Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  6 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
savas seyhan  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 2 Temmuz, 11:16
Kimden: savas seyhan <savassey...@hotmail.com>
Tarih: Thu, 2 Jul 2009 08:16:25 +0000
Yerel: Perş 2 Temmuz 2009 11:16
Konu: Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE

Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı

Ülkeler

Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı

Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı

Finlandiya
24,3
10,4

Fransa
21,3
8,2

Macaristan
21,4
7,8

Kanada
17,5
8,1

İspanya
15,2
3,9

İtalya
15,2
3,9

Çek Cum.
15,4
6,9

İrlanda
14,6
6,2

ABD
14,6
7,5

Almanya
12,3
5,3

Türkiye
9,1
3,2
                               (Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;

%40'ı Milli Eğitim Bakanlığı,
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10          

Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler  

Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.  

OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.  

OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde seyretmektedir.  

Türkiye kamusal alanı yeniden yapılandırma sürecine 24 Ocak 1980 kararları ile girmiş olmakla birlikte esas saldırı, 1990’lı yıllarla birlikte başlamıştır. Kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kamu gücünü elinde bulunduran kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan yolsuzluklar üzerinden devletin ekonomiden elini çekmesi istenmiş, devletin sadece “jandarmalık” yapması gerektiği savunulmuştur. Özellikle merkezi yönetimin “aşırı büyüklüğü”, “kadroların şişkinliği” ileri sürülerek sık sık devletin “hantal” olduğu söylenmiş, başta KİT’ler olmak üzere pek çok kurum özelleştirme kapsamına alınarak “hedef tahtası” haline getirilmiştir. Oysa rakamlara bakıldığında Türkiye’de merkezi yönetimin hiç de savunulduğu gibi aşırı büyük olmadığını ve kamu kadrolarının sanıldığı kadar şişkin değil, aksine yetersiz olduğunu görmek mümkündür.  

OECD ülkelerinde nüfusun artışına göre memur sayısında da doğru orantılı bir artış meydana gelmektedir. Ancak Türkiye ve benzeri ülkelerde kamu personel rejimi sürekli olarak erimekte ve “serbest piyasa sistemi” etkin kılınmaya çalışılmaktadır. Nitekim Türkiye’de 2000 yılında 2 milyon 197 bin 152 memur varken; Kasım 2005 itibariyle toplam memur sayısı 1 milyon 706 bindir.1  

_________________________________________________________________
Sürükle ve Bırak: Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca  paylaşımı.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/products/photos.aspx


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Ismail Ozkan  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 3 Temmuz, 00:17
Kimden: Ismail Ozkan <ismailozka...@hotmail.com>
Tarih: Thu, 2 Jul 2009 21:17:32 +0000
Yerel: Cuma 3 Temmuz 2009 00:17
Konu: RE: Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE

            Şimdi, aşağıdaki rakamlara bakınca Türkiye' de memur sayısı çok azmış, çok yazık, memur istihdamını

en az Fransa düzeyine getirilmeli mi diye düşünmemiz gerekir?

            Hepimizce malumdur ki; bugün bırakın memur olmayanları, çalışan memurlar bile Kamu İdaresinden hoşnut değildir.

            istisnasız her kurumda vicdan ve insaf sahibi memurlar çalışıyor, diğerlerini ise hiç bir güç çalıştıramıyor ise, ve 25 sene sonunda bu tembel memurlar aslanlar gibi tazminatlarını alıp emekli olabiliyorsa...Yapılacak tek şey ülkeler arasındaki memur sayılarının karşılaştırılması değil, Ülkelerdeki Kamu idaresi sistemiin ve Personel rejiminin sorgulanması ve verimlilik, adalet, tarafsızlık, dürüstlük vs. gibi hususlarda karşılaştırma yapılarak doğru bir Personel rejimi getirerek uygulanması olmalıdır.

             Selam ve sevgilerimle...

Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı

Ülkeler

Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı

Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı

Finlandiya
24,3
10,4

Fransa
21,3
8,2

Macaristan
21,4
7,8

Kanada
17,5
8,1

İspanya
15,2
3,9

İtalya
15,2
3,9

Çek Cum.
15,4
6,9

İrlanda
14,6
6,2

ABD
14,6
7,5

Almanya
12,3
5,3

Türkiye
9,1
3,2
                               (Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;

%40'ı Milli Eğitim Bakanlığı,
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10            
Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler  

Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.  

OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.  

OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde seyretmektedir.  

Türkiye kamusal alanı yeniden yapılandırma sürecine 24 Ocak 1980 kararları ile girmiş olmakla birlikte esas saldırı, 1990’lı yıllarla birlikte başlamıştır. Kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kamu gücünü elinde bulunduran kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan yolsuzluklar üzerinden devletin ekonomiden elini çekmesi istenmiş, devletin sadece “jandarmalık” yapması gerektiği savunulmuştur. Özellikle merkezi yönetimin “aşırı büyüklüğü”, “kadroların şişkinliği” ileri sürülerek sık sık devletin “hantal” olduğu söylenmiş, başta KİT’ler olmak üzere pek çok kurum özelleştirme kapsamına alınarak “hedef tahtası” haline getirilmiştir. Oysa rakamlara bakıldığında Türkiye’de merkezi yönetimin hiç de savunulduğu gibi aşırı büyük olmadığını ve kamu kadrolarının sanıldığı kadar şişkin değil, aksine yetersiz olduğunu görmek mümkündür.  

OECD ülkelerinde nüfusun artışına göre memur sayısında da doğru orantılı bir artış meydana gelmektedir. Ancak Türkiye ve benzeri ülkelerde kamu personel rejimi sürekli olarak erimekte ve “serbest piyasa sistemi” etkin kılınmaya çalışılmaktadır. Nitekim Türkiye’de 2000 yılında 2 milyon 197 bin 152 memur varken; Kasım 2005 itibariyle toplam memur sayısı 1 milyon 706 bindir.1  

Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle bırak

_________________________________________________________________
Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca  paylaşımı.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/photos.aspx


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "{tobaccoexperts:11914} RE: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE" gönderen savas seyhan
savas seyhan  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 3 Temmuz, 16:00
Kimden: savas seyhan <savassey...@hotmail.com>
Tarih: Fri, 3 Jul 2009 13:00:04 +0000
Yerel: Cuma 3 Temmuz 2009 16:00
Konu: RE: {tobaccoexperts:11914} RE: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE

           Ülkenin birinde  Genel Müdürlerden biri ülkenin ıssız bir bölgesinde kocaman ve terkedilmiş bir hurda deposunu farketmiş.

             Genel Müdür “Bir bekçi kiralayalım, buraya sahip çıksın. Birileri gelip burda birşeyler karıştırmasın.” demiş.

             Böylece bir adamı bekçi sıfatıyla işe almışlar.  “İyi yaptık da, bir eksik var...” demiş, “... biz bu adama bir iş tanımı vermedik ki adam nasıl çalışacağını bilsin! Ayrıca sonra adamı bir de eğitmek lazım.” yardımcılarıda onu haklı bulmuşlar .

Böylece bekçinin iş tanımını belirleyecek bir planlama departmanı kurmuşlar.

Oraya da bu tanımları rapor edecek bir dokümantasyon uzmanı ile bir de  bekçi  için eğitmen almışlar.

Birkaç gün sonra  “Peki ama bu bekçiyle iş tanımını yapanlar iyi çalışıyorlar mı, bunu takip edecek biri lazım değil mi?” Böylece bekçi   ve eğitmenlerini denetleyecek bir kalite kontrol departmanı kurmuşlar, oraya da bir kalite kontrol sorumlusu ile bu adamların ne yapıp ettiğini rapor edecek 2 tane müfettiş almışlar.

Ertesi gün  “Peki ama bir bekçi  ve peşinden bir sürü denetleyici işe aldık, bunların maaşını kafamıza göre mi vereceğiz? Bekçiye ne kadar, kalite kontrol departmanına neye göre ne kadar maaş verilecek? Bunun bir sistemi olmalı.” Böylece bir muhasebe departmanı kurmuşlar.

Oraya da bir muhasebeci, bir bordro memuru ve bütün bu insanların ne kadar çalıştığını, işe geliş gidiş saatlerini takip edecek bir denetleme uzmanı işe almışlar.

Ertesi gün  “Bir bekçimiz var, bağlı olduğu departmanları da kurduk. İyi güzel de, bunlar kendi başına buyruk mu iş yapacaklar? Bunlara bir müdür lazım değil mi? Tabi müdür aldıktan sonra bunun bir de yardımcısı olması lazım.” Bunun üzerine bekçi  ve bağlı bulunduğu departmanlar için 1 müdür, 1 müdür yardımcısı, bir de bunlara sekreter almışlar.

Birkaç ay sonra yönetim kurulunda bütçe toplantısında artan maliyetler nedeniyle bazı giderlerin kısılması konusunda karar alınarak birimlerin işletmeye maliyetleri ile ilgili raporlar istenmiş.Yönetim kurulu yaptığı incele sonrasında hurdalıkta çalışan bekçinin işine son verilmesine karar vermişler.

 Evet bencede bu ülkede Personel rejimi sorgulanmalıdır ancak sadece  bekçiler açısından değil...

Saygılarımla...

From: ismailozka...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com; ozgurhanz...@mynet.com; seyhanhu...@gmail.com; mustafa...@yahoo.com; y...@mynet.com; jasmin...@mynet.com; kirac...@hotmail.com; salih_d...@hotmail.com; btabakay...@hotmail.com; altinovamu...@hotmail.com; msongul-2...@hotmail.com; ahmetdurul...@hotmail.com; ucan...@yahoo.com; isa_bay...@hotmail.com; drm...@hotmail.com; kunter...@hotmail.com; alperisi...@mynet.com; byesilo...@hotmail.com; orhankilin...@hotmail.com; hikmetturk...@mynet.com; k.kar...@hotmail.com; uc...@yahoo.com; fikos...@gmail.com; genelmer...@esm.org.tr; murattu...@hotmail.com; tobaccogroup@googlegroups.com; tutuneksperleri@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11914} RE: Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE
Date: Thu, 2 Jul 2009 21:17:32 +0000

            Şimdi, aşağıdaki rakamlara bakınca Türkiye' de memur sayısı çok azmış, çok yazık, memur istihdamını
en az Fransa düzeyine getirilmeli mi diye düşünmemiz gerekir?
            Hepimizce malumdur ki; bugün bırakın memur olmayanları, çalışan memurlar bile Kamu İdaresinden hoşnut değildir.
            istisnasız her kurumda vicdan ve insaf sahibi memurlar çalışıyor, diğerlerini ise hiç bir güç çalıştıramıyor ise, ve 25 sene sonunda bu tembel memurlar aslanlar gibi tazminatlarını alıp emekli olabiliyorsa...Yapılacak tek şey ülkeler arasındaki memur sayılarının karşılaştırılması değil, Ülkelerdeki Kamu idaresi sistemiin ve Personel rejiminin sorgulanması ve verimlilik, adalet, tarafsızlık, dürüstlük vs. gibi hususlarda karşılaştırma yapılarak doğru bir Personel rejimi getirerek uygulanması olmalıdır.
             Selam ve sevgilerimle...

Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı

Ülkeler

Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı

Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı

Finlandiya
24,3
10,4

Fransa
21,3
8,2

Macaristan
21,4
7,8

Kanada
17,5
8,1

İspanya
15,2
3,9

İtalya
15,2
3,9

Çek Cum.
15,4
6,9

İrlanda
14,6
6,2

ABD
14,6
7,5

Almanya
12,3
5,3

Türkiye
9,1
3,2
                               (Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;

%40'ı Milli Eğitim Bakanlığı,
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10            
Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler  

Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.  

OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.  

OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde seyretmektedir.  

Türkiye kamusal alanı yeniden yapılandırma sürecine 24 Ocak 1980 kararları ile girmiş olmakla birlikte esas saldırı, 1990’lı yıllarla birlikte başlamıştır. Kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kamu gücünü elinde bulunduran kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan yolsuzluklar üzerinden devletin ekonomiden elini çekmesi istenmiş, devletin sadece “jandarmalık” yapması gerektiği savunulmuştur. Özellikle merkezi yönetimin “aşırı büyüklüğü”, “kadroların şişkinliği” ileri sürülerek sık sık devletin “hantal” olduğu söylenmiş, başta KİT’ler olmak üzere pek çok kurum özelleştirme kapsamına alınarak “hedef tahtası” haline getirilmiştir. Oysa rakamlara bakıldığında Türkiye’de merkezi yönetimin hiç de savunulduğu gibi aşırı büyük olmadığını ve kamu kadrolarının sanıldığı kadar şişkin değil, aksine yetersiz olduğunu görmek mümkündür.  

OECD ülkelerinde nüfusun artışına göre memur sayısında da doğru orantılı bir artış meydana gelmektedir. Ancak Türkiye ve benzeri ülkelerde kamu personel rejimi sürekli olarak erimekte ve “serbest piyasa sistemi” etkin kılınmaya çalışılmaktadır. Nitekim Türkiye’de 2000 yılında 2 milyon 197 bin 152 memur varken; Kasım 2005 itibariyle toplam memur sayısı 1 milyon 706 bindir.1  

Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle bırak
</html

_________________________________________________________________
Live.com'u deneyin - hızlı ve kişiselleştirilmiş giriş sayfanızla istediğiniz her şey tek bir yerde.
http://www.live.com/getstarted


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "{tobaccoexperts:11920} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE" gönderen Mehmet DOĞRUER
Mehmet DOĞRUER  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 5 Temmuz, 00:52
Kimden: Mehmet DOĞRUER <karakteri_s...@hotmail.com>
Tarih: Sun, 5 Jul 2009 00:52:32 +0300
Yerel: Pazar 5 Temmuz 2009 00:52
Konu: RE: {tobaccoexperts:11920} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE

            Alakasız bir cevap olmuş...!

            Elimize geçen mailleri, okumadan ve yorumlamadan iletirsek, cevabı da ilgisiz oluyor anlaşıldığı kadarıyla...    

            Özelleştirme acizane görüşüme göre yanlıştır, ancak bu Devlet İdaresinin böyle gitmesi de yanlıştır. İşte buyrun, koca ABD ve Avrupa Ülkeleri bile Başta bankalr olmak üzere şirketleri kamulaştırmaya başladı.

            Genel olarak bizim gibi ülkeler de onları taklit ettiğnden, bir 10-15 sene sonra kamulaştırma kesin biz de de başlar gibime geliyor.

            Yahu kardeşim, aklı olan Devlet Memuru olmaz...Çocuklarımızı "aman Devlette Memur olmayın" diye yetiştirmeli ve kafalarını bu düşünceyi nakşetmeliyiz..!

           Ülkenin birinde  Genel Müdürlerden biri ülkenin ıssız bir bölgesinde kocaman ve terkedilmiş bir hurda deposunu farketmiş.
             Genel Müdür “Bir bekçi kiralayalım, buraya sahip çıksın. Birileri gelip burda birşeyler karıştırmasın.” demiş.
             Böylece bir adamı bekçi sıfatıyla işe almışlar.  “İyi yaptık da, bir eksik var...” demiş, “... biz bu adama bir iş tanımı vermedik ki adam nasıl çalışacağını bilsin! Ayrıca sonra adamı bir de eğitmek lazım.” yardımcılarıda onu haklı bulmuşlar .

Böylece bekçinin iş tanımını belirleyecek bir planlama departmanı kurmuşlar.
Oraya da bu tanımları rapor edecek bir dokümantasyon uzmanı ile bir de  bekçi  için eğitmen almışlar.
Birkaç gün sonra  “Peki ama bu bekçiyle iş tanımını yapanlar iyi çalışıyorlar mı, bunu takip edecek biri lazım değil mi?” Böylece bekçi   ve eğitmenlerini denetleyecek bir kalite kontrol departmanı kurmuşlar, oraya da bir kalite kontrol sorumlusu ile bu adamların ne yapıp ettiğini rapor edecek 2 tane müfettiş almışlar.
Ertesi gün  “Peki ama bir bekçi  ve peşinden bir sürü denetleyici işe aldık, bunların maaşını kafamıza göre mi vereceğiz? Bekçiye ne kadar, kalite kontrol departmanına neye göre ne kadar maaş verilecek? Bunun bir sistemi olmalı.” Böylece bir muhasebe departmanı kurmuşlar.
Oraya da bir muhasebeci, bir bordro memuru ve bütün bu insanların ne kadar çalıştığını, işe geliş gidiş saatlerini takip edecek bir denetleme uzmanı işe almışlar.
Ertesi gün  “Bir bekçimiz var, bağlı olduğu departmanları da kurduk. İyi güzel de, bunlar kendi başına buyruk mu iş yapacaklar? Bunlara bir müdür lazım değil mi? Tabi müdür aldıktan sonra bunun bir de yardımcısı olması lazım.” Bunun üzerine bekçi  ve bağlı bulunduğu departmanlar için 1 müdür, 1 müdür yardımcısı, bir de bunlara sekreter almışlar.
Birkaç ay sonra yönetim kurulunda bütçe toplantısında artan maliyetler nedeniyle bazı giderlerin kısılması konusunda karar alınarak birimlerin işletmeye maliyetleri ile ilgili raporlar istenmiş.Yönetim kurulu yaptığı incele sonrasında hurdalıkta çalışan bekçinin işine son verilmesine karar vermişler.

 Evet bencede bu ülkede Personel rejimi sorgulanmalıdır ancak sadece  bekçiler açısından değil...

Saygılarımla...

From: ismailozka...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com; ozgurhanz...@mynet.com; seyhanhu...@gmail.com; mustafa...@yahoo.com; y...@mynet.com; jasmin...@mynet.com; kirac...@hotmail.com; salih_d...@hotmail.com; btabakay...@hotmail.com; altinovamu...@hotmail.com; msongul-2...@hotmail.com; ahmetdurul...@hotmail.com; ucan...@yahoo.com; isa_bay...@hotmail.com; drm...@hotmail.com; kunter...@hotmail.com; alperisi...@mynet.com; byesilo...@hotmail.com; orhankilin...@hotmail.com; hikmetturk...@mynet.com; k.kar...@hotmail.com; uc...@yahoo.com; fikos...@gmail.com; genelmer...@esm.org.tr; murattu...@hotmail.com; tobaccogroup@googlegroups.com; tutuneksperleri@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11914} RE: Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE
Date: Thu, 2 Jul 2009 21:17:32 +0000

            Şimdi, aşağıdaki rakamlara bakınca Türkiye' de memur sayısı çok azmış, çok yazık, memur istihdamını
en az Fransa düzeyine getirilmeli mi diye düşünmemiz gerekir?
            Hepimizce malumdur ki; bugün bırakın memur olmayanları, çalışan memurlar bile Kamu İdaresinden hoşnut değildir.
            istisnasız her kurumda vicdan ve insaf sahibi memurlar çalışıyor, diğerlerini ise hiç bir güç çalıştıramıyor ise, ve 25 sene sonunda bu tembel memurlar aslanlar gibi tazminatlarını alıp emekli olabiliyorsa...Yapılacak tek şey ülkeler arasındaki memur sayılarının karşılaştırılması değil, Ülkelerdeki Kamu idaresi sistemiin ve Personel rejiminin sorgulanması ve verimlilik, adalet, tarafsızlık, dürüstlük vs. gibi hususlarda karşılaştırma yapılarak doğru bir Personel rejimi getirerek uygulanması olmalıdır.
             Selam ve sevgilerimle...

Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı

Ülkeler

Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı

Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı

Finlandiya
24,3
10,4

Fransa
21,3
8,2

Macaristan
21,4
7,8

Kanada
17,5
8,1

İspanya
15,2
3,9

İtalya
15,2
3,9

Çek Cum.
15,4
6,9

İrlanda
14,6
6,2

ABD
14,6
7,5

Almanya
12,3
5,3

Türkiye
9,1
3,2
                               (Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;

%40'ı Milli Eğitim Bakanlığı,
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10            
Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler  

Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.  

OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.  

OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde seyretmektedir.  

Türkiye kamusal alanı yeniden yapılandırma sürecine 24 Ocak 1980 kararları ile girmiş olmakla birlikte esas saldırı, 1990’lı yıllarla birlikte başlamıştır. Kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kamu gücünü elinde bulunduran kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan yolsuzluklar üzerinden devletin ekonomiden elini çekmesi istenmiş, devletin sadece “jandarmalık” yapması gerektiği savunulmuştur. Özellikle merkezi yönetimin “aşırı büyüklüğü”, “kadroların şişkinliği” ileri sürülerek sık sık devletin “hantal” olduğu söylenmiş, başta KİT’ler olmak üzere pek çok kurum özelleştirme kapsamına alınarak “hedef tahtası” haline getirilmiştir. Oysa rakamlara bakıldığında Türkiye’de merkezi yönetimin hiç de savunulduğu gibi aşırı büyük olmadığını ve kamu kadrolarının sanıldığı kadar şişkin değil, aksine yetersiz olduğunu görmek mümkündür.  

OECD ülkelerinde nüfusun artışına göre memur sayısında da doğru orantılı bir artış meydana gelmektedir. Ancak Türkiye ve benzeri ülkelerde kamu personel rejimi sürekli olarak erimekte ve “serbest piyasa sistemi” etkin kılınmaya çalışılmaktadır. Nitekim Türkiye’de 2000 yılında 2 milyon 197 bin 152 memur varken; Kasım 2005 itibariyle toplam memur sayısı 1 milyon 706 bindir.1  

Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle bırak
</html
</html

_________________________________________________________________
Sadece e-posta iletilerinden daha fazlası: Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "{tobaccoexperts:11925} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE" gönderen savas seyhan
savas seyhan  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 6 Temmuz, 10:45
Kimden: savas seyhan <savassey...@hotmail.com>
Tarih: Mon, 6 Jul 2009 07:45:21 +0000
Yerel: Ptesi 6 Temmuz 2009 10:45
Konu: RE: {tobaccoexperts:11925} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE

     Merak etme yakında seni ve senin gibi düşünenleri  mutlu edecek bir yasa çıkacak,

Yeni çıkacak personel rejimi yasasında senin beğenmediğin memurluk sadece üst düzey bürokratların elinde olacak ve yeni alınan tüm çalışanlar 1'er yıllık sözleşmeli  büro çalışanı adıyla işe alınacak.

Beğenmediğini söylediğin  yazımın sonunda yazdığımı cümleyi bir daha tekralayayım istersen belki bu kez ne demek istediğimi daha iyi anlarsın.

"Evet bencede bu ülkede Personel rejimi sorgulanmalıdır ancak sadece  bekçiler açısından değil...

Saygılarımla..."

From: karakteri_s...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11925} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE
Date: Sun, 5 Jul 2009 00:52:32 +0300

            Alakasız bir cevap olmuş...!
            Elimize geçen mailleri, okumadan ve yorumlamadan iletirsek, cevabı da ilgisiz oluyor anlaşıldığı kadarıyla...    
            Özelleştirme acizane görüşüme göre yanlıştır, ancak bu Devlet İdaresinin böyle gitmesi de yanlıştır. İşte buyrun, koca ABD ve Avrupa Ülkeleri bile Başta bankalr olmak üzere şirketleri kamulaştırmaya başladı.
            Genel olarak bizim gibi ülkeler de onları taklit ettiğnden, bir 10-15 sene sonra kamulaştırma kesin biz de de başlar gibime geliyor.
            Yahu kardeşim, aklı olan Devlet Memuru olmaz...Çocuklarımızı "aman Devlette Memur olmayın" diye yetiştirmeli ve kafalarını bu düşünceyi nakşetmeliyiz..!

           Ülkenin birinde  Genel Müdürlerden biri ülkenin ıssız bir bölgesinde kocaman ve terkedilmiş bir hurda deposunu farketmiş.
             Genel Müdür “Bir bekçi kiralayalım, buraya sahip çıksın. Birileri gelip burda birşeyler karıştırmasın.” demiş.
             Böylece bir adamı bekçi sıfatıyla işe almışlar.  “İyi yaptık da, bir eksik var...” demiş, “... biz bu adama bir iş tanımı vermedik ki adam nasıl çalışacağını bilsin! Ayrıca sonra adamı bir de eğitmek lazım.” yardımcılarıda onu haklı bulmuşlar .

Böylece bekçinin iş tanımını belirleyecek bir planlama departmanı kurmuşlar.
Oraya da bu tanımları rapor edecek bir dokümantasyon uzmanı ile bir de  bekçi  için eğitmen almışlar.
Birkaç gün sonra  “Peki ama bu bekçiyle iş tanımını yapanlar iyi çalışıyorlar mı, bunu takip edecek biri lazım değil mi?” Böylece bekçi   ve eğitmenlerini denetleyecek bir kalite kontrol departmanı kurmuşlar, oraya da bir kalite kontrol sorumlusu ile bu adamların ne yapıp ettiğini rapor edecek 2 tane müfettiş almışlar.
Ertesi gün  “Peki ama bir bekçi  ve peşinden bir sürü denetleyici işe aldık, bunların maaşını kafamıza göre mi vereceğiz? Bekçiye ne kadar, kalite kontrol departmanına neye göre ne kadar maaş verilecek? Bunun bir sistemi olmalı.” Böylece bir muhasebe departmanı kurmuşlar.
Oraya da bir muhasebeci, bir bordro memuru ve bütün bu insanların ne kadar çalıştığını, işe geliş gidiş saatlerini takip edecek bir denetleme uzmanı işe almışlar.
Ertesi gün  “Bir bekçimiz var, bağlı olduğu departmanları da kurduk. İyi güzel de, bunlar kendi başına buyruk mu iş yapacaklar? Bunlara bir müdür lazım değil mi? Tabi müdür aldıktan sonra bunun bir de yardımcısı olması lazım.” Bunun üzerine bekçi  ve bağlı bulunduğu departmanlar için 1 müdür, 1 müdür yardımcısı, bir de bunlara sekreter almışlar.
Birkaç ay sonra yönetim kurulunda bütçe toplantısında artan maliyetler nedeniyle bazı giderlerin kısılması konusunda karar alınarak birimlerin işletmeye maliyetleri ile ilgili raporlar istenmiş.Yönetim kurulu yaptığı incele sonrasında hurdalıkta çalışan bekçinin işine son verilmesine karar vermişler.

 Evet bencede bu ülkede Personel rejimi sorgulanmalıdır ancak sadece  bekçiler açısından değil...

Saygılarımla...

From: ismailozka...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com; ozgurhanz...@mynet.com; seyhanhu...@gmail.com; mustafa...@yahoo.com; y...@mynet.com; jasmin...@mynet.com; kirac...@hotmail.com; salih_d...@hotmail.com; btabakay...@hotmail.com; altinovamu...@hotmail.com; msongul-2...@hotmail.com; ahmetdurul...@hotmail.com; ucan...@yahoo.com; isa_bay...@hotmail.com; drm...@hotmail.com; kunter...@hotmail.com; alperisi...@mynet.com; byesilo...@hotmail.com; orhankilin...@hotmail.com; hikmetturk...@mynet.com; k.kar...@hotmail.com; uc...@yahoo.com; fikos...@gmail.com; genelmer...@esm.org.tr; murattu...@hotmail.com; tobaccogroup@googlegroups.com; tutuneksperleri@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11914} RE: Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE
Date: Thu, 2 Jul 2009 21:17:32 +0000

            Şimdi, aşağıdaki rakamlara bakınca Türkiye' de memur sayısı çok azmış, çok yazık, memur istihdamını
en az Fransa düzeyine getirilmeli mi diye düşünmemiz gerekir?
            Hepimizce malumdur ki; bugün bırakın memur olmayanları, çalışan memurlar bile Kamu İdaresinden hoşnut değildir.
            istisnasız her kurumda vicdan ve insaf sahibi memurlar çalışıyor, diğerlerini ise hiç bir güç çalıştıramıyor ise, ve 25 sene sonunda bu tembel memurlar aslanlar gibi tazminatlarını alıp emekli olabiliyorsa...Yapılacak tek şey ülkeler arasındaki memur sayılarının karşılaştırılması değil, Ülkelerdeki Kamu idaresi sistemiin ve Personel rejiminin sorgulanması ve verimlilik, adalet, tarafsızlık, dürüstlük vs. gibi hususlarda karşılaştırma yapılarak doğru bir Personel rejimi getirerek uygulanması olmalıdır.
             Selam ve sevgilerimle...

Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı

Ülkeler

Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı

Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı

Finlandiya
24,3
10,4

Fransa
21,3
8,2

Macaristan
21,4
7,8

Kanada
17,5
8,1

İspanya
15,2
3,9

İtalya
15,2
3,9

Çek Cum.
15,4
6,9

İrlanda
14,6
6,2

ABD
14,6
7,5

Almanya
12,3
5,3

Türkiye
9,1
3,2
                               (Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;

%40'ı Milli Eğitim Bakanlığı,
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10            
Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler  

Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.  

OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.  

OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde seyretmektedir.  

Türkiye kamusal alanı yeniden yapılandırma sürecine 24 Ocak 1980 kararları ile girmiş olmakla birlikte esas saldırı, 1990’lı yıllarla birlikte başlamıştır. Kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kamu gücünü elinde bulunduran kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan yolsuzluklar üzerinden devletin ekonomiden elini çekmesi istenmiş, devletin sadece “jandarmalık” yapması gerektiği savunulmuştur. Özellikle merkezi yönetimin “aşırı büyüklüğü”, “kadroların şişkinliği” ileri sürülerek sık sık devletin “hantal” olduğu söylenmiş, başta KİT’ler olmak üzere pek çok kurum özelleştirme kapsamına alınarak “hedef tahtası” haline getirilmiştir. Oysa rakamlara bakıldığında Türkiye’de merkezi yönetimin hiç de savunulduğu gibi aşırı büyük olmadığını ve kamu kadrolarının sanıldığı kadar şişkin değil, aksine ...

tamamını oku »


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Tartışma konusu değiştirildi: "{tobaccoexperts:11932} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE" gönderen murat guler
murat guler  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 6 Temmuz, 13:35
Kimden: murat guler <mygu...@hotmail.com>
Tarih: Mon, 6 Jul 2009 10:35:30 +0000
Yerel: Ptesi 6 Temmuz 2009 13:35
Konu: RE: {tobaccoexperts:11932} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE

savaş kardeş kendini neden üzüyorsun... Devlet memurluğunun ne kadar gerekli olduğunu anlayamayanlara, aslında devlet memurluğunun salt maaş ilişkisiyle değerlendirilmesi yanlışına düşenlere ne anlatmaya çalışıyorsun... Ülkemizde on yıllardır iş bulmasından, atamasına, tayinine  kadar politize olmuş bir yapıyla biçimlendirilmiş devlet memurluğunu elbette "sadece devletin memuru" olan memur anlayışını herkes bilemez veya düşünmek zorunda değildir...

Öğretmenini sözleşmeli çalıştıran bir zihniyetin ilerde ne yapabileceği malum değil midir? Son cümleni o hikayeyi okuduğumda da beğenmiştim... Bekçi aslında ballı börekli bir sistemin kurtarıcısı ve bazı şeylerin görünmesini engelleyen simgedir...

saygılar...

From: savassey...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11932} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE
Date: Mon, 6 Jul 2009 07:45:21 +0000

     Merak etme yakında seni ve senin gibi düşünenleri  mutlu edecek bir yasa çıkacak,
Yeni çıkacak personel rejimi yasasında senin beğenmediğin memurluk sadece üst düzey bürokratların elinde olacak ve yeni alınan tüm çalışanlar 1'er yıllık sözleşmeli  büro çalışanı adıyla işe alınacak.

Beğenmediğini söylediğin  yazımın sonunda yazdığımı cümleyi bir daha tekralayayım istersen belki bu kez ne demek istediğimi daha iyi anlarsın.

"Evet bencede bu ülkede Personel rejimi sorgulanmalıdır ancak sadece  bekçiler açısından değil...

Saygılarımla..."

From: karakteri_s...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11925} Re: Kamu İstihdamı OECD/TÜRKİYE
Date: Sun, 5 Jul 2009 00:52:32 +0300

            Alakasız bir cevap olmuş...!
            Elimize geçen mailleri, okumadan ve yorumlamadan iletirsek, cevabı da ilgisiz oluyor anlaşıldığı kadarıyla...    
            Özelleştirme acizane görüşüme göre yanlıştır, ancak bu Devlet İdaresinin böyle gitmesi de yanlıştır. İşte buyrun, koca ABD ve Avrupa Ülkeleri bile Başta bankalr olmak üzere şirketleri kamulaştırmaya başladı.
            Genel olarak bizim gibi ülkeler de onları taklit ettiğnden, bir 10-15 sene sonra kamulaştırma kesin biz de de başlar gibime geliyor.
            Yahu kardeşim, aklı olan Devlet Memuru olmaz...Çocuklarımızı "aman Devlette Memur olmayın" diye yetiştirmeli ve kafalarını bu düşünceyi nakşetmeliyiz..!

           Ülkenin birinde  Genel Müdürlerden biri ülkenin ıssız bir bölgesinde kocaman ve terkedilmiş bir hurda deposunu farketmiş.
             Genel Müdür “Bir bekçi kiralayalım, buraya sahip çıksın. Birileri gelip burda birşeyler karıştırmasın.” demiş.
             Böylece bir adamı bekçi sıfatıyla işe almışlar.  “İyi yaptık da, bir eksik var...” demiş, “... biz bu adama bir iş tanımı vermedik ki adam nasıl çalışacağını bilsin! Ayrıca sonra adamı bir de eğitmek lazım.” yardımcılarıda onu haklı bulmuşlar .

Böylece bekçinin iş tanımını belirleyecek bir planlama departmanı kurmuşlar.
Oraya da bu tanımları rapor edecek bir dokümantasyon uzmanı ile bir de  bekçi  için eğitmen almışlar.
Birkaç gün sonra  “Peki ama bu bekçiyle iş tanımını yapanlar iyi çalışıyorlar mı, bunu takip edecek biri lazım değil mi?” Böylece bekçi   ve eğitmenlerini denetleyecek bir kalite kontrol departmanı kurmuşlar, oraya da bir kalite kontrol sorumlusu ile bu adamların ne yapıp ettiğini rapor edecek 2 tane müfettiş almışlar.
Ertesi gün  “Peki ama bir bekçi  ve peşinden bir sürü denetleyici işe aldık, bunların maaşını kafamıza göre mi vereceğiz? Bekçiye ne kadar, kalite kontrol departmanına neye göre ne kadar maaş verilecek? Bunun bir sistemi olmalı.” Böylece bir muhasebe departmanı kurmuşlar.
Oraya da bir muhasebeci, bir bordro memuru ve bütün bu insanların ne kadar çalıştığını, işe geliş gidiş saatlerini takip edecek bir denetleme uzmanı işe almışlar.
Ertesi gün  “Bir bekçimiz var, bağlı olduğu departmanları da kurduk. İyi güzel de, bunlar kendi başına buyruk mu iş yapacaklar? Bunlara bir müdür lazım değil mi? Tabi müdür aldıktan sonra bunun bir de yardımcısı olması lazım.” Bunun üzerine bekçi  ve bağlı bulunduğu departmanlar için 1 müdür, 1 müdür yardımcısı, bir de bunlara sekreter almışlar.
Birkaç ay sonra yönetim kurulunda bütçe toplantısında artan maliyetler nedeniyle bazı giderlerin kısılması konusunda karar alınarak birimlerin işletmeye maliyetleri ile ilgili raporlar istenmiş.Yönetim kurulu yaptığı incele sonrasında hurdalıkta çalışan bekçinin işine son verilmesine karar vermişler.

 Evet bencede bu ülkede Personel rejimi sorgulanmalıdır ancak sadece  bekçiler açısından değil...

Saygılarımla...

From: ismailozka...@hotmail.com
To: tobaccoexperts@googlegroups.com; ozgurhanz...@mynet.com; seyhanhu...@gmail.com; mustafa...@yahoo.com; y...@mynet.com; jasmin...@mynet.com; kirac...@hotmail.com; salih_d...@hotmail.com; btabakay...@hotmail.com; altinovamu...@hotmail.com; msongul-2...@hotmail.com; ahmetdurul...@hotmail.com; ucan...@yahoo.com; isa_bay...@hotmail.com; drm...@hotmail.com; kunter...@hotmail.com; alperisi...@mynet.com; byesilo...@hotmail.com; orhankilin...@hotmail.com; hikmetturk...@mynet.com; k.kar...@hotmail.com; uc...@yahoo.com; fikos...@gmail.com; genelmer...@esm.org.tr; murattu...@hotmail.com; tobaccogroup@googlegroups.com; tutuneksperleri@googlegroups.com
Subject: {tobaccoexperts:11914} RE: Kamu İstihdamı OCECD/TÜRKİYE
Date: Thu, 2 Jul 2009 21:17:32 +0000

            Şimdi, aşağıdaki rakamlara bakınca Türkiye' de memur sayısı çok azmış, çok yazık, memur istihdamını
en az Fransa düzeyine getirilmeli mi diye düşünmemiz gerekir?
            Hepimizce malumdur ki; bugün bırakın memur olmayanları, çalışan memurlar bile Kamu İdaresinden hoşnut değildir.
            istisnasız her kurumda vicdan ve insaf sahibi memurlar çalışıyor, diğerlerini ise hiç bir güç çalıştıramıyor ise, ve 25 sene sonunda bu tembel memurlar aslanlar gibi tazminatlarını alıp emekli olabiliyorsa...Yapılacak tek şey ülkeler arasındaki memur sayılarının karşılaştırılması değil, Ülkelerdeki Kamu idaresi sistemiin ve Personel rejiminin sorgulanması ve verimlilik, adalet, tarafsızlık, dürüstlük vs. gibi hususlarda karşılaştırma yapılarak doğru bir Personel rejimi getirerek uygulanması olmalıdır.
             Selam ve sevgilerimle...

Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı

Ülkeler

Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı

Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı

Finlandiya
24,3
10,4

Fransa
21,3
8,2

Macaristan
21,4
7,8

Kanada
17,5
8,1

İspanya
15,2
3,9

İtalya
15,2
3,9

Çek Cum.
15,4
6,9

İrlanda
14,6
6,2

ABD
14,6
7,5

Almanya
12,3
5,3

Türkiye
9,1
3,2
                               (Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;

%40'ı Milli Eğitim Bakanlığı,
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10            
Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler  

Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.  

OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.  

OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde ...

tamamını oku »


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google