Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Bu Ambulans sizin hastanıza gidiyor olabilir!
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Türkacil  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 5 Temmuz, 18:28
Kimden: Türkacil <turka...@gmail.com>
Tarih: Sun, 5 Jul 2009 08:28:19 -0700 (PDT)
Yerel: Pazar 5 Temmuz 2009 18:28
Konu: Bu Ambulans sizin hastanıza gidiyor olabilir!
Bu Ambulans sizin hastanıza gidiyor olabilir!

İstanbul 112 Acil Servisi`nin 155 ambulansı, 7 gün 24 saat, hayat
kurtarmak için uğraşıyor. Fakat üç büyük şehrimizde yaşayan
vatandaşların sergilediği davranışlar, acil servis çalışanlarını
çileden çıkarıyor.

Doktoru, sağlık memuru ve şoförüyle bir vakadan diğerine yetişmeye
çalışan ekipler, olay yerine vardıklarında adeta `vatan haini` gibi
karşılanıyor. Ambulans şoförü `Nasıl geç kalırsın?` denilerek
bıçaklanmak isteniyor, bayan doktor saçından çekilip yere
indirildikten sonra düşman ülke bayrağı gibi çiğneniyor, bu sırada
aracın camları satırlarla kırılıyor, kaputu tekmelerle çökertiliyor.
Velhasıl, hastayı kurtarmak için olay yerine giden sağlık ekipleri
kendi canlarını zor kurtarıyor.

112 Acil Servisi`nin karşılaştığı sorunlar ve bu sorunlara
getirilebilecek çözümleri konuşmak için Bakırköy Komuta Kontrol
Merkezi`ne giderek İstanbul 112 Başhekimi Metin Akarslan ile
görüşüyoruz. Henüz sohbete başlamadan kontrol merkezinde görevli bayan
doktorlardan biri müsaade isteyerek içeri giriyor, Başhekime bir
makbuz uzatıyor ve dert yanmaya başlıyor. Ardından Metin Akarslan bize
dönerek, `İşte bakın, en önemli sorunlarımızdan biri bu!` diyor.
`Neymiş?` demeye kalmadan Akarslan sorunları birer birer anlatmaya
başlıyor.

Ambulanslara `hız sınırını aştın` cezası!

Metin Akarslan, trafik polislerinin kestiği cezalarla başlarının
dertte olduğunu söylüyor. Makbuzlarda yer alan ceza gerekçeleri
oldukça komik. Siren çalan ambulansa içinde hasta yok diye, çalmayana
görevde değilsin diye; ambulansta şoför tek başınaysa sürücü keyfî
takılıyor diye; sağlık ekibi öndeyse neden önde diye, değilse neden
önde değil diye ceza kesiliyor. Cezaları kurumun değil, şoförün
ödediğini belirten Metin Akarslan, kendileri için vakaya ulaşmanın
önemli olduğunu ifade ederek şunları söylüyor: `Bu cezadan sonra sen
sürücüye nasıl hızlı git dersin? Biz zamanla yarış halindeyiz. Siren,
trafiğin durumuna göre açılır. Sağlık ekibi önde ya da arkada
oturabilir. Ambulans sağ, sol ya da orta şeritten gidebilir. Bunlarda
hiçbir kural yoktur, önemli olan ambulansın gideceği yere bir an önce
varmasıdır. Ancak trafik polisleri ne yapıyor? Çevresindeki yüzlerce
araç, türlü saçmalıklara imza atarken kalkıp hayat kurtarmaya giden
kamu aracına ceza yazıyor. Üstelik bu ambulansların hepsi kayıtlı ve
hepsi GPS sistemiyle takip ediliyor. Burada keyfî bir işin olması
mümkün değil!`

Polis güvenliğimizi sağlayacağına halkı tahrik ediyor!

`Emniyet ve diğer kamu görevlileriyle ilgili sıkıntılarımız var.`
diyen Metin Akarslan, polis memurlarının olay yerinde sağlık ekibinin
güvenliğini sağlamak yerine, halkı tahrik ettiğini söylüyor: `Ambulans
trafikle cebelleşip kaza yerine ulaştığında ilk tepkiyi polis, `Nerede
kaldınız?` diye bağırarak gösteriyor. Böyle olunca da, acılı
vatandaşlar sağlık ekibine saldırıyor. Polisin bu tavrı, her zaman
sağlık ekiplerinin işini engellemiştir, canlarını tehlikeye atmıştır.`

İstanbul`daki ambulansların en büyük sıkıntısı trafik... Kilitlenen
trafiği açmak da, açtıktan sonra kazasız belasız gitmek de ayrı bir
dert. Çünkü sürücülerin mantalitesi, az önce bahsettiğimiz trafik
polislerininkiyle aynı: Sürücüler, kendi kafalarına göre ambulansın
görevde olmadığına kanaat getiriyor ve araca yol vermiyor. `Hatta
bırakın yol vermemeyi, dayılanıyorlar da!` diyen Metin Akarslan, bu
noktada vatandaşlardan anlayışlı olmalarını istiyor.

Ambulansların çok sık karşılaştığı durumlardan biri de kendilerine
arkadan çarpan araçlar. Küçük şehirlerde yaşayanlar, bu kaza türüne
şaşırabilir. Hemen onları aydınlatalım. Üç büyük şehrimizin kilitlenen
trafiğinde ambulansların hızı 60-70 km`yi bulabiliyor. Bunu gören
sürücüler, ambulansın arkasına takılarak hızla evlerine varmak
istiyor. Tabii yol her zaman açık olmuyor. Kimi durumlarda ambulans
ani fren yapmak zorunda kalıyor. Kendini ambulansın rüzgârına kaptıran
şoförler bunu fark edemeyince de kaza kaçınılmaz oluyor.

Şoför ataması yapılsa 30 istasyon daha açarız

Vakaya ulaşma sürelerinin ortalama olarak 8 dakika 17 saniye olduğunu
söyleyen Metin Akarslan, İstanbul`da böyle bir ortalamaya ulaşmanın
çok büyük bir başarı olduğunu belirterek bu rakamın gelişmiş ülkelerde
8 dakika olduğunu ifade ediyor. Başhekim, gelişmiş ülkelerde 50 bin
kişiye bir ambulansın düştüğünü, İstanbul`daysa bu oranın 80 bin
kişiye bir ambulans olarak değiştiğini kaydediyor.

`Gelişmiş ülkelerdeki afet bölgelerinde 30 bin kişiye bir ambulans
düşüyor. Biz bu sebeple ambulans sayımızı 360`a çıkarmak için
çabalıyoruz. Yakın bir süre içerisinde 75 ambulans alacağız.` Akarslan
sözlerine bu şekilde devam ederken birden yeni bir sorun gündeme
geliyor: Şoför sorunu! Sağlık personellerinin yeterli olduğunu
söyleyen Akarslan, şoför eksikliğinden dolayı, 30 istasyonu
açamadıklarının altını çiziyor. Bu konuda kimi zaman belediyelerden
destek aldıklarını belirten Başhekim, özel şirketlerden hizmet alımı
yapamadıklarını ve devletten şoför atamasını beklediklerini
vurguluyor.

Günde 78 bin kişi `N`aber güzelim?` diye arıyor

Avrupa ile Anadolu yakasında bulunan komuta merkezlerinin günde 80
bine yakın çağrı aldığını belirten Metin Akarslan, sadece bin vakaya
ambulans gönderdiklerini söylüyor. `Bunun nedeni ambulans yetersizliği
mi?` diye sorduğumuzdaysa başka bir sorun açığa çıkıyor. Geriye kalan
79 bin vakanın bin kadarını değerlendirmeye uygun gördüklerini,
kişileri gerekli şekillerde yönlendirerek ambulans göndermediklerini
belirten Metin Akarslan, 78 bin aramanın tamamen gereksiz olduğunu
anlatıyor. Arayanlar arasında bayan santral görevlilerine `N`aber
güzelim?` deyip kapatanlardan telefonunun çalışıp çalışmadığını
kontrol edenlere kadar pek çok aklıevvel mevcut. Akarslan, ne postane
yoluyla ne de mahkeme yoluyla bu sorunu halledemediklerini ifade
ediyor. Vatandaşlardan insan sağlığına gereken ehemmiyeti
göstermelerini isteyen Başhekim, `Her açıp kapamada kaybettirilen
zaman, hastası olan insanların bize ulaşmasını engelliyor.` diyor.

***
Şoförler ambulansın önüne de takılıyor!

Feridun Acar(Doktor): 1988`den beri acil servisteyim. Şoförler sadece
ambulansın arkasına değil, önüne de takılıyor. `Ambulans nasıl olsa
yolu açacak. Ben de önünde ne kadar gidebilirsem gideyim` diyorlar.
Ambulansların trafikte rahatça ilerleyebilmeleri için emniyet
şeritlerinin ihlal edilmemesi lazım. Emniyetin bu konuya büyük önem
vermesi gerekiyor. Kamera konulan yerlerde gideceğimiz yere çok rahat
ulaşabiliyoruz. Emniyet bir an önce Basın Ekspres yoluna da kamera
koymalı. EGS`ye yakalanan ve ceza yiyen bir sürücü bir daha emniyet
şeridini kullanmıyor.

***
Bazı vakalarda ambulansın sireni açılmaz!

Asiye Kümbül(ATT): İki buçuk yıldır acil servisteyim. 112 ekibine
saldıran vatandaşlarda, `A bu bayan, buna saldırmayalım` gibi bir ruh
hali olmuyor. Bizler de saldırıya uğruyoruz. İnsanlar sireni çalmayan
ambulansa yol vermiyor. Halbuki ambulanslar, çok önemli durumların
bazılarında siren açamıyor. Çünkü siren sesi kimi vakalarda ajite ve
panik atağı tetikliyor. Ama Türkiye`de siren açık olmadığında insanlar
sizi `gezmeye çıkmışlar` diye değerlendiriyor. Böyle olunca yolu
açamıyorsunuz. Sürücülerden ricamız, insan hayatına gereken önemi
göstermeleri ve ambulansın içinin dolu olup olmadığını; görevde olup
olmadığını düşünmek yerine, ister sireni çalsın, ister çalmasın, ister
dolu olsun, ister boş olsun her koşulda yol açmaları.

***
Bana silah çeken adam, yardımına gittiğimiz hastanın oğlu çıktı!

Nuri Biçer (Şoför): 9 yıldır acil servisteyim. Olay yerindeki
sıkıntılarımız had safhada. Bana silah çeken bile oldu. Bir gün gece
saat 03.30`da bir ihbar aldık. Bağcılar istasyonunun oradan çıkarken U
dönüşü yapmanız gerekiyor. Tam dönüşü tamamladım, yukarıdan biri
kaptırmış geliyor. Ben dönerken o yavaşladı, el kol hareketi yaptı,
bir şey demedim, ilerledim. Kırmızı ışıklarda durunca önümü kesti ve
silahını çekerek, `Öldürürüm lan seni!` dedi. Hastaya yetişmek için
bastım gittim. Baktım hâlâ arkamda, takip ediyor. Olay yerine varınca
araçtan indim. Bizi arayanlara o adamı göstererek, `Bu arkadaş bize
silah çekti. O yüzden geciktik.` dedim. Baktım biri buna tekme tokat
girmeye başladı. Meğer bana silah çeken adamı tokatlayan abisiymiş.
Kalp krizi geçiren hasta da bana silah çeken adamın babasıymış. Bu
yüzden her zaman diyorum: `Bu ambulans sizin hastanıza gidiyor
olabilir!`

Yine bir gün, gece saat 02.30-03.00 gibi aile içi şiddet anonsu aldık.
Abi-kardeş birbirini bıçaklamış. Merkezden bize, `Fatih Mahallesi`ne
acele çıkış yapın, adres bildirilecek.` dendi. Çıktık. 3 dakika içinde
gittim ama verdikleri adres yok. Tekrar anons ederek böyle bir adresin
olmadığını söyledim. Operatör arkadaş hatasını düzeltti ve adresin
Esenler`de olduğunu söyledi. Olay yerine gittiğimizde bütün mahalle
çoluk çocuk aşağıya inmişti. Bizi küfürlerle karşıladılar: `Bilmem
kimin çocukları nerede kaldınız?` gibi... Adamın biri elindeki satırla
ambulansın camını patlatdı, kaput çöktü. Bu tarafa gelerek benim
kapımı açtı. Elindeki bıçağı bana doğrulttu. Kolunu tuttum ve büktüm.
Siz bakmayın böyle kolay anlattığıma, tam bir can pazarı! O anki ruh
halimi siz düşünün. Öleceksin yani, başka şansın yok. Şimdi Tuna
Mahallesi oldu adı. Önceki ismi Karabayır; mafyanın ve uyuşturucunun
kol gezdiği yer.

***

Ambulansa yol verirken uyulması gereken kurallar

Ambulans orta şeritten gidiyorsa sağ ve sol şerittekiler, orta şeridi
açacak biçimde sağa ve sola yanaşmalı.

Ambulansla aynı hizada olanlar sağa ve sola yanaştıktan sonra 2-3
dakika kadar yerlerinde durmalı. Ambulansın arkasında kalan araçlar
da, önlerindeki araçları hareketlenmeleri için korna çalarak tahrik
etmemeli.

Bu kısa süreli duraklamada sağ ve sol şerit açılarak orta şeritte
ambulansın önünde seyr eden araçlar bu boşluklara rahatça
geçebilecekler.

Ambulans sol şeritten gidiyorsa, sağ şeritteki araçlar durmalı.

Sağ şeritteki şoförlerin önünde yer açıldıkça, sol şeritte ambulansın
önünde seyr eden araçlar bu boşluklara yerleşecek.

Ambulans sağ şeritten ilerliyorsa, sol şeritteki araçlar durmalı.

Sol şeritteki şoförlerin önünde yer açıldıkça, sağ şeritte ambulansın
önünde seyr eden araçlar bu boşluklara yerleşecek.

En çok dikkat edilmesi gereken kural ise şu: Kesinlikle ambulansın
arkasına takılmayın!

ZAMAN
SERKAN KARA


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google