Sa.
Dostlar, biz din ile kulturun tamamiyla birbiriyle kaynastigi bir cografyada
yasiyoruz.. oyle ki bazi zamanlar yapilan hangi is dini bir faaliyet hangisi
kultur ogelerinin yansimasi bunu kestirmek gercekten zorlasiyor..
Bu olgu bir yere kadar kabul edilebilir.. ancak su unutulmamali ki; "dinin
gelenek haline geldigi bir toplumda, gelenek de din haline gelir…"
Bu zorlugun yasandigi alanlardan biri de ramazan algimiz..
Ramazani direkler arasi festivalinden, cami gezmelerinden, envai cesit iftar
yemekleri arayisindan biraz daha siyirmak gerekiyor.. onu biraz daha,
insanin surekli ihmal ettigi yerlerin; gonlun, vicdanin mahalli olarak
algilamak gerekiyor..
Oruc ayetinin sonunun nasil bittigini biliyorsunuz: "*belki boylece (bu oruc
faaliyetiyle) takva sahibi olursunuz…*" yani orucun gayesini isaretleyen
boyle bir ibare varken, cok da fazla dikkatleri baska seylere bolmeye gerek
yok sanirim..
Simdi kisaca ramazanin ogelerine deginebiliriz.. malum, her sey gecenin
sabaha yakin bir kisminda baslar.. erkenden kalkilir ve gunun orucu icin
sahur yapilir.. sahur hazirliktir, ikramdir.. hem gecenin dinginliginden
faydalanarak kulluk etme, hem de gunun orucu icin az da olsa su ve katik
ihtiyacini giderme imkani..
Sahurun ardindan karsimiza oruc cikiyor.. genel tanimlarda oruc soyle tarif
edilir: "gun boyunca yeme, icme ve cinsel iliskiden Allah rizasi icin uzak
durma…" bu tanim yeterli mi diyecek soracak olursaniz.. cevabimiz "hayir"
olmali..
Evet oruc ibadetinin icerisinde bu faaliyetler var, ancak az once isaret
ettigimiz gibi orucun asil gayesi "takva"dir.. yani Allah bilincine/ Allah'a
karsi sorumlu oldugunun bilincine varmaktir.. eger yapilan ac, susuz durma,
cinsel iliskiden kacinma gibi dini icerikli tavirlar "takva" sonucunu
dogurmuyorsa bir sorun var demektir..
Velev ki, orucu sadece ac, susuz kalma ve cinsel iliskiden uzak durma olarak
anladik diyelim.. bu durumda da orucunuzun makbul olup-olmadigini
ogrenmenizin bir kac yolu var..
İsterseniz bir diger yaziyla konuya devam edelim..
Vesselam..
m.ahmed candar