| |
tobaccoexperts |
Şimdi, aşağıdaki rakamlara bakınca Türkiye' de memur sayısı çok azmış, çok yazık, memur istihdamını en az Fransa düzeyine getirilmeli mi diye düşünmemiz gerekir? Hepimizce malumdur ki; bugün bırakın memur olmayanları, çalışan memurlar bile Kamu İdaresinden hoşnut değildir. istisnasız her kurumda vicdan ve insaf sahibi memurlar çalışıyor, diğerlerini ise hiç bir güç çalıştıramıyor ise, ve 25 sene sonunda bu tembel memurlar aslanlar gibi tazminatlarını alıp emekli olabiliyorsa...Yapılacak tek şey ülkeler arasındaki memur sayılarının karşılaştırılması değil, Ülkelerdeki Kamu idaresi sistemiin ve Personel rejiminin sorgulanması ve verimlilik, adalet, tarafsızlık, dürüstlük vs. gibi hususlarda karşılaştırma yapılarak doğru bir Personel rejimi getirerek uygulanması olmalıdır. Selam ve sevgilerimle... Bazı OECD Ülkelerinde Kamu İstihdamı Ülkeler
Kamu Görevlilerinin İstihdama Oranı
Kamu Görevlilerinin Nüfusa Oranı
Finlandiya
Fransa
Macaristan
Kanada İspanya
İtalya
Çek Cum.
İrlanda
ABD
Almanya Türkiye %40'ı Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye’de kamu alanı, özellikle Özal’lı yıllar boyunca hep “sırttaki kambur” olarak nitelenmiştir. Bu süreçte “serbest piyasa” yeniden keşfedilmiş, insanların neredeyse tüm yaşamları “piyasalar”ın etrafında şekillendirilmeye çalışılmıştır. Dünya çapında yaşanan krizler ve bu krizlerle birlikte derinleşen kapitalizmin krizi, kısmen piyasa ilişkileri dışında yer alan ve büyük ölçüde sosyalizmin etkisiyle oluşturulmuş olan “refah devleti” anlayışının yeniden sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Neoliberal ideoloji etrafında yürütülen tartışmalar sonucunda refah devleti uygulamalarının “piyasaların” işleyişini aksattığı, dolayısıyla kapitalizmin temel yasası olan “rekabeti” olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Yine bu tartışmaların bir sonucu olarak, gelişmiş kapitalist ülkelerden başlayarak tüm dünya çapında eş zamanlı olarak kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden tanımlanmasını gündeme getirilmiştir.
OECD’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma, ülkelerin merkezi idare, eyaletler ve yerel yönetimlerde bulunan kamu personeli sayılarına ilişkin istatistikleri, Türkiye’deki memur sayısının diğer ülkelerden fazla olmadığını göstermektedir. OECD’nin 2000 rakamlarına göre ABD’de yüzde 14, Fransa’da yüzde 24.8 olan memurların toplam nüfus içindeki oranı 2000 yılında Türkiye’de yüzde 3.34 iken, 84 milyon nüfuslu Almanya’da 4.4, 60 milyon nüfuslu Fransa’da 4.8 milyon civarında kamu personeli çalışmaktadır.
OECD verilerine göre, Finlandiya’da her 10, Kanada’da her 12, ABD ve İrlanda’da her 14, Almanya ve Hollanda’da her 19, İspanya ve İtalya’da her 25 kişiden biri kamu personeli statüsündedir. Türkiye’de ise her 30 kişiden ancak 1’i memur olarak çalışmaktadır. 2000 yılı itibariyle nüfusu 275 milyon 562 bin 673 olan ABD’de merkezi idarede 2 milyon 777 bin, eyaletlerde 4 milyon 746 bin, belediyeler ve diğer yerel kuruluşlarda da 13 milyon 49 bin olmak üzere toplam 20 milyon 572 bin kamu personeli istihdam edilmektedir. 84 milyon nüfusu olan Almanya’da da kamu personeli sayısı 4 milyon 364 bindir. Her iki ülkede de kamuda çalışanların nüfusa oranı, Türkiye’nin oldukça üzerinde seyretmektedir.
Türkiye kamusal alanı yeniden yapılandırma sürecine 24 Ocak 1980 kararları ile girmiş olmakla birlikte esas saldırı, 1990’lı yıllarla birlikte başlamıştır. Kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kamu gücünü elinde bulunduran kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan yolsuzluklar üzerinden devletin ekonomiden elini çekmesi istenmiş, devletin sadece “jandarmalık” yapması gerektiği savunulmuştur. Özellikle merkezi yönetimin “aşırı büyüklüğü”, “kadroların şişkinliği” ileri sürülerek sık sık devletin “hantal” olduğu söylenmiş, başta KİT’ler olmak üzere pek çok kurum özelleştirme kapsamına alınarak “hedef tahtası” haline getirilmiştir. Oysa rakamlara bakıldığında Türkiye’de merkezi yönetimin hiç de savunulduğu gibi aşırı büyük olmadığını ve kamu kadrolarının sanıldığı kadar şişkin değil, aksine yetersiz olduğunu görmek mümkündür. OECD ülkelerinde nüfusun artışına göre memur sayısında da doğru orantılı bir artış meydana gelmektedir. Ancak Türkiye ve benzeri ülkelerde kamu personel rejimi sürekli olarak erimekte ve “serbest piyasa sistemi” etkin kılınmaya çalışılmaktadır. Nitekim Türkiye’de 2000 yılında 2 milyon 197 bin 152 memur varken; Kasım 2005 itibariyle toplam memur sayısı 1 milyon 706 bindir.1
Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle bırak
_________________________________________________________________
24,3
10,4
21,3
8,2
21,4
7,8
17,5
8,1
15,2
3,9
15,2
3,9
15,4
6,9
14,6
6,2
14,6
7,5
12,3
5,3
9,1
3,2
(Kaynak: OECD )
Türkiye’de Memurların Hizmet Alanlarına Dağılımı;
%10'u Üniversiteler,
%15'i Sağlık Bakanlığı,
%12'si Emniyet Genel Müdürlüğü,
%5'i Din İşleri Başkanlığı,
%4'ü Maliye Bakanlığı,
%4'ü Adalet Bakanlığı
Diğer %10
Kamu İstihdamında Rakamsal Gerçekler
Windows Live™ Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/photos.aspx