Cemaatler, para ve güç için Kur'an meali yazma yarışında. Bu meallerdeki hatalarsa İlahiyatçıları çileden çıkarıyor.
Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor?
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 17:30
Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor..
2009-06-28 19:45:14
Adem Demir /Newsweek Türkiye
İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında “Mustafa İslamoğlu’nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ” ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca’nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, “Operasyonel Meal Yazıcılığı” başlıklı makalesinde, “Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu” diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu “cemaat ve tarikatlar İslam’da bölünmeye yol açacak duruma geldi” diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur’an meal ve tefsiri yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) 1998’de tamamlanan bir araştırmasından yola çıkarak “Kur'an Bibliyografyası” isimli bir kitap yazdı. Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
“Meal Kültürümüz” isimli kitabın yazarı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi öderken beyan ettikleri rakamları düşük tutmaları olabilir. Yine de farklı kaynaklardan teyit ettiğimiz bilgilere göre uzun süredir piyasada olan Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen’in mealleri, birer milyondan fazla sattı. Yarım milyonu deviren meallerin sayısı da azımsanamaz. İşaret Yayınları’nın bir yetkilisi, Muhammed Esed’in “Kur'an Mesajı” mealinin 500 binden çok sattığını söylüyor. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe çeviri)” kitabı 150 baskı yaptı. Bu da 500 bin civarında bir satışa tekabül ediyor. Prof. Suat Yıldırım ve Prof. Süleyman Ateş’in mealleri de çok satanlardan. Bu arada devletin en yüksek dini kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı da farklı kişilere meal yazdırıyor. Bir heyet tarafından kaleme alınan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkarılan “Kur’an-ı Kerim Meali” ve yine Diyanet tarafından bastırılan Prof. Dr. Halil Altuntaş ile Dr. Muzaffer Şahin imzalı aynı adlı eser de çok satanların başında.
Türkiye’de mealciliğin yaygınlaşmasının birçok nedeni var. İlahiyatçılara göre “ticari amaçlar,” “kariyer yapma” ve “gruba mensubiyet” bu nedenlerin başında geliyor. Tahminen Türkiye’de yılda 650 - 700 bin adet meal okuyucuyla buluşuyor. Cep, orta, büyük boyları bulunan bu meallerin fiyatlarının 25 ila 100 lira arasında değiştiğini söylersek işin ticari boyutu ortaya çıkmış olur. Bunun yanında, her cemaat ve dinî hareketin kendine ait bir meale sahip olma isteği de piyasada çok sayıda farklı mealin bulunmasında önemli bir faktör. Dr. Sifil, “Her cemaat ve tarikatın kendine göre bir İslam anlayışı, kabul ve retleri var. Böyle olunca her cemaat kendi İslam şablonunu, Kur’an üzerinde bir meşruiyete kavuşturmak istiyor. Bunun en iyi yolu da meal yazmak” diyor.
Ancak farklı amaçlarla yazılan meallerde risk büyük. İlahiyatçılara göre, Muhammed Esed’in mealinin çok kötü bir kopyası olarak değerlendirilen İslamoğlu’nun meali gibi piyasadaki pek çok meal hatalarla dolu. Örneğin “takva” sözcüğü İslami literatüre göre “korunmak” demek. Üstelik bu tabir Kur’an-ı Kerim’de 274 yerde geçiyor. Ancak birçok mealde, takva tabiri “korkmak, çekinmek ve sakınmak” anlamında kullanılmış. İlahiyatçı yazar Ahmet Tekin, “Takva eğer korku manasında ele alınırsa İslam eşittir korku dini olur” diyor. Tekin’e göre, Diyanet’in mealinde bile 380 grup hata var. Kendisi de bir meal yazarı olan Doç. Mustafa Öztürk başka bir örnek veriyor. Ona göre Necim süresi 7. ve 9. ayetleri Cebrail ile Peygamber arasındaki iletişimi anlatıyor. Ancak birçok meal yazarı Cebrail yerine Allah’ın Muhammed ile görüştüğünü yazıyor. “Ayette, ‘O en yüksek ufukta idi’ olarak anlatılan kişi Cebrail’dir” diyor Öztürk.
İlahiyatçı yazar Ali Eren, Türkiye’de mealcilik yapanların vahim hataları nedeniyle İslam’ın en temel esaslarının bile tartışmalı hale geldiğini savunuyor. “Kimisi Kur’an’da başörtüsü yok’, kimisi var diyor. Kimi meal yazarları, ‘Kur’an’da kurban yoktur’ derken, bunun aksini savunan çok kişi mevcut” diyen Eren, Prof. Öztürk ile Prof. Ateş’in meallerine atıfta bulunuyor. Her iki yazarın meallerinde “Kur’an’da başörtüsü yoktur” manası çıkıyor. Konuyla ilgili konuştuğumuz Ateş, Kur’an’da kadınlara yabancı erkeklerin bulunduğu ortamda ziynetlerini örtmelerinin emredildiğini, bunun da bir örtüyle gerdanlarını örtmek şeklinde olduğu düşüncesinde ısrarlı. Mealdeki hatalara en bariz örnek olarak Abese Suresi’nin 1. ile 6. ayetlerindeki ifadeler gösteriliyor. Burada Peygamber, Mekke’nin ileri gelenleriyle görüşme halindeyken âmâ bir vatandaş gelip bir şey sormak istiyor. Ancak Peygamber o âmâ vatandaşı dinlemeyip yüzünü ekşiterek sırtını dönüyor. Mustafa İslamoğlu ile Ali Ünal’ın meallerinde âmâya sırtını dönen kişinin peygamber değil zengin Mekkeli müşrikler olduğu ileri sürülüyor. Oysa Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin’e göre bu yanlış; Allah, Peygamber’in şahsında engelli insanlara yanlış tutum takınacak insanları uyarıyor. Kaldı ki sonraki ayetlerde Peygamber, Allah tarafından uyarılıyor.
İlahiyat Profesörü Hayri Kırbaşoğlu, “meallerdeki zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler saymakla bitmez” diyor. “Kendi anladığı şeyi Kur’an’a söyletmek” düşüncesiyle hareket eden bazı kişilerin meşhur olmak ve para kazanmak amacıyla en kolay yol olarak meal yazdıklarını savunan Kırbaşoğlu, dini kalitenin yükseltilmesi gerektiği görüşünde. Dr. Sifil ise tartışmanın tekrar başlamasına neden olan İslamoğlu’nun mealinin ilk 60 âyetindeki hataların bile 24 sayfa tuttuğunu söyleyerek Kur’an’a saygı gösterilmesini istiyor. Cübbeli taraftarları ve Furkan dergisince “melun” ilan edilen İslamoğlu ise susmayı tercih ederken piyasadaki meali onun yerine konuşuyor. Meal son zamanların en çok satanı.
HANGİ GRUP HANGİ MEALİ OKUYOR?
Fethullah Gülen Grubu: Prof. Suat Yıldırım’ın “Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali” ile Ali Ünal'ın “Allah Kelamı Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali.”
Süleymancılar: Kur’an-ı Arapçası’ndan okuyorlar. Meal olaraksa Hasan Basri Çantay
ben bu yazıyı yazan şahısın düşüğncelerine katılmıyorum ki zannediyorum çok kimse de katılmıyordur.
ne demek meal savaşı????*
öle bi şey mi olurmuş....
hiç bi savaş felan yoktur bi çoğunu tanıyan biri olarak öle bi şey yok....
payna kardeş sen de biliyondur elimizdeki meal asıl gerçek meal değil...
günümüz insanının anlayabileceği şekildeki bi mealdir...bu bir.
kaldı ki 100-200 hatta 50 yıl önceki mealler de böle miydi.. tabi ki hayır farklıydı...
bir diğeri arapça da bir kelime bi çok anlamlara geliyo dilin zenginliğinden..
bi de bu kelimeler bir araya gelince kişiler elbette aldıkları eğitimden olsun bulundukları ortamdan olsun elbette farklı manalar çıkarabiliyorlar.
bundan 50-60 yıl sonra KUR'AN daha da iyi anlaşıldığında meali de değişecektir belki de...
SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN KİTAP DEĞİŞİR DEMİYOM DİYEMEM HAŞA VE KELLA..
BİR DE KALDI Kİ BU cemaatlerin çoğu birbiriyle uğraşmazlar bir kaç tanesi hariç...
ki biri yazını başında anlatılan muhterem.... bi çok videolarını izledim sohbetini dinledik...
sence payna kardeş bu ve bunun gibi düşünenler birbirleriyle uğraşacağına HAKKI HAKİKATİ GERÇEĞİ cemaate anlatsalar.
cemaat bu muhteremlerden daha hayırlı güzel sözler vaazlar dinleseler..
ALLAHI RESULÜ S.A.V. DİNLESELER BIRAKSINLAR DA CEMAAT KARAR VERSİN
diyorum ben
velhasılkelam iş dışardan bilmem hangi elin ülkesinden bakılırsa elbette ççççooo...ooo...kk..kkk farlı bambaşka görülecektir
dedim ya içlerinde olan biri olarak pek de öle bi şey yok ben elime geçen her meali okurum şahsen..
payna kardeş varsa yanlışımız düzeltirsen sevinirim
bu grupta güzel şeyler paylaşıyon ALLAH RAZI OLSUN İNŞ..
SELAMETLE KAL S.A.
From: maxpa...@hotmail.com
Subject: {Tevhid} Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 08:38:37 +0000
Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!
Cemaatler, para ve güç için Kur'an meali yazma yarışında. Bu meallerdeki hatalarsa İlahiyatçıları çileden çıkarıyor.
Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor?
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 17:30
Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor..
2009-06-28 19:45:14
Adem Demir /Newsweek Türkiye
İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında “Mustafa İslamoğlu’nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ” ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca’nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, “Operasyonel Meal Yazıcılığı” başlıklı makalesinde, “Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu” diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu “cemaat ve tarikatlar İslam’da bölünmeye yol açacak duruma geldi” diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur’an meal ve tefsiri yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) 1998’de tamamlanan bir araştırmasından yola çıkarak “Kur'an Bibliyografyası” isimli bir kitap yazdı. Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
“Meal Kültürümüz” isimli kitabın yazarı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi öderken beyan ettikleri rakamları düşük tutmaları olabilir. Yine de farklı kaynaklardan teyit ettiğimiz bilgilere göre uzun süredir piyasada olan Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen’in mealleri, birer milyondan fazla sattı. Yarım milyonu deviren meallerin sayısı da azımsanamaz. İşaret Yayınları’nın bir yetkilisi, Muhammed Esed’in “Kur'an Mesajı” mealinin 500 binden çok sattığını söylüyor. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe çeviri)” kitabı 150 baskı yaptı. Bu da 500 bin civarında bir satışa tekabül ediyor. Prof. Suat Yıldırım ve Prof. Süleyman Ateş’in mealleri de çok satanlardan. Bu arada devletin en yüksek dini kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı da farklı kişilere meal yazdırıyor. Bir heyet tarafından kaleme alınan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkarılan “Kur’an-ı Kerim Meali” ve yine Diyanet tarafından bastırılan Prof. Dr. Halil Altuntaş ile Dr. Muzaffer Şahin imzalı aynı adlı eser de çok satanların başında.
Türkiye’de mealciliğin yaygınlaşmasının birçok nedeni var. İlahiyatçılara göre “ticari amaçlar,” “kariyer yapma” ve “gruba mensubiyet” bu nedenlerin başında geliyor. Tahminen Türkiye’de yılda 650 - 700 bin adet meal okuyucuyla buluşuyor. Cep, orta, büyük boyları bulunan bu meallerin fiyatlarının 25 ila 100 lira arasında değiştiğini söylersek işin ticari boyutu ortaya çıkmış olur. Bunun yanında, her cemaat ve dinî hareketin kendine ait bir meale sahip olma isteği de piyasada çok sayıda farklı mealin bulunmasında önemli bir faktör. Dr. Sifil, “Her cemaat ve tarikatın kendine göre bir İslam anlayışı, kabul ve retleri var. Böyle olunca her cemaat kendi İslam şablonunu, Kur’an üzerinde bir meşruiyete kavuşturmak istiyor. Bunun en iyi yolu da meal yazmak” diyor.
Ancak farklı amaçlarla yazılan meallerde risk büyük. İlahiyatçılara göre, Muhammed Esed’in mealinin çok kötü bir kopyası olarak değerlendirilen İslamoğlu’nun meali gibi piyasadaki pek çok meal hatalarla dolu. Örneğin “takva” sözcüğü İslami literatüre göre “korunmak” demek. Üstelik bu tabir Kur’an-ı Kerim’de 274 yerde geçiyor. Ancak birçok mealde, takva tabiri “korkmak, çekinmek ve sakınmak” anlamında kullanılmış. İlahiyatçı yazar Ahmet Tekin, “Takva eğer korku manasında ele alınırsa İslam eşittir korku dini olur” diyor. Tekin’e göre, Diyanet’in mealinde bile 380 grup hata var. Kendisi de bir meal yazarı olan Doç. Mustafa Öztürk başka bir örnek veriyor. Ona göre Necim süresi 7. ve 9. ayetleri Cebrail ile Peygamber arasındaki iletişimi anlatıyor. Ancak birçok meal yazarı Cebrail yerine Allah’ın Muhammed ile görüştüğünü yazıyor. “Ayette, ‘O en yüksek ufukta idi’ olarak anlatılan kişi Cebrail’dir” diyor Öztürk.
İlahiyatçı yazar Ali Eren, Türkiye’de mealcilik yapanların vahim hataları nedeniyle İslam’ın en temel esaslarının bile tartışmalı hale geldiğini savunuyor. “Kimisi Kur’an’da başörtüsü yok’, kimisi var diyor. Kimi meal yazarları, ‘Kur’an’da kurban yoktur’ derken, bunun aksini savunan çok kişi mevcut” diyen Eren, Prof. Öztürk ile Prof. Ateş’in meallerine atıfta bulunuyor. Her iki yazarın meallerinde “Kur’an’da başörtüsü yoktur” manası çıkıyor. Konuyla ilgili konuştuğumuz Ateş, Kur’an’da kadınlara yabancı erkeklerin
ALEYKUM SELAM SAYIN KAMIKAZE;
YAZAR KISI TABIKI YAZISININ POPULARITESINI ARTIRMAK VE ILGI CEKMEK ICIN MERAK UYANDIRICI AYKIRI KELIMELER KULLANMASI BIZLER ICIN SIK OLMASA BILE MEDYA SEKTORU ACISINDAN COK SIRADAN BIR DURUMDUR.
BU NEDENLE MEDYANIN HER KONUYU SOMURMESI GIBI BU KONUYUDA BIR SOMURU ARACI OLARAK KULLANMASI OLARAK ALGILAYABILIRSINIZ.
AMA BIZ BU IGNELEYICI CUMLEYI " MEALLER ARASINDAKI (GORUS) FARKLARI VE NEDENLERI" OLARAK MASAYA YATIRABILIRIZ KI IHTIYACIMIZ DA VAR.
CUBBELI AHMET NAMLI KISININ MUSTAFA ISLAMOGLUNA KARSI ACTIGI TOPYEKUN SAVAS HERKESIN MALUMUDUR.
BU NOKTADA SAVAS KELIMESI ABARTI DEGILDIR, ISABETTIR AMA COK ACIDIR UZUCUDUR....
ZATEN MAKALENIN GIRIZGAHI DA MALUM SAHSIN MUSTAFA ISLAMOGLUNUN YENI CIKARDIGI MEALINE KARSI OLAN ITIRAZLARI ILE BASLAMAKTADIR.
BU ZAVIYEDEN "MEAL SAVASI" TANIMLAMASI DOGRUDUR AMA GENELI KAPSAYICI DEGILDIR. BU AYRI BIR KONUDUR.
GENELDE OLAN ISE; FARKLI BAKIS ACISI VE DURUSU OLAN SAHSIYETLERIN KARSI FIKRE SAHIP KISILERCE CIKARILAN MEALLERI HATALI BULMALARIDIR KI BU IHTILAF YENI DEGILDIR SAVAS HIC DEGILDIR. ISTER INTERNETTEN ISTER DERGI VE GAZETELERDEN TAKIP EDIYORSANIZ MEAL ELESTIRILERINI ZATEN DUYMUSSUNUZDUR.
ELESTIRILER HAKLIDIR HAKSIZDIR MEVZUSUNA GIRMIYORUM. AMA YAPICI MI YIKICI MI OLDUGUNU ONEMSIYORUM.
MEAL; MEALI YAPAN KISININ KENDI ZIHIN DUNYASININ KELIME VE KAVRAMLARINDAN OLUSMAKTADIR. BU NOKTADA HER SAHSIN ZIHIN DUNYASI FARKLILIK ARZ EDECEGI ICIN MEALLER ARASINDA FARKLILIK ARZ ETMESI OLAGANDIR. ONEMLI OLAN KENDI KELIME KAVRAMLARIMIZI KULLANSAK BILE (KI MECBURUZ) TITIZLIKLE UZERINDE DURMAMIZ GEREKEN HUSUS KENDI DUSUNCEMIZI KURANA SOYLETMEK DEGIL CEVIRIYI OBJEKTIF YAPABILMEKTIR.
BU DA ILIM ADAMLARIMIZIN VE DIL BILIMCILERIMIZIN ISI OLDUGU ICIN BIZ OKUYUCU/TAKIPCILERIN YAPABILECEGI BIRSEY YOKTUR
ALTTAKI MAKALEDE BULUNAN GRUPLAMARA BAKARSAK BEN 6 FARKLI GRUBA DAHIL OLUYORUM ZIRA FARKLI MEALLERI TAKIP EDIYORUM.
SAHSI KANATIM ODUR KI MEAL OKUMALARINDA MUTLAKA FARKLI MEALLER ILE KARSILASTIRMA YAPILMALIDIR.
SON OLARAK SU HUSUSTA SIZE SONUNA KADAR KATILIYORUM KI;
DINLER ARASINDA BILE DIYALOGA KALKIP YAHUDI HRISTIYAN ILE BILE DOST OLMAYA CALISILDIGI BI DONEMDE NEDEN KENDI ICIMIZDE DIYALOG KURAMIYORUZ BUNU DUSUNELIM. BIR YAHUDI KADAR DA MI YAKIN DEGILIZ BIRBIRIMIZE ?
BU NEDENLE HANGI FIKRE SAHIP OLURSA OLSUN TUM MUMIN KARDESLERIMIZI RABBIMIZIN BIZE REHBER OLARAK GONDERDIGI KURAN VE ONDER OLARAK GONDERDIGI RESUL ORNEKLIGI TEK CIZGISINDE BIRLESMEYI VE KAYNASMAYI UMUT EDIYORUM.
TEVECCUHUNUZ ICIN BEN TESEKKUR EDER SAYGILARIMI SUNARIM...
ALLAHA EMANET OLUNUZ......
Allah'a ve Resûlü’ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.
"Allah'ı dost edineni dost edineceğime,
Allah'a düşmanlık yapana düşmanlık
yapacağıma dair Allah'a söz verdim." max payna
www.blogcu.com/maxpayna
From: kamikaze_11.09.2...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 12:32:44 +0300
s.a. maxpayna kardeş;
ben bu yazıyı yazan şahısın düşüğncelerine katılmıyorum ki zannediyorum çok kimse de katılmıyordur.
ne demek meal savaşı????*
öle bi şey mi olurmuş....
hiç bi savaş felan yoktur bi çoğunu tanıyan biri olarak öle bi şey yok....
payna kardeş sen de biliyondur elimizdeki meal asıl gerçek meal değil...
günümüz insanının anlayabileceği şekildeki bi mealdir...bu bir.
kaldı ki 100-200 hatta 50 yıl önceki mealler de böle miydi.. tabi ki hayır farklıydı...
bir diğeri arapça da bir kelime bi çok anlamlara geliyo dilin zenginliğinden..
bi de bu kelimeler bir araya gelince kişiler elbette aldıkları eğitimden olsun bulundukları ortamdan olsun elbette farklı manalar çıkarabiliyorlar.
bundan 50-60 yıl sonra KUR'AN daha da iyi anlaşıldığında meali de değişecektir belki de...
SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN KİTAP DEĞİŞİR DEMİYOM DİYEMEM HAŞA VE KELLA..
BİR DE KALDI Kİ BU cemaatlerin çoğu birbiriyle uğraşmazlar bir kaç tanesi hariç...
ki biri yazını başında anlatılan muhterem.... bi çok videolarını izledim sohbetini dinledik...
sence payna kardeş bu ve bunun gibi düşünenler birbirleriyle uğraşacağına HAKKI HAKİKATİ GERÇEĞİ cemaate anlatsalar.
cemaat bu muhteremlerden daha hayırlı güzel sözler vaazlar dinleseler..
ALLAHI RESULÜ S.A.V. DİNLESELER BIRAKSINLAR DA CEMAAT KARAR VERSİN diyorum ben velhasılkelam iş dışardan bilmem hangi elin ülkesinden bakılırsa elbette ççççooo...ooo...kk..kkk farlı bambaşka görülecektir dedim ya içlerinde olan biri olarak pek de öle bi şey yok ben elime geçen her meali okurum şahsen..
payna kardeş varsa yanlışımız düzeltirsen sevinirim bu grupta güzel şeyler paylaşıyon ALLAH RAZI OLSUN İNŞ.. SELAMETLE KAL S.A.
From: maxpa...@hotmail.com
Subject: {Tevhid} Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 08:38:37 +0000
Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!
Cemaatler, para ve güç için Kur'an meali yazma yarışında. Bu meallerdeki hatalarsa İlahiyatçıları çileden çıkarıyor.
Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor?
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 17:30
Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor..
2009-06-28 19:45:14
Adem Demir /Newsweek Türkiye
İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında “Mustafa İslamoğlu’nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ” ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca’nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, “Operasyonel Meal Yazıcılığı” başlıklı makalesinde, “Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu” diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu “cemaat ve tarikatlar İslam’da bölünmeye yol açacak duruma geldi” diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur’an meal ve tefsiri yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) 1998’de tamamlanan bir araştırmasından yola çıkarak “Kur'an Bibliyografyası” isimli bir kitap yazdı. Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
“Meal Kültürümüz” isimli kitabın yazarı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi öderken beyan ettikleri rakamları düşük tutmaları olabilir. Yine de farklı kaynaklardan teyit ettiğimiz
ALEYKUM SELAM SAYIN KAMIKAZE;
YAZAR KISI TABIKI YAZISININ POPULARITESINI ARTIRMAK VE ILGI CEKMEK ICIN MERAK UYANDIRICI AYKIRI KELIMELER KULLANMASI BIZLER ICIN SIK OLMASA BILE MEDYA SEKTORU ACISINDAN COK SIRADAN BIR DURUMDUR.
BU NEDENLE MEDYANIN HER KONUYU SOMURMESI GIBI BU KONUYUDA BIR SOMURU ARACI OLARAK KULLANMASI OLARAK ALGILAYABILIRSINIZ.
AMA BIZ BU IGNELEYICI CUMLEYI " MEALLER ARASINDAKI (GORUS) FARKLARI VE NEDENLERI" OLARAK MASAYA YATIRABILIRIZ KI IHTIYACIMIZ DA VAR.
CUBBELI AHMET NAMLI KISININ MUSTAFA ISLAMOGLUNA KARSI ACTIGI TOPYEKUN SAVAS HERKESIN MALUMUDUR.
BU NOKTADA SAVAS KELIMESI ABARTI DEGILDIR, ISABETTIR AMA COK ACIDIR UZUCUDUR....
ZATEN MAKALENIN GIRIZGAHI DA MALUM SAHSIN MUSTAFA ISLAMOGLUNUN YENI CIKARDIGI MEALINE KARSI OLAN ITIRAZLARI ILE BASLAMAKTADIR.
BU ZAVIYEDEN "MEAL SAVASI" TANIMLAMASI DOGRUDUR AMA GENELI KAPSAYICI DEGILDIR. BU AYRI BIR KONUDUR.
GENELDE OLAN ISE; FARKLI BAKIS ACISI VE DURUSU OLAN SAHSIYETLERIN KARSI FIKRE SAHIP KISILERCE CIKARILAN MEALLERI HATALI BULMALARIDIR KI BU IHTILAF YENI DEGILDIR SAVAS HIC DEGILDIR. ISTER INTERNETTEN ISTER DERGI VE GAZETELERDEN TAKIP EDIYORSANIZ MEAL ELESTIRILERINI ZATEN DUYMUSSUNUZDUR.
ELESTIRILER HAKLIDIR HAKSIZDIR MEVZUSUNA GIRMIYORUM. AMA YAPICI MI YIKICI MI OLDUGUNU ONEMSIYORUM.
MEAL; MEALI YAPAN KISININ KENDI ZIHIN DUNYASININ KELIME VE KAVRAMLARINDAN OLUSMAKTADIR. BU NOKTADA HER SAHSIN ZIHIN DUNYASI FARKLILIK ARZ EDECEGI ICIN MEALLER ARASINDA FARKLILIK ARZ ETMESI OLAGANDIR. ONEMLI OLAN KENDI KELIME KAVRAMLARIMIZI KULLANSAK BILE (KI MECBURUZ) TITIZLIKLE UZERINDE DURMAMIZ GEREKEN HUSUS KENDI DUSUNCEMIZI KURANA SOYLETMEK DEGIL CEVIRIYI OBJEKTIF YAPABILMEKTIR.
BU DA ILIM ADAMLARIMIZIN VE DIL BILIMCILERIMIZIN ISI OLDUGU ICIN BIZ OKUYUCU/TAKIPCILERIN YAPABILECEGI BIRSEY YOKTUR
ALTTAKI MAKALEDE BULUNAN GRUPLAMARA BAKARSAK BEN 6 FARKLI GRUBA DAHIL OLUYORUM ZIRA FARKLI MEALLERI TAKIP EDIYORUM.
SAHSI KANATIM ODUR KI MEAL OKUMALARINDA MUTLAKA FARKLI MEALLER ILE KARSILASTIRMA YAPILMALIDIR.
SON OLARAK SU HUSUSTA SIZE SONUNA KADAR KATILIYORUM KI;
DINLER ARASINDA BILE DIYALOGA KALKIP YAHUDI HRISTIYAN ILE BILE DOST OLMAYA CALISILDIGI BI DONEMDE NEDEN KENDI ICIMIZDE DIYALOG KURAMIYORUZ BUNU DUSUNELIM. BIR YAHUDI KADAR DA MI YAKIN DEGILIZ BIRBIRIMIZE ?
BU NEDENLE HANGI FIKRE SAHIP OLURSA OLSUN TUM MUMIN KARDESLERIMIZI RABBIMIZIN BIZE REHBER OLARAK GONDERDIGI KURAN VE ONDER OLARAK GONDERDIGI RESUL ORNEKLIGI TEK CIZGISINDE BIRLESMEYI VE KAYNASMAYI UMUT EDIYORUM.
TEVECCUHUNUZ ICIN BEN TESEKKUR EDER SAYGILARIMI SUNARIM...
ALLAHA EMANET OLUNUZ......
Allah'a ve Resûlü’ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.
"Allah'ı dost edineni dost edineceğime,
Allah'a düşmanlık yapana düşmanlık
yapacağıma dair Allah'a söz verdim." max payna
www.blogcu.com/maxpayna
From: kamikaze_11.09.2...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 12:32:44 +0300
s.a. maxpayna kardeş;
ben bu yazıyı yazan şahısın düşüğncelerine katılmıyorum ki zannediyorum çok kimse de katılmıyordur.
ne demek meal savaşı????*
öle bi şey mi olurmuş....
hiç bi savaş felan yoktur bi çoğunu tanıyan biri olarak öle bi şey yok....
payna kardeş sen de biliyondur elimizdeki meal asıl gerçek meal değil...
günümüz insanının anlayabileceği şekildeki bi mealdir...bu bir.
kaldı ki 100-200 hatta 50 yıl önceki mealler de böle miydi.. tabi ki hayır farklıydı...
bir diğeri arapça da bir kelime bi çok anlamlara geliyo dilin zenginliğinden..
bi de bu kelimeler bir araya gelince kişiler elbette aldıkları eğitimden olsun bulundukları ortamdan olsun elbette farklı manalar çıkarabiliyorlar.
bundan 50-60 yıl sonra KUR'AN daha da iyi anlaşıldığında meali de değişecektir belki de...
SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN KİTAP DEĞİŞİR DEMİYOM DİYEMEM HAŞA VE KELLA..
BİR DE KALDI Kİ BU cemaatlerin çoğu birbiriyle uğraşmazlar bir kaç tanesi hariç...
ki biri yazını başında anlatılan muhterem.... bi çok videolarını izledim sohbetini dinledik...
sence payna kardeş bu ve bunun gibi düşünenler birbirleriyle uğraşacağına HAKKI HAKİKATİ GERÇEĞİ cemaate anlatsalar.
cemaat bu muhteremlerden daha hayırlı güzel sözler vaazlar dinleseler..
ALLAHI RESULÜ S.A.V. DİNLESELER BIRAKSINLAR DA CEMAAT KARAR VERSİN diyorum ben velhasılkelam iş dışardan bilmem hangi elin ülkesinden bakılırsa elbette ççççooo...ooo...kk..kkk farlı bambaşka görülecektir dedim ya içlerinde olan biri olarak pek de öle bi şey yok ben elime geçen her meali okurum şahsen..
payna kardeş varsa yanlışımız düzeltirsen sevinirim bu grupta güzel şeyler paylaşıyon ALLAH RAZI OLSUN İNŞ.. SELAMETLE KAL S.A.
From: maxpa...@hotmail.com
Subject: {Tevhid} Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 08:38:37 +0000
Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!
Cemaatler, para ve güç için Kur'an meali yazma yarışında. Bu meallerdeki hatalarsa İlahiyatçıları çileden çıkarıyor.
Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor?
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 17:30
Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor..
2009-06-28 19:45:14
Adem Demir /Newsweek Türkiye
İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında “Mustafa İslamoğlu’nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ” ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca’nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, “Operasyonel Meal Yazıcılığı” başlıklı makalesinde, “Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu” diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu “cemaat ve tarikatlar İslam’da bölünmeye yol açacak duruma geldi” diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur’an meal ve tefsiri yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) 1998’de tamamlanan bir araştırmasından yola çıkarak “Kur'an Bibliyografyası” isimli bir kitap yazdı. Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
“Meal Kültürümüz” isimli kitabın yazarı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun
Rahatsızlığınız var ise bu durumu bize değil yönetici arkadaşlara iletiniz. Zira mailleri onaylayan, yayınlayan mercii onlardır ve onların izni-onayı olmadan hiçbir mail grupta yayınlanmaz, size ulaşmaz. Yönetici arkadaşlar gerekli ise gereken müdahaleyi yapacaktır.
Sayın tevhidgrup yöneticileri;
Hiçbir mail grubunda maillere cevap yazmanın karşılıklı (kısa süreli) konuşmanın yasak olduğuna şahid olmadım. Ama eğer SADECE BU GRUPTA paylaşılmış herhangi bir mail ile ilgili yorum, fikir, görüş belirtmek yasak ise benim üyeligimi iptal ediniz böyle baskıcı ve yasakçı; fikirlerin beyan edilmediği platformlarda bulunmak istemem....
Rahatsızlık verdim ise hakkınızı helal ediniz saygılarımla....
39-ZUMER - 18
Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar.
İşte onlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sahipleridir.
"Allah'ı dost edineni dost edineceğime,
Allah'a düşmanlık yapana düşmanlık
yapacağıma dair Allah'a söz verdim." max payna
www.blogcu.com/maxpayna
1. Yayınlanmak üzere gönderilen ve yayına verilen iletilerin,TÜM SORUMLULUĞU gönderene aittir. Grup sahipleri , yetkilileri hiçbir sorumluluk yüklenmeyecektir…Yayınlanan yorumlar yorum sahiplerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır...
2 . Defalarca forward edilmis yazilarin basina gelen '> RE FW ' vs. isaretlerini ve mesaj içindeki mail adreslerini lütfen temizleyiniz...Başlığındaki ekler ve içeriğindeki mail ile alakası olmayan yazılar ve mail adresleri temizlenmeyen iletiler Kesinlik ile Yayınlanmayacaktır....
2 - a ) . Maillerinizdeki Ayet-i Kerime'lerin sure ve Ayet Numaralarını Hadis-i Şerifleri Rivayet eden Sahabi veya kaynağını güzel sözü söyleyenin ismini belirtiniz kaynaksız ve alıntı adresleri olmayan mailler Video pps (slayt ) dosyaları grubumuzda Kesinlik ile yayınlanmayacaktır...Lütfen videoların İnternetteki linklerini yayınlayınız...( Bu dosyaların içeriğini yönetici görmüş ise Yayınlanabilir..)
2 - b ) Başka bir siteye yönlendirilen içeriğinde kısa bir yazı ve yönlendirme linki olan ve yazının devamı için tıklayınız yazan mailler Kesinlik ile yayınlanmayacaktır...
3. Lutfen ikilemde kaldiginiz konular olursa ve tartisma israrinizi frenleyemiyorsaniz bunu karsi tarafla ozel mailinizden surdurunuz. Aksi taktirde Grubun vaktini luzumsuz yere almakta israr eden mail adresi ve iletiler modereye alinacak ve ilgili mesaj(lar) grupta yayinlanmayacaktir.
4. Eger hotmail msn gibi kapasitesi dusuk, mynet Yahoo gibi Türkçe karakter uyumsuzluğu sorunu yaşadığınız mail adresleri kullaniyorsaniz,gmail davetiyesi isteyin yada http://www.gmail.com adresinden yeni mail adresi alınız veya baska kapasitesi yuksek bir mail adresiniz ile uye olunuz....
5. Müslüman alimlerini ,müslümanları ve Türkiye Cumhuriyetini asagilayici ,Türkiye Cumhuriyeti Sınırları İçerisinde yaşayan herhangi bir ırkı, mezhebi küçük düşürücü aşağılayıcı iletiler atmak Yasaktır... bu iletileri atanlar herhangi bir uyarı almadan süresiz olarak yasaklanacaktır....
6. Başka bir grubun reklamını gizli veya aşikar olarak yayınlamak Kesinlik ile yasaktır...
7. Sıralı mailler göndermemeye özen gösteriniz Dikkate alınacağını düşüntüğünüz mailleri en az'a indirin ve öylece atın. Her Üyemizin En Fazla 3 (üç ) Maili Grubumuzda Yayınlanacaktır....
8. Grup'ta No- Mail olmak yasaktır. Özel nedenler dışında lütfen üyeliklerinize dikkat edin. Çok üye görüntüsü vermek değil paylaşan ve yorumlayan bir grup oluşturmaktır amacımız...
9. Grup yetkilileri mesaj / üye silme / değiştirme hakkını saklı tutar. Bu hakları kullanmak Grup yetkilisinin inisiyatifindedir. Üyeler Grubumuza bu kuralı kabul etmek kaydıyla katılabilirler.Grup adına olumsuz görülen üyelikleri silme konusunda tartışmasız haber vermeksizin gereğini yapma Yetkisi vardır.
10. Mail gönderirken veya cevap yazarken lütfen büyük harf kullanmaynız...( özel isimler ve satır başları hariç..)
11. Asagidaki maddelerden biri veya birden fazlasi kural ihlaline yol acar:
a) Cinsel/pornografik içerik oluşturmak
b) Tehlikeli ve iğrendirici içerik
c) Nefret içeren
d) Insan haklarına aykırı
e) Tehlikeli ve zararlı eylem
f) Birey, grup ve kisilik haklarina saldiri
g) Ilaç satışı veya değiş tokuşu h) Telif haklarına ihlâl etmek
i) Spam ve istenmeyen e-posta
j) Phishing ve/yahu
k) Uyuşturucu ve yasak madde
Maillerime Yanıtlarınızı Lütfen islamportali...@gmail.com Adresine Yollayınız...
Islamportali...@gmail.com Please reply to my e-mail address to send the ...
_________________________________________________________________
Live.com'u deneyin - hızlı ve kişiselleştirilmiş giriş sayfanızla istediğiniz her şey tek bir yerde.
http://www.live.com/getstarted
Kur'an-ı Kerim hiç şüphesiz ve tartışmasız arapçadır.Bazı ayetler müfessirler tarafından farklı olarak yorumlansada anlam olarak hepsi birdir ve hepsi aynı anlama gelir.Farklı anlama gelmesi birbirleriyle çatışması ise mümkün değildir.Eğer sizin belirtmiş olduğunuz gibi Allah'ın Kelamında ayrımcılığa düşülüyorsa durum gerçekten vahimdir.Tabi burdaki amaç ve niyyette çok önemlidir.Örneğin anne-baba evladları arasında kasıtlı olarak ayrımcılık yapamaz.Fakat kız sevgisi ağır olan kız,erkek sevgisi ağır olan ise erkek evladını çok aşırıya kaçmadan daha fazla sevebilir.Kur'an meâli konusunda da insanlar hangisini daha kolay ve rahat anlayabiliyorsa o meâili okuyabilir.Fakat bu benim şeyhimin, efendimin, hocamın vs.meâlidir ben bundan başkasına bakmam okumam demek büyük bir hatadır ve tarifi imkansız bir kayıptır.Her hangi bir maddi kazanç için bu kadar şerefli bir işe baş koyanlar ise Firavun'dan daha tehlikelidirler.Unutmayalım ki Kur'an Allah cc Kelamıdır ve Kur'an'ın sahibide bellidir ve tektir. Oda şeksiz şüphesiz yanlızca Allahu Teala'dır...(azze ve celle)
Not:Kur'an'ı Kerim meâl çalışmalarında başta Diyanet işlerinin çalışmaları olmak üzere hemen hemen hepsine bakma fırsatım oldu.En çok istifade ettiğim meâl çalışması ise 1998 yılında Kur'anı Azimüşşan ve açıklamalı meali adıyla hazırlanan ve yayınlanan Prof.Dr Suat Yıldırım'ın çalışması oldu...Saygılar
From: kamikaze_11.09.2...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 12:32:44 +0300
s.a. maxpayna kardeş;
ben bu yazıyı yazan şahısın düşüğncelerine katılmıyorum ki zannediyorum çok kimse de katılmıyordur.
ne demek meal savaşı????*
öle bi şey mi olurmuş....
hiç bi savaş felan yoktur bi çoğunu tanıyan biri olarak öle bi şey yok....
payna kardeş sen de biliyondur elimizdeki meal asıl gerçek meal değil...
günümüz insanının anlayabileceği şekildeki bi mealdir...bu bir.
kaldı ki 100-200 hatta 50 yıl önceki mealler de böle miydi.. tabi ki hayır farklıydı...
bir diğeri arapça da bir kelime bi çok anlamlara geliyo dilin zenginliğinden..
bi de bu kelimeler bir araya gelince kişiler elbette aldıkları eğitimden olsun bulundukları ortamdan olsun elbette farklı manalar çıkarabiliyorlar.
bundan 50-60 yıl sonra KUR'AN daha da iyi anlaşıldığında meali de değişecektir belki de...
SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN KİTAP DEĞİŞİR DEMİYOM DİYEMEM HAŞA VE KELLA..
BİR DE KALDI Kİ BU cemaatlerin çoğu birbiriyle uğraşmazlar bir kaç tanesi hariç...
ki biri yazını başında anlatılan muhterem.... bi çok videolarını izledim sohbetini dinledik...
sence payna kardeş bu ve bunun gibi düşünenler birbirleriyle uğraşacağına HAKKI HAKİKATİ GERÇEĞİ cemaate anlatsalar.
cemaat bu muhteremlerden daha hayırlı güzel sözler vaazlar dinleseler..
ALLAHI RESULÜ S.A.V. DİNLESELER BIRAKSINLAR DA CEMAAT KARAR VERSİN diyorum ben velhasılkelam iş dışardan bilmem hangi elin ülkesinden bakılırsa elbette ççççooo...ooo...kk..kkk farlı bambaşka görülecektir dedim ya içlerinde olan biri olarak pek de öle bi şey yok ben elime geçen her meali okurum şahsen..
payna kardeş varsa yanlışımız düzeltirsen sevinirim bu grupta güzel şeyler paylaşıyon ALLAH RAZI OLSUN İNŞ.. SELAMETLE KAL S.A.
From: maxpa...@hotmail.com
Subject: {Tevhid} Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 08:38:37 +0000
Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!
Cemaatler, para ve güç için Kur'an meali yazma yarışında. Bu meallerdeki hatalarsa İlahiyatçıları çileden çıkarıyor.
Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor?
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 17:30
Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor..
2009-06-28 19:45:14
Adem Demir /Newsweek Türkiye
İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında “Mustafa İslamoğlu’nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ” ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca’nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, “Operasyonel Meal Yazıcılığı” başlıklı makalesinde, “Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu” diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu “cemaat ve tarikatlar İslam’da bölünmeye yol açacak duruma geldi” diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur’an meal ve tefsiri yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) 1998’de tamamlanan bir araştırmasından yola çıkarak “Kur'an Bibliyografyası” isimli bir kitap yazdı. Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
“Meal Kültürümüz” isimli kitabın yazarı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi öderken beyan ettikleri rakamları düşük tutmaları olabilir. Yine de farklı kaynaklardan teyit ettiğimiz bilgilere göre uzun süredir piyasada olan Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen’in mealleri, birer milyondan fazla sattı. Yarım milyonu deviren meallerin sayısı da azımsanamaz. İşaret Yayınları’nın bir yetkilisi, Muhammed Esed’in “Kur'an Mesajı” mealinin 500 binden çok sattığını söylüyor. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe çeviri)” kitabı 150 baskı yaptı. Bu da 500 bin civarında bir satışa tekabül ediyor. Prof. Suat Yıldırım ve Prof. Süleyman Ateş’in mealleri de çok satanlardan. Bu arada devletin en yüksek dini kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı da farklı kişilere meal yazdırıyor. Bir heyet tarafından kaleme alınan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkarılan “Kur’an-ı Kerim Meali” ve yine Diyanet tarafından bastırılan Prof. Dr. Halil Altuntaş ile Dr. Muzaffer Şahin imzalı aynı adlı eser de çok satanların başında.
Türkiye’de mealciliğin yaygınlaşmasının birçok nedeni var. İlahiyatçılara göre “ticari amaçlar,” “kariyer yapma” ve “gruba mensubiyet” bu nedenlerin başında geliyor. Tahminen Türkiye’de yılda 650 - 700 bin adet meal okuyucuyla buluşuyor. Cep, orta, büyük boyları bulunan bu meallerin fiyatlarının 25 ila 100 lira arasında değiştiğini söylersek işin ticari boyutu ortaya çıkmış olur. Bunun yanında, her cemaat ve dinî hareketin kendine ait bir meale sahip olma isteği de piyasada çok sayıda farklı mealin bulunmasında önemli bir faktör. Dr. Sifil, “Her cemaat ve tarikatın kendine göre bir İslam anlayışı, kabul ve retleri var. Böyle olunca her cemaat kendi İslam şablonunu, Kur’an üzerinde bir meşruiyete kavuşturmak istiyor. Bunun en iyi yolu da meal yazmak”
*karacicegim isimli **kardeşimizin mailini ve max payne kullanıcı isimli
kardeşimin maillerinide ben onayladım...her iletiyide ben onaylıyorum...
Grup kurallarının üçüncü sırasında belirttiğimiz üzere tartışmalar uzar ise
ve tartımalar artık frenlemeyecek düzeye ulaşırsa maillerin ulaşmasını
engelliyoruz yönetim olarak...
Max payne kardeşim grubumuz içerisindeki kurallar kardeşlerimizi sıkmak
üzmek için değildir aksine grubumuzda yayınlanmak için gönderilen iletilerin
daha sağlıklı ve sağlam kaynaklar ile doğru olarak siz değerli
kardeşlerimize iletilmesidir...herkes fikrini belirtmekte özgürdür ama
burada ki kurallar çerçevesinde...şimdi birisi çıkarda fikrini beyan ederken
hakaret ederse bu yönetim tarafından onaylanmaz ve bizcede fikir özgürlüğüne
girmez...
hatırlarsanız bu güne kadar sizin hiç bir iletinizi yasaklamadık veya cevap
verme hakkınızı engellemedik ki kimseninde bu haklarını engellemeyiz...zaten
grupların amacıda konular hakkında fikir alışverişi ve istişare
içindir...yoksa bol bol mail göndererek çok fazla bişey öğrenileceği
kanısında değilim...*
*
Biz yönetim olarak hiç bir kardeşimizin gruptan ayrılmasını bırakın
üzülmesini dahi istemeyiz mümkün olduğunca içeriğini okuyabildiğimiz ve
içeriğini görebildiğimiz maillere izin vermeye çalışıyoruz ama kaynaksız hiç
bir mesnedi olmayan ve hakaretler ile dolu olan iletileri yayınlamıyoruz
eğerki bu tür iletiler yasakçılığa giriyor ise evet maalesef
yasakçıyız...:)) :))
karacicegim isimli kardeşimiz rahatsızlığını grup yönetimine direkt olarak
bildirmediğinden iletisine izin verilmiştir...eğerki rahatsızlığını drekt
olarak biz yönetime belirtmiş olsatdı zaten kendisine gerekli açıklama en
güzel şekilde yapılırdı...
Saygılarımla...
*
2 Temmuz 2009 18:12 tarihinde max payne <maxpa...@hotmail.com> yazdı:
> Rahatsızlığınız var ise bu durumu *bize değil yönetici arkadaşlara
> iletiniz.* Zira mailleri onaylayan, yayınlayan mercii onlardır ve onların
> izni-onayı olmadan hiçbir mail grupta yayınlanmaz, size ulaşmaz. Yönetici
> arkadaşlar gerekli ise gereken müdahaleyi yapacaktır.
> *Sayın tevhidgrup yöneticileri;*
> Hiçbir mail grubunda maillere cevap yazmanın karşılıklı (kısa süreli)
> konuşmanın yasak olduğuna şahid olmadım. Ama eğer *SADECE BU GRUPTA*paylaşılmış herhangi bir mail ile ilgili yorum, fikir,
> *görüş belirtmek yasak ise benim üyeligimi iptal ediniz* böyle baskıcı ve
> yasakçı; fikirlerin beyan edilmediği platformlarda bulunmak istemem....
> Rahatsızlık verdim ise hakkınızı helal ediniz saygılarımla....
> *39-ZUMER - 18*
> Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar.
> İşte onlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar
> sağduyu sahipleridir.
> "Allah'ı dost edineni dost edineceğime,
> Allah'a düşmanlık yapana düşmanlık
> yapacağıma dair Allah'a söz verdim."
> *max payna
> *www.blogcu.com/maxpayna
> **
> *
> 1. Yayınlanmak üzere gönderilen ve yayına verilen iletilerin,TÜM
> SORUMLULUĞU gönderene aittir. Grup sahipleri , yetkilileri hiçbir
> sorumluluk yüklenmeyecektir…Yayınlanan yorumlar yorum sahiplerinin kişisel
> görüşlerini yansıtmaktadır...*** **
> *
> *
> *2 . Defalarca forward edilmis yazilarin basina gelen '> RE FW ' vs.
> isaretlerini ve mesaj içindeki mail adreslerini lütfen
> temizleyiniz...Başlığındaki ekler ve içeriğindeki mail ile alakası olmayan
> yazılar ve mail adresleri temizlenmeyen iletiler Kesinlik ile
> Yayınlanmayacaktır....*
> *
> *
> *2 - a ) . Maillerinizdeki Ayet-i Kerime'lerin sure ve Ayet Numaralarını
> Hadis-i Şerifleri Rivayet eden Sahabi veya kaynağını güzel sözü söyleyenin
> ismini belirtiniz kaynaksız ve alıntı adresleri olmayan mailler Video pps
> (slayt ) dosyaları grubumuzda Kesinlik ile yayınlanmayacaktır...Lütfen
> videoların İnternetteki linklerini yayınlayınız...( Bu dosyaların içeriğini
> yönetici görmüş ise Yayınlanabilir..)*
> * 2 - b ) Başka bir siteye yönlendirilen içeriğinde kısa bir yazı
> ve yönlendirme linki olan ve yazının devamı için tıklayınız yazan mailler
> Kesinlik ile yayınlanmayacaktır...*** **
> **
> **
> *3. Lutfen ikilemde kaldiginiz konular olursa ve tartisma israrinizi
> frenleyemiyorsaniz bunu karsi tarafla ozel mailinizden surdurunuz. Aksi
> taktirde Grubun vaktini luzumsuz yere almakta israr eden mail adresi ve
> iletiler modereye alinacak ve ilgili mesaj(lar) grupta yayinlanmayacaktir.
> *
> **
> *
> *
> *4. Eger hotmail msn gibi kapasitesi dusuk, mynet Yahoo gibi Türkçe
> karakter uyumsuzluğu sorunu yaşadığınız mail adresleri kullaniyorsaniz,gmail
> davetiyesi isteyin yada http://www.gmail.com adresinden yeni mail adresi
> alınız veya baska kapasitesi yuksek bir mail adresiniz ile uye olunuz....*
> **
> *
> *
> *5. Müslüman alimlerini **,**müslümanları ve Türkiye Cumhuriyetini
> asagilayici ,Türkiye Cumhuriyeti Sınırları İçerisinde yaşayan **herhangi
> bir ırkı, mezhebi küçük düşürücü aşağılayıcı iletiler atmak Yasaktır...
> bu iletileri atanlar herhangi bir uyarı almadan süresiz olarak
> yasaklanacaktır....
> *
> * *
> *6. Başka bir grubun reklamını gizli veya aşikar olarak yayınlamak
> Kesinlik ile yasaktır...*
> * *
> *7. Sıralı mailler göndermemeye özen gösteriniz Dikkate alınacağını
> düşüntüğünüz mailleri en az'a indirin ve öylece atın. Her Üyemizin En
> Fazla 3 (üç ) Maili Grubumuzda Yayınlanacaktır....
> *
> * *
> **
> *8. Grup'ta No- Mail olmak yasaktır. Özel nedenler dışında lütfen
> üyeliklerinize dikkat edin. Çok üye görüntüsü vermek değil paylaşan ve
> yorumlayan bir grup oluşturmaktır amacımız...*
> * *
> *9. Grup yetkilileri mesaj / üye silme / değiştirme hakkını saklı tutar.
> Bu hakları kullanmak Grup yetkilisinin inisiyatifindedir. Üyeler Grubumuza
> bu kuralı kabul etmek kaydıyla katılabilirler.**Grup adına olumsuz görülen
> üyelikleri silme konusunda tartışmasız haber vermeksizin gereğini yapma
> Yetkisi vardır.*
> *10. Mail gönderirken veya cevap yazarken lütfen büyük harf
> kullanmaynız...( özel isimler ve satır başları hariç..)
> *
> *11. **Asagidaki maddelerden biri veya birden fazlasi kural ihlaline yol
> acar:
> a) Cinsel/pornografik içerik oluşturmak
> b) Tehlikeli ve iğrendirici içerik
> c) Nefret içeren
> d) Insan haklarına aykırı
> e) Tehlikeli ve zararlı eylem
> f) Birey, grup ve kisilik haklarina saldiri
> g) Ilaç satışı veya değiş tokuşu
> h) Telif haklarına ihlâl etmek
> i) Spam ve istenmeyen e-posta
> j) Phishing ve/yahu
> k) Uyuşturucu ve yasak madde*
> *
> Maillerime Yanıtlarınızı Lütfen islamportali...@gmail.com Adresine
> Yollayınız...
> Islamportali...@gmail.com Please reply to my e-mail address to send the
> ...
-- DEVAM EDECEK İNŞALLAH...
Bir Sonraki Konu Başlığımız...:
Maillerime Yanıtlarınızı Lütfen islamportali...@gmail.com Adresine
Yollayınız...
Islamportali...@gmail.com Please reply to my e-mail address to send the ...
2001 yılının Mart ayında “Afganistan’daki Buda heykelleri yıkılıyor” diyerek ayağa kalkan dünya, aynı Budistlerin Tayland’da Müslümanlara karşı uyguladığı vahşete gıkını çıkarmıyor
Bir zamanlar Patani İslâm Krallığı’nın yönetimi altında barış ve huzur içinde hayatlarını sürdüren Patanili Müslümanlar, toprakları Budist Tayland Ordusu tarafından işgal edildikten sonra acı dolu günler yaşamaya başladılar. 5 milyon Müslümanın yaşadığı Patani’de toplama kamplarında tutulan yüzlerce genç kıza askerler tarafından tecavüz ediliyor, âlimler katlediliyor, camiler ateşe veriliyor, gözaltına alınan insanlardan bir daha haber alınamıyor.
DÜNYA UMURSAMIYOR!
Patani’deki toplama kamplarında 30 bini aşkın insan bulunurken, başta Müslüman halklar, Birleşmiş Milletler ve İslâm Konferansı Örgütü olmak üzere dünya Patani’de yaşananlar karşısında sessiz kalmaya devam ediyor. Tayland hükümeti, yakınları katledilen Patanili Müslümanların gösteri yapmalarına izin vermiyor. Patanililer tarafından düzenlenen gösteriler, son derece sert bir şekilde bastırılıyor.
Bir zamanlar Patani İslâm Krallığı'nın yönetimi altında barış ve huzur içinde hayatlarını sürdüren Patanili Müslümanlar, toprakları Budist Tayland Ordusu tarafından işgal edildikten sonra acı dolu günler yaşamaya başladılar. 5 milyon Müslümanın yaşadığı Patani'de toplama kamplarında tutulan yüzlerce genç kıza askerler tarafından tecavüz ediliyor, alimler katlediliyor, camiler ateşe veriliyor, gözaltına alınan insanlardan bir daha haber alınamıyor. Patani'deki toplama kamplarında 30 bini aşkın insan bulunurken, başta Müslüman Halklar, Birleşmiş Milletler Örgütü ve İslâm Konferansı Örgütü olmak üzere dünya Patani'de yaşananlar karşısında sessiz kalmaya devam ediyor.
Tayland askerleri, Patanililere yönelik gerçekleştirdikleri saldırılarda özellikle alimleri ve cami imamlarını hedef seçiyorlar. 2004 yılından beri Tayland Yönetimi tarafından sıkıyönetim uygulanan Patani'de son 5 yılda 3500'den fazla Patanili, Budist askerler tarafından katledildi. Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen katliam ve işkencelerde sınır tanımayan Tayland yönetiminin dünyadaki en iyi müttefiği Amerika ve İsrail. İsrail'de belli bir süre eğitim gören Tayland askerleri daha sonra görev yeri olarak Patani'ye gönderiliyorlar. Tayland hükümeti yer altı kaynakları bakımından son derece zengin olan Patani'yi tamamen Budistleştirmek istiyor. Patanililerden topraklarını terk etmelerini isteyen Tayland yönetimi, bölgeyi Budistleştirmek için şiddet ve katliamı bir araç olarak kullanıyor. Patani'de gerçekleşen ölüm vakaları nedeniyle şikâyette bulunulacak herhangi bir merci yok. Yakınları katledilen Patanililer, Tayland hükümetine şikâyette bulunduklarında çoğu zaman tehdit edilip gözaltına alınıyorlar. Tayland hükümeti, Patanili Müslümanların gösteri yapmalarına da izin vermiyor. Patanililer tarafından düzenlenen gösteriler son derece sert bir şekilde bastırılıyor.
Etiketler: tayland busit vahşet müslümanlar
cemaatlere değil Alalhın resülü zaten hepsini açıklamış ayetlere bak.oda olmadı ise İslam alimleri zaten bu güne pek bi şey bırakmadan açıklamışlar 80 li 90 lı yılların misyoner kişileri tarafından yazılan eserlere değil imamı AZam gibi İmamı yusuf gibi o mübarek zatların eserlerine bakmak gerekir onlar daha sahih fetvalar vermiişler.... niyetler bozuk olunca her yöne çekmek kolay oluyor. sağa sola dil uzatmaktan ziyade her -kes kendine bakmalı bu mübarek günleri fırsat bilip gereken neyse yapmalı dedi koduları bırakalım vazifemiz belli
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: FW: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 17:22:46 +0200
Kur'an-ı Kerim hiç şüphesiz ve tartışmasız arapçadır.Bazı ayetler müfessirler tarafından farklı olarak yorumlansada anlam olarak hepsi birdir ve hepsi aynı anlama gelir.Farklı anlama gelmesi birbirleriyle çatışması ise mümkün değildir.Eğer sizin belirtmiş olduğunuz gibi Allah'ın Kelamında ayrımcılığa düşülüyorsa durum gerçekten vahimdir.Tabi burdaki amaç ve niyyette çok önemlidir.Örneğin anne-baba evladları arasında kasıtlı olarak ayrımcılık yapamaz.Fakat kız sevgisi ağır olan kız,erkek sevgisi ağır olan ise erkek evladını çok aşırıya kaçmadan daha fazla sevebilir.Kur'an meâli konusunda da insanlar hangisini daha kolay ve rahat anlayabiliyorsa o meâili okuyabilir.Fakat bu benim şeyhimin, efendimin, hocamın vs.meâlidir ben bundan başkasına bakmam okumam demek büyük bir hatadır ve tarifi imkansız bir kayıptır.Her hangi bir maddi kazanç için bu kadar şerefli bir işe baş koyanlar ise Firavun'dan daha tehlikelidirler.Unutmayalım ki Kur'an Allah cc Kelamıdır ve Kur'an'ın sahibide bellidir ve tektir. Oda şeksiz şüphesiz yanlızca Allahu Teala'dır...(azze ve celle)
Not:Kur'an'ı Kerim meâl çalışmalarında başta Diyanet işlerinin çalışmaları olmak üzere hemen hemen hepsine bakma fırsatım oldu.En çok istifade ettiğim meâl çalışması ise 1998 yılında Kur'anı Azimüşşan ve açıklamalı meali adıyla hazırlanan ve yayınlanan Prof.Dr Suat Yıldırım'ın çalışması oldu...Saygılar
From: kamikaze_11.09.2...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 12:32:44 +0300
s.a. maxpayna kardeş;
ben bu yazıyı yazan şahısın düşüğncelerine katılmıyorum ki zannediyorum çok kimse de katılmıyordur.
ne demek meal savaşı????*
öle bi şey mi olurmuş....
hiç bi savaş felan yoktur bi çoğunu tanıyan biri olarak öle bi şey yok....
payna kardeş sen de biliyondur elimizdeki meal asıl gerçek meal değil...
günümüz insanının anlayabileceği şekildeki bi mealdir...bu bir.
kaldı ki 100-200 hatta 50 yıl önceki mealler de böle miydi.. tabi ki hayır farklıydı...
bir diğeri arapça da bir kelime bi çok anlamlara geliyo dilin zenginliğinden..
bi de bu kelimeler bir araya gelince kişiler elbette aldıkları eğitimden olsun bulundukları ortamdan olsun elbette farklı manalar çıkarabiliyorlar.
bundan 50-60 yıl sonra KUR'AN daha da iyi anlaşıldığında meali de değişecektir belki de...
SAKIN YANLIŞ ANLAMAYIN KİTAP DEĞİŞİR DEMİYOM DİYEMEM HAŞA VE KELLA..
BİR DE KALDI Kİ BU cemaatlerin çoğu birbiriyle uğraşmazlar bir kaç tanesi hariç...
ki biri yazını başında anlatılan muhterem.... bi çok videolarını izledim sohbetini dinledik...
sence payna kardeş bu ve bunun gibi düşünenler birbirleriyle uğraşacağına HAKKI HAKİKATİ GERÇEĞİ cemaate anlatsalar.
cemaat bu muhteremlerden daha hayırlı güzel sözler vaazlar dinleseler..
ALLAHI RESULÜ S.A.V. DİNLESELER BIRAKSINLAR DA CEMAAT KARAR VERSİN diyorum ben velhasılkelam iş dışardan bilmem hangi elin ülkesinden bakılırsa elbette ççççooo...ooo...kk..kkk farlı bambaşka görülecektir dedim ya içlerinde olan biri olarak pek de öle bi şey yok ben elime geçen her meali okurum şahsen..
payna kardeş varsa yanlışımız düzeltirsen sevinirim bu grupta güzel şeyler paylaşıyon ALLAH RAZI OLSUN İNŞ.. SELAMETLE KAL S.A.
From: maxpa...@hotmail.com
Subject: {Tevhid} Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 08:38:37 +0000
Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!
Cemaatler, para ve güç için Kur'an meali yazma yarışında. Bu meallerdeki hatalarsa İlahiyatçıları çileden çıkarıyor.
Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor?
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 17:30
Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor..
2009-06-28 19:45:14
Adem Demir /Newsweek Türkiye
İstanbul Fatih’te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin “sapkın ve tehlikeli olduğunu” belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında “Mustafa İslamoğlu’nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ” ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca’nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu’nun lideri Mustafa İslamoğlu’nun yazdığı bir Kur’an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu’nun “Hayat Kitabı Kur’an/Gerekçeli Meal” kitabıyla “İslam ve Müslümanlar’a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970’lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye’de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, “Operasyonel Meal Yazıcılığı” başlıklı makalesinde, “Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu” diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu “cemaat ve tarikatlar İslam’da bölünmeye yol açacak duruma geldi” diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam’ın ilk kaynağı tartışmasız Kur’an-ı Kerim. Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur’an’ın birebir Türkçe açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur’an olarak kabul edilmiyor. Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur’an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur’an ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur’an meal ve tefsiri yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye’de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) 1998’de tamamlanan bir araştırmasından yola çıkarak “Kur'an Bibliyografyası” isimli bir kitap yazdı. Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur’ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
“Meal Kültürümüz” isimli kitabın yazarı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi öderken beyan ettikleri rakamları düşük tutmaları olabilir. Yine de farklı kaynaklardan teyit ettiğimiz bilgilere göre uzun süredir piyasada olan Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen’in mealleri, birer milyondan fazla sattı. Yarım milyonu deviren meallerin sayısı da azımsanamaz. İşaret Yayınları’nın bir yetkilisi, Muhammed Esed’in “Kur'an Mesajı” mealinin 500 binden çok sattığını söylüyor. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe çeviri)” kitabı 150 baskı yaptı. Bu da 500 bin civarında bir satışa tekabül ediyor. Prof. Suat Yıldırım ve Prof. Süleyman Ateş’in mealleri de çok satanlardan. Bu arada devletin en yüksek dini kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı da farklı kişilere meal yazdırıyor. Bir heyet tarafından kaleme alınan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkarılan “Kur’an-ı Kerim Meali” ve yine Diyanet tarafından bastırılan Prof. Dr. Halil Altuntaş ile Dr. Muzaffer Şahin imzalı aynı adlı eser de çok satanların başında.
Türkiye’de mealciliğin yaygınlaşmasının birçok nedeni var.
Buradaki konu cemaatler arası tercih edilen Kur'anı Kerim meâli ile ilgiliydi.Fakat sizin vermiş olduğunuz cevabın konu ile uzaktan yakından hiç bir alakası yok ki.Tabiki vazifemiz belli.Zaten aksini iddia eden de olmadı.Benim anlamadığım bu Kur'anı herkes kafasına göre mi yorumluyor.Ayetin meâli kişiden kişiye değişiyor mu..?Örnek vermek gerekirse nüfus cüzdanında ismi ALİ olan bir kişiye halk arasında VELİ denmesi o kişinin ALİ olan asıl ismini değiştirir mi..?Saygılar
From: h.onder...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 00:31:46 +0300
cemaatlere değil Alalhın resülü zaten hepsini açıklamış ayetlere bak.oda olmadı ise İslam alimleri zaten bu güne pek bi şey bırakmadan açıklamışlar 80 li 90 lı yılların misyoner kişileri tarafından yazılan eserlere değil imamı AZam gibi İmamı yusuf gibi o mübarek zatların eserlerine bakmak gerekir onlar daha sahih fetvalar vermiişler.... niyetler bozuk olunca her yöne çekmek kolay oluyor. sağa sola dil uzatmaktan ziyade her -kes kendine bakmalı bu mübarek günleri fırsat bilip gereken neyse yapmalı dedi koduları bırakalım vazifemiz belli
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: FW: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 17:22:46 +0200
Kur'an-ı Kerim hiç şüphesiz ve tartışmasız arapçadır.Bazı ayetler müfessirler tarafından farklı olarak yorumlansada anlam olarak hepsi birdir ve hepsi aynı anlama gelir.Farklı anlama gelmesi birbirleriyle çatışması ise mümkün değildir.Eğer sizin belirtmiş olduğunuz gibi Allah'ın Kelamında ayrımcılığa düşülüyorsa durum gerçekten vahimdir.Tabi burdaki amaç ve niyyette çok önemlidir.Örneğin anne-baba evladları arasında kasıtlı olarak ayrımcılık yapamaz.Fakat kız sevgisi ağır olan kız,erkek sevgisi ağır olan ise erkek evladını çok aşırıya kaçmadan daha fazla sevebilir.Kur'an meâli konusunda da insanlar hangisini daha kolay ve rahat anlayabiliyorsa o meâili okuyabilir.Fakat bu benim şeyhimin, efendimin, hocamın vs.meâlidir ben bundan başkasına bakmam okumam demek büyük bir hatadır ve tarifi imkansız bir kayıptır.Her hangi bir maddi kazanç için bu kadar şerefli bir işe baş koyanlar ise Firavun'dan daha tehlikelidirler.Unutmayalım ki Kur'an Allah cc Kelamıdır ve Kur'an'ın sahibide bellidir ve tektir. Oda şeksiz şüphesiz yanlızca Allahu Teala'dır...(azze ve celle)
Not:Kur'an'ı Kerim meâl çalışmalarında başta Diyanet işlerinin çalışmaları olmak üzere hemen hemen hepsine bakma fırsatım oldu.En çok istifade ettiğim meâl çalışması ise 1998 yılında Kur'anı Azimüşşan ve açıklamalı meali adıyla hazırlanan ve yayınlanan Prof.Dr Suat Yıldırım'ın çalışması oldu...Saygılar
_________________________________________________________________
Sadece e-posta iletilerinden daha fazlası: Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/
bu gün cemaatler kirletilmek için uğraşılıyor Ümmeti Mhammet 73 fırkaya ayrılacak bu haberi P.Efendimiz vermişler.bu oluyor biri hak diğerleri batıl, yanlış vveya sapık denilemez. bunun gibi en doğrusunu Allh c.c den biz acizane kimselerin dua edip istemesi lazım Rabbimiz bizleri en doğrusuna iletsin. bugün görünür görünmez hata ve yanlışları olan cemaat grupları olabilir bizler onlara duacıyız hak olana Rabbimiz ulaştırsın. ulaştırsın çünkü tasavvuf Peygamber Efendimiz zamanından itibaren başlamış kıyamete kadar da devam edecek. bir beldeye bende olmak bir kuru sevda imiş bir mürşide bende olmak herşeyden evla imiş....imamı Rabbani gibi devrinin en büyük alimi bile sonm 2 yılım olmasaydı ben helak olmuştum buyuruyor demekki tarikat diye bir gerçek var onu kimse yok diyemez. bunun gibi şu taraikat bu tarikat kişileri tarikata farklı baktırmaya çalışmaya kimsenin hakkı yok....bu gün tarikatlara öcü gözüyle bakan nice kimseler var onlar bilmediklerinde böyle. hak olanı konuşalım.doğrusuna hak olana varabilmeyi Rabbim cümlemize nasip eylesin...
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re:Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 16:41:25 +0200
Buradaki konu cemaatler arası tercih edilen Kur'anı Kerim meâli ile ilgiliydi.Fakat sizin vermiş olduğunuz cevabın konu ile uzaktan yakından hiç bir alakası yok ki.Tabiki vazifemiz belli.Zaten aksini iddia eden de olmadı.Benim anlamadığım bu Kur'anı herkes kafasına göre mi yorumluyor.Ayetin meâli kişiden kişiye değişiyor mu..?Örnek vermek gerekirse nüfus cüzdanında ismi ALİ olan bir kişiye halk arasında VELİ denmesi o kişinin ALİ olan asıl ismini değiştirir mi..?Saygılar
From: h.onder...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 00:31:46 +0300
cemaatlere değil Alalhın resülü zaten hepsini açıklamış ayetlere bak.oda olmadı ise İslam alimleri zaten bu güne pek bi şey bırakmadan açıklamışlar 80 li 90 lı yılların misyoner kişileri tarafından yazılan eserlere değil imamı AZam gibi İmamı yusuf gibi o mübarek zatların eserlerine bakmak gerekir onlar daha sahih fetvalar vermiişler.... niyetler bozuk olunca her yöne çekmek kolay oluyor. sağa sola dil uzatmaktan ziyade her -kes kendine bakmalı bu mübarek günleri fırsat bilip gereken neyse yapmalı dedi koduları bırakalım vazifemiz belli
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: FW: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 17:22:46 +0200
Kur'an-ı Kerim hiç şüphesiz ve tartışmasız arapçadır.Bazı ayetler müfessirler tarafından farklı olarak yorumlansada anlam olarak hepsi birdir ve hepsi aynı anlama gelir.Farklı anlama gelmesi birbirleriyle çatışması ise mümkün değildir.Eğer sizin belirtmiş olduğunuz gibi Allah'ın Kelamında ayrımcılığa düşülüyorsa durum gerçekten vahimdir.Tabi burdaki amaç ve niyyette çok önemlidir.Örneğin anne-baba evladları arasında kasıtlı olarak ayrımcılık yapamaz.Fakat kız sevgisi ağır olan kız,erkek sevgisi ağır olan ise erkek evladını çok aşırıya kaçmadan daha fazla sevebilir.Kur'an meâli konusunda da insanlar hangisini daha kolay ve rahat anlayabiliyorsa o meâili okuyabilir.Fakat bu benim şeyhimin, efendimin, hocamın vs.meâlidir ben bundan başkasına bakmam okumam demek büyük bir hatadır ve tarifi imkansız bir kayıptır.Her hangi bir maddi kazanç için bu kadar şerefli bir işe baş koyanlar ise Firavun'dan daha tehlikelidirler.Unutmayalım ki Kur'an Allah cc Kelamıdır ve Kur'an'ın sahibide bellidir ve tektir. Oda şeksiz şüphesiz yanlızca Allahu Teala'dır...(azze ve celle)
Not:Kur'an'ı Kerim meâl çalışmalarında başta Diyanet işlerinin çalışmaları olmak üzere hemen hemen hepsine bakma fırsatım oldu.En çok istifade ettiğim meâl çalışması ise 1998 yılında Kur'anı Azimüşşan ve açıklamalı meali adıyla hazırlanan ve yayınlanan Prof.Dr Suat Yıldırım'ın çalışması oldu...Saygılar
Windows Live™ ile e-posta kutunuzdaki işlevlerin çok ötesine geçin. Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
selamun aleykum kardesım onder kardesım yorumun iyi güzel ama hadis yazmışın alah rızası için onun sahih olup olmadıyla ilgili ne kadar araştıma yaptın ve bu hadis diye kullandığın sözü nerden aldın sana zahmet bana söylermisin sağol teşşekür ettim kardesim
benim konunuzla bir alakam yok sadece bu sözü merak ettim
From: h.onder...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 21:50:04 +0300
bu gün cemaatler kirletilmek için uğraşılıyor Ümmeti Mhammet 73 fırkaya ayrılacak bu haberi P.Efendimiz vermişler.bu oluyor biri hak diğerleri batıl, yanlış vveya sapık denilemez. bunun gibi en doğrusunu Allh c.c den biz acizane kimselerin dua edip istemesi lazım Rabbimiz bizleri en doğrusuna iletsin. bugün görünür görünmez hata ve yanlışları olan cemaat grupları olabilir bizler onlara duacıyız hak olana Rabbimiz ulaştırsın. ulaştırsın çünkü tasavvuf Peygamber Efendimiz zamanından itibaren başlamış kıyamete kadar da devam edecek. bir beldeye bende olmak bir kuru sevda imiş bir mürşide bende olmak herşeyden evla imiş....imamı Rabbani gibi devrinin en büyük alimi bile sonm 2 yılım olmasaydı ben helak olmuştum buyuruyor demekki tarikat diye bir gerçek var onu kimse yok diyemez. bunun gibi şu taraikat bu tarikat kişileri tarikata farklı baktırmaya çalışmaya kimsenin hakkı yok....bu gün tarikatlara öcü gözüyle bakan nice kimseler var onlar bilmediklerinde böyle. hak olanı konuşalım.doğrusuna hak olana varabilmeyi Rabbim cümlemize nasip eylesin...
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re:Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 16:41:25 +0200
Buradaki konu cemaatler arası tercih edilen Kur'anı Kerim meâli ile ilgiliydi.Fakat sizin vermiş olduğunuz cevabın konu ile uzaktan yakından hiç bir alakası yok ki.Tabiki vazifemiz belli.Zaten aksini iddia eden de olmadı.Benim anlamadığım bu Kur'anı herkes kafasına göre mi yorumluyor.Ayetin meâli kişiden kişiye değişiyor mu..?Örnek vermek gerekirse nüfus cüzdanında ismi ALİ olan bir kişiye halk arasında VELİ denmesi o kişinin ALİ olan asıl ismini değiştirir mi..?Saygılar
From: h.onder...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 00:31:46 +0300
cemaatlere değil Alalhın resülü zaten hepsini açıklamış ayetlere bak.oda olmadı ise İslam alimleri zaten bu güne pek bi şey bırakmadan açıklamışlar 80 li 90 lı yılların misyoner kişileri tarafından yazılan eserlere değil imamı AZam gibi İmamı yusuf gibi o mübarek zatların eserlerine bakmak gerekir onlar daha sahih fetvalar vermiişler.... niyetler bozuk olunca her yöne çekmek kolay oluyor. sağa sola dil uzatmaktan ziyade her -kes kendine bakmalı bu mübarek günleri fırsat bilip gereken neyse yapmalı dedi koduları bırakalım vazifemiz belli
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: FW: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 17:22:46 +0200
Kur'an-ı Kerim hiç şüphesiz ve tartışmasız arapçadır.Bazı ayetler müfessirler tarafından farklı olarak yorumlansada anlam olarak hepsi birdir ve hepsi aynı anlama gelir.Farklı anlama gelmesi birbirleriyle çatışması ise mümkün değildir.Eğer sizin belirtmiş olduğunuz gibi Allah'ın Kelamında ayrımcılığa düşülüyorsa durum gerçekten vahimdir.Tabi burdaki amaç ve niyyette çok önemlidir.Örneğin anne-baba evladları arasında kasıtlı olarak ayrımcılık yapamaz.Fakat kız sevgisi ağır olan kız,erkek sevgisi ağır olan ise erkek evladını çok aşırıya kaçmadan daha fazla sevebilir.Kur'an meâli konusunda da insanlar hangisini daha kolay ve rahat anlayabiliyorsa o meâili okuyabilir.Fakat bu benim şeyhimin, efendimin, hocamın vs.meâlidir ben bundan başkasına bakmam okumam demek büyük bir hatadır ve tarifi imkansız bir kayıptır.Her hangi bir maddi kazanç için bu kadar şerefli bir işe baş koyanlar ise Firavun'dan daha tehlikelidirler.Unutmayalım ki Kur'an Allah cc Kelamıdır ve Kur'an'ın sahibide bellidir ve tektir. Oda şeksiz şüphesiz yanlızca Allahu Teala'dır...(azze ve celle)
Not:Kur'an'ı Kerim meâl çalışmalarında başta Diyanet işlerinin çalışmaları olmak üzere hemen hemen hepsine bakma fırsatım oldu.En çok istifade ettiğim meâl çalışması ise 1998 yılında Kur'anı Azimüşşan ve açıklamalı meali adıyla hazırlanan ve yayınlanan Prof.Dr Suat Yıldırım'ın çalışması oldu...Saygılar
Windows Live™ ile e-posta kutunuzdaki işlevlerin çok ötesine geçin. Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
</html
biz müslümanların düştüğü en büyük hata meallerin kur an oldugudur halbuki hiç bir meal kur an değildir.. hem bir şeyi başka bir dile çevirirken mutlaka bazı kayıplara uğrayacaktır bununla beraber hiç kimse kur'anın çevirisinde tekelci değildir olamazda ... kur'anın sürekli tercüme edilmesi gerekmektedir bizim buğun anladıgımız birşey yarın başka birşeye yanıtta verebilir ve verecektirde biz kur'ana sıkı sıkı sarıldıkça Allah bize onu daha iyi anlamamızı ve içlerimizden kimilerine daha güzel mealleri ortaya koymasını nasip edecektir ve bu böyle sürecektir . selam ve dua
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re:Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 16:41:25 +0200
Buradaki konu cemaatler arası tercih edilen Kur'anı Kerim meâli ile ilgiliydi.Fakat sizin vermiş olduğunuz cevabın konu ile uzaktan yakından hiç bir alakası yok ki.Tabiki vazifemiz belli.Zaten aksini iddia eden de olmadı.Benim anlamadığım bu Kur'anı herkes kafasına göre mi yorumluyor.Ayetin meâli kişiden kişiye değişiyor mu..?Örnek vermek gerekirse nüfus cüzdanında ismi ALİ olan bir kişiye halk arasında VELİ denmesi o kişinin ALİ olan asıl ismini değiştirir mi..?Saygılar
From: h.onder...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Fri, 3 Jul 2009 00:31:46 +0300
cemaatlere değil Alalhın resülü zaten hepsini açıklamış ayetlere bak.oda olmadı ise İslam alimleri zaten bu güne pek bi şey bırakmadan açıklamışlar 80 li 90 lı yılların misyoner kişileri tarafından yazılan eserlere değil imamı AZam gibi İmamı yusuf gibi o mübarek zatların eserlerine bakmak gerekir onlar daha sahih fetvalar vermiişler.... niyetler bozuk olunca her yöne çekmek kolay oluyor. sağa sola dil uzatmaktan ziyade her -kes kendine bakmalı bu mübarek günleri fırsat bilip gereken neyse yapmalı dedi koduları bırakalım vazifemiz belli
From: maziden_sayfa...@hotmail.com
To: tevhid@googlegroups.com
Subject: FW: {Tevhid} Re: Cemaatler arası meal savaşı
Date: Thu, 2 Jul 2009 17:22:46 +0200
Kur'an-ı Kerim hiç şüphesiz ve tartışmasız arapçadır.Bazı ayetler müfessirler tarafından farklı olarak yorumlansada anlam olarak hepsi birdir ve hepsi aynı anlama gelir.Farklı anlama gelmesi birbirleriyle çatışması ise mümkün değildir.Eğer sizin belirtmiş olduğunuz gibi Allah'ın Kelamında ayrımcılığa düşülüyorsa durum gerçekten vahimdir.Tabi burdaki amaç ve niyyette çok önemlidir.Örneğin anne-baba evladları arasında kasıtlı olarak ayrımcılık yapamaz.Fakat kız sevgisi ağır olan kız,erkek sevgisi ağır olan ise erkek evladını çok aşırıya kaçmadan daha fazla sevebilir.Kur'an meâli konusunda da insanlar hangisini daha kolay ve rahat anlayabiliyorsa o meâili okuyabilir.Fakat bu benim şeyhimin, efendimin, hocamın vs.meâlidir ben bundan başkasına bakmam okumam demek büyük bir hatadır ve tarifi imkansız bir kayıptır.Her hangi bir maddi kazanç için bu kadar şerefli bir işe baş koyanlar ise Firavun'dan daha tehlikelidirler.Unutmayalım ki Kur'an Allah cc Kelamıdır ve Kur'an'ın sahibide bellidir ve tektir. Oda şeksiz şüphesiz yanlızca Allahu Teala'dır...(azze ve celle)
Not:Kur'an'ı Kerim meâl çalışmalarında başta Diyanet işlerinin çalışmaları olmak üzere hemen hemen hepsine bakma fırsatım oldu.En çok istifade ettiğim meâl çalışması ise 1998 yılında Kur'anı Azimüşşan ve açıklamalı meali adıyla hazırlanan ve yayınlanan Prof.Dr Suat Yıldırım'ın çalışması oldu...Saygılar
Windows Live™ ile e-posta kutunuzdaki işlevlerin çok ötesine geçin. Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.