İSLAMİ DUYUŞ VE DURUŞ
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Süreyya Kızılaslan  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 15 Haziran, 14:49
Kimden: Süreyya Kızılaslan <sureyya.kzlas...@gmail.com>
Tarih: Mon, 15 Jun 2009 14:49:17 +0300
Yerel: Ptesi 15 Haziran 2009 14:49
Konu: İSLAMİ DUYUŞ VE DURUŞ

---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: beyaz karanfil
Konu: İSLAMİ DUYUŞ VE DURUŞ

İSLAMİ DUYUŞ VE DURUŞ

                                          Batı'nın global kabul edilen
ilkelerine uyum sağlamak paradoksu yüzünden evrensel düzeyde birşey
üretemediğimiz açıkça ortadadır. Globalleşme süreci ve söyleminin sonucu
olan batılı değer, ürün ve simgelerin evrenselleştirilmeye çalışılması
karşısında biz hala kendimize düşen görevlerimizi yapmamakta ve sonucu ne
olursa olsun batılılaşmak istemekteyiz. Bu da içinde yaşadığımız kimlik ve
medeniyet krizinin en kayda değer göstergelerinden biridir. Bu şaşkınlık
hali İslam'ı nasıl anlayacağımızı, nasıl yaşayacağımızı belirlememizde bir
karabulut gibi önümüzde engel oluşturmaktadır.

                                Asıl sorun içinde yaşadığımız koşulların ne
kadar islami olup olmadığı değil, bizim bu koşullarda müslümanca yaşamak
için ne kadar gayret göstermemiz gerektiğidir.Yine,Allah rızası adı altında
gösterilen gayretlerin kitap ve sünnete uygun düşüp düşmediği de önemli bir
sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.Oysa,bilgi ve bilinç olmadan hiçbir
gayret bizi islami hedeflere vardıramayacağı için nasıl bir müslüman kalma
çabası içerisinde bulunulduğunun saptanması gerekir.Zamanımızda İslam'ı
diğer bütün kimliklerin önüne koyanlar dahi,sistemli bir şekilde çok
kimlikli olunmaya zorlanmaktadır. Şöyle ki, hayat ve insan zihni belli
alanlara ayrılmakta ve bu alanlar arasında keskin ayrımlar
yapılmaktadır.Eğitimin alanı manevi gelişimden,bilimin alanı hikmet ve
felsefeden,siyasetin alanı ahlaktan,iktisatın alanı erdemli olmaktan ve
dinin alanı kamusal alandan tamamen ayrılmaktadır.Bu nedenle zihin,kalp ve
hayat bütünlüğüne sahip insanların yaşadıkları süre içerisinde bütün
yaptıklarını ana kimlik olan müslümanlığa göre yapmaları kaçınılmazdır.Bütün
engeller ancak islami bir bakış ve duruşla aşılabilir.İslami bakış ve duruş
için vahiy bilincine sahip olan insan ise yaşadıklarının
getirisini,götürüsünü seküler anlamda değerlendirmez.Çünkü, o güzel insanın
tek amacı vardır; o da, Kur'an'ın   belirlediği yöntemlerle yola çıkarak
O'nun istediği şekilde müslüman olmaktır.Üstelik, yaptığı her işe islami
duyarlılığını yansıtan bir kişinin bir takım işlerini bir kimlik,geriye
kalanlarını da  başka kimlik ile yapması beklenemez.Bu bakımdan
İslam,hayatın her alanına yön veren , ışık tutan ve bireylerin toplum
içindeki diğer işlevlerini de anlamlı kılan bir ana kimliktir.Bu ana kimlik
nedeniyle her yerde ve her zaman müslüman olma bilinci,diğer kimliklerin
yerleşmesine ve islam'ın   sulandırılarak farklı bir biçimde sunulmasına da
izin vermeyecektir.

                              İslam, yalnızca ibadetlerle sınırlı bir
inançlar yığını değildir.O , aynı zamanda bir yaşama duyarlılığına ve duruş
biçimine dayanan bir kimliktir.Bu kimlik insanın bütün duyuş,düşünüş ve
eylem alanlarına nüfuz etmek durumundadır.Dinin hem birey hem de toplum için
yarar üretmesi,dünya ve ahireti şekillendirmesi ancak bu şekilde
mümkündür.İslam hayatın bir istisnası değil,kuralıdır.Müslüman
duyarlılığının hayatı her gün yeni baştan,anlamlı ve yaşanılır kılması ancak
İslam'ın merkeziliğini idrak etmekle mümkündür.Zira,İslam ve onun  temsil
ettiği değerler asıl kimliği temsil etmektedir.

Bu kimliğe sahip olan kişiler bozulmaya , çürümeye ve asıldan uzaklaşmaya
karşı çıkarlar.Bu insanlar insanlığı Hakk'a, adalete ,barışa ve huzura
çağırır ; kalplerin vahyin ilahi ikliminde dirilmesi için çaba
gösterirler.Bu insanlar önce kendi  kalplerini diri tutar,yaşantı ve
ahlaklarını güzelleştirirler.

                               Her sistemin kendine özgü amaçları,araçları
ve yöntemleri vardır.Her yöntem ancak bağlı bulunduğu sistemin amaçlarına
hizmet eder.Hedeflere ulaşmak için belirlenen yöntemler özü itibariyle diğer
düşünce sistemlerinin  kalıplarına  uymazlar. Her sistem orijinlerini
kendisinin belirlediği bir takım kurum ve kuruluşlarla ayakta durmaya
çalışır.Orijinleri belirlenen bu kurum ve kuruluşlar ise içinde bulundukları
sistemin rengini alır,ve o sistemin yöntemleriyle çalışırlar.Aynı yöntemleri
kullanan kişilerin farklı duyuş ve düşünüş biçimleri sistemin özünü
etkilemez.Kurallar ve yöntemler önceden belirlendiğinden sahnedeki
oyuncuların değişmesiyle sahneler değişmez.Kurallarını belirleyen bir
sistem,farklı sistemlere hizmet edilmesini engelleyici araçlara da
sahiptir.Örneğin, Hitler'in demokrasiyi kullanarak yönetimin başına geçip
halkın demokratik  haklarını katlettiği düşüncesi ile Avrupa ülkelerinin
anayasalarına " Demokrasiyi yok etmeye çalışanlara demokratik haklar
tanınamaz  .,, hükmü girmiştir.

                                      Kur'an'a uymayan bir yöntem de meşru
değildir.İslami olmayan herşey tümden reddedilmelidir.Unutulmamalıdır ki,
bütün yanlış ve sapık yolların da bir mantığı, muhakeme tarzı ve felsefesi
vardır.Onlar da kendilerini doğru yolda sanır ve haklı olduklarını
söylerler.Bu nedenle,müslüman her gördüğü yönteme sarılarak islami bir duyuş
ve duruş biçimini gerçekleştiremez.

                                     Başkaları tarafından ayarlanmış
yöntemlerle islami hedeflere ulaşmak mümkün değildir.Üstelik bu tür
yöntemlerle yola çıkılması İslam'ın başkalaşmasına,

yozlaşmasına ve İslam kimliğinin giderek yozlaşmasına  zemin
hazırlayacaktır.Bütün ikincil kimliklerin bir tarafa bırakılarak asıl kimlik
olan müslümanlığın Kur'an'a göre anlaşılması

ve yaşanması yine Kur'an'ın  gösterdiği yollarla mümkündür.

 Altan Murat ÜNAL

--
YAŞANMAYAN YOLDA ÖLÜNMEZ Kİ!..


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google