Google Grupları Giriş Sayfasına Git    turk-tarihciler
Kitap: Rus Gozuyle Osmanli - Rus Savaslari

Abdulvahap Kara <kara_va...@yahoo.com>

Kitap: Rus Gozuyle Osmanli-Rus Savaslari
 
Osmanli tarihinin en kritik safhalarindan biri hic suphesiz Ruslarla yapilan savaslardir. Ruslarla ilk savas 1569 yilinda yapilmis ve bu savaslar Osmanli’nin son yillarina kadar devam etmistir.
 
Tarihcilerimiz bu onemli safhayi hep tek tarafli inceleyerek Osmanli kaynaklariyla mercek altina almislardir. Simdi ise yeni yayinlanan bir eser bu savaslara karsi tarafin gozlemleriyle de bakmamiza imkanini sagliyor.
 
Rus tarihcilerinin kitaplarini Turkce’ye tercume ederek markalasan Selenge yayinlari simdi bu sahadaki boslugu dolduran ilk adimi atarak Rus tarihcisi A. B. Sirokorad’in 2000 yilinda yayinlanan “Osmanli – Rus Savaslari” isimli eserini dilimize kazandirmis bulunmaktadir.
 
“Ruslarin Gozunden 240 Yil Kiran Kirana Osmanli – Rus Savaslari” adiyla yayinlanan eser 1569 yilindaki ilk Osmanli’nin ilk Rusya seferinden 1914’deki Sarikamis Harekatina kadar tum savaslari iceriyor.
 

 
Kitapta ayrica Bogazlar meselesi ve Montro Gorusmelerine de yer verilmis. Yazar, asker kokenli olmasi dolayisiyla, savasta kullanilan silahlar, gemiler ve diger teknik konulari da ayrintili bir sekilde vermektedir.
 
550 sayfalik eserin sonunda Sirokorad Osmanli – Rus savaslarinin ne Osmanli’ya, ne de Ruslara yarar saglamadigini, bundan azami istifade edenlerin Avrupa devletleri oldugunu soyluyor.
 
Bununsorumlularinin da iki ulke yoneticileri oldugunu su sozlerle ortaya koyuyor:
 
“Netice itibariyla, subjektif faktorleri bir yana birakirsak, Rusya ile Turkiye’nin paylasamayacak bir kozlari yoktu. Ikisi arasindaki tum catismalar basiretsizlikten, hem Osmanli sultanlarinin, hem de Rus carlarinin ve tabii ki bunlarin cevrelerinde bulunan insanlarin ihtiraslarinin eseriydi.”
 
Tarih elbette tek yanli yazilamaz. Osmanli – Rus Savaslari veya Osmanli – Rus Iliskileri dedigimizde Turk tarihcileri icin Rus kaynaklarini da gozden gecirmek saglam neticelere ulasmak icin elzemdir. Bu kitap bu konuda ilk adimi teskil ediyor. Bundan sonraki adimlari Turk tarihcilerinin Rus arsiv kaynaklarini da kullanarak bu iliskileri cok boyutlu olarak ortaya koymalari teskil etmelidir.
 
Belki baslangic olarak bu kitaptaki degerlendirmelerin Osmanli kaynaklariyla mukayesesi bir yuksek lisans tezinin konusunu olusturabilir.
 
Osmanli – Rus Savaslarina daha genis perspektifte bakmamiza imkan saglayan boyle bir eseri Turkce’ye kazandiran Selenge Yayinlari sahibi ve degerli cevirmeni Ahsen Batur’a tesekkur ediyoruz.
 
Saygilarimizla,
Istanbul,
Doc. Dr. Abdulvahap Kara