Sine-Sen stüdyo çalışanları birimi olarak dün akşam gerçekleştirdiğimiz
toplantının "düzensiz" notları aşağıdadır.
Bu hafta içinde mesleki tanımlar çalışmamızı tamamlayıp internet üzerinden
dağıtmayı düşünüyoruz.
Ve toplantılarımız her çarşamba aynı yerde(sine-sen) aynı saatte(20:00)
devam ediyor.
- Haftalık toplantıların bir süre sonra seyrekleştirilmesi daha mı iyi
olur diye önerildi. Genel kanı haftalık çarşamba günü düzenli toplantıların
devam etmesi ve her toplantıya bir gündem başlığının seçilmesinden yana.
Ayrıca her toplantıya gelen yeni arkadaşların olması bunu bir ihtiyaç olarak
da gösteriyor. Bir hafta toplantıya gelemeyen birisinin böylece çok fazla
konudan kopmayacağı da söylendi.
- Mesleki tanımlar metni üzerine konuşuldu. Toplantıya yeni katılan kimi
arkadaşların önceki tartışmaları takip edememesi karar vermeyi zorlaştırdı.
Genel olarak metin üzerinde mutabakat sağlansa da mailler üzerinden
düzeltmelere devam edilmesine karar verildi.
- Sektördeki esnek çalışma saatlerinin yurtdışından gelen çalışanlarda
uygulanmadığı ve aslında işlerin çok da güzel yolunda gittiğinden
bahsedildi. Bu durumun aslında normal mesai saatlerine uygun bir iş planının
çıkarılabileceğinin bir kanıtı olduğu vurgulandı.
- Toplantıda yurtdışındaki stüdyo çalışanlarının sendikalarından
bahsedildi. Konu üzerine daha detaylı araştırma yapıp, çalışmalarımıza
katmak gerekiyor.
- Esnek çalışma saatlerine karşı tüm sinema-reklam-tv sektörüne bütün
olarak müdahale edilmesi gerektiği vurgulandı. Örneğin bir dizi kurgucusunun
90 dakika kurgulamaması için dizilerin süresinin kısaltılmasının set
emekçileri ve stüdyo emekçilerinin ortak mücadelesiyle kazanabileceği
vurgulandı.
- Mesleki eğitimlerin önemli olduğu stüdyo çalışanları için öneminden
bahsedildi. Eğitimsizliğin iş planını da sarkıttığı ve çalışma saatlerinin
esnemesine yol açtığı vurgulandı. Sendikanın sanat okulu gibi bir oluşumu
olduğundan bahsedildi. Ayrıca stüdyo birimi olarak dışa açık yapılacak kimi
seminerlerin örgütleyiciliği olacağı da söylendi.
- Tamer, özelikle sendikaya uzak genç kuşaklara ulaşılması için
şenlik-parti organizasyonu yapılabileceğini ve bu tür "eğlenceli"
toplantılara tüm stüdyo çalışanlarının ihtiyacı olduğunu söyledi. Öneri
genel olarak kabul gördü. Bir süre zarfında yapılabileceği söylendi.
- İnternetteki mail gruplarındaki tartışmalara daha aktif katılınması
gerektiği ve böylece haftalık toplantıların da daha verimli geçebileceği
vurgulandı.
- Mesleki tanımlar üzerinden konuşulurken, kurgucu - montajcı yerine
editör denmesinin daha uygun olduğuna genel olarak karar verildi.
Gazetecilikteki editörlük ile karmaşa olabileceği endişesi dile getirilmiş
olsa da, "Editör" toplantı sırasında onaylandı. Meslektaşların onayı
alındıktan sonra genelleştirilmesine karar verildi.
- Kavramların türkçeleştirilmesi konusu konuşuldu; zorlamanın yanlış
olduğu, evrensel dilden kopuş olabileceği dile getirildi. Ancak yine de
temel bazı kavramların türkçe kullanımlarının araştırılması gerektiği
düşünüldü.
- Compositing Artist yerine kompozitör önerildi. Smoke, After Fx ve
benzeri video modifikasyon programlarının benzer işler yaptığı, temel
ayrımın editör ile kompozitör arasında olduğu konuşuldu. Kavramların mail
grupları üzerinden tartışılmaya kararlaştırıldı.
- Stüdyo birimine ait açık ve kapalı grupların farkı konuşuldu. Kapalı
grubun toplantılara katılan 'gerçek' insanlardan oluştuğu, açık grubun
herkese açık olduğu anlatıldı.
- Editörün, basındaki editörden farkları vurgulandı. temel olarak,
"video-editing" yani modern dijital kurgunun kast edildiğinin altı çizildi.
- Basın İş Yasası'ndaki "gazetecilik" tanımının dışında kalan ama benzer
konumda bulunan stüdyo çalışanlarının "işçi" statüsü için gazeteciliğe
benzer bir tanım ve yaklaşım benimsenebileceği tartışıldı.
- Yaptığımız işin, fikir ve sanat eseri sahipliğine girmese de, "fikir ve
sanat işi olma" niteliği bulunduğu vurgulandı ve bu görüş, genel kabul
gördü.
- Fikir ve sanat eseri sahiplerinin oluşturduğu meslek birliklerinden
bazı farklar, vurgulandı. Sine-Sen'in çalışma yaşamındaki pratiği mücadele
ve yasal platforma aktarma konusunda öncü rolü oynayabileceği, ayrıca
sektördeki çalışma koşullarını iyileştirilmesi ve çalışma konuları ile
ilgili eğitim verebilmesinin, bu pratiği benimsetmekte yararlı olacağı genel
kabul gördü. Sendikanan tabin ücretler konusunda söz sahibi olabileceğinin,
bir kez daha altı çizildi.
- Konusulan maddelerden biri de egitim ve seminer calismalarina ek olarak
universitelerle dogrudan iliskiler kurarak, sektore gelecek arkadaslara daha
okuldayken baska bir yolun oldugunu, baska turlu dusunen ve hisseden
insanlarin var oldugunu,bu duzeni kaniksamak zorunda olmadiklarini
gosterebilmek, bunu tartistirabilmek adina duzenlenebilecek soylesi ve
seminerlerdi.