Gmail Takvim Dokümanlar Reader Web diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
Mause'u bulan adam neden zengin olamıdı? Douglas Engelbart'i tanıyor musunuz?
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  1 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Kerem  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 28 Ekim, 03:12
Kimden: "Kerem" <krm...@gmail.com>
Tarih: Wed, 28 Oct 2009 03:12:43 +0200
Yerel: Çarş 28 Ekim 2009 03:12
Konu: Mause'u bulan adam neden zengin olamıdı? Douglas Engelbart'i tanıyor musunuz?

Mouse'u bulan adam
neden zengin olamadı?
Mouse'un mucidi Douglas Engelbart, Bill Gates ve Steve Jobs'ın servetlerinin oluşumunda çok önemli bir katkısı var ama kim biliyor?

Douglas Engelbart

1929 yılından itibaren Amerika'nın en sıkıntılı ekonomik krizinin yaşandığı "Büyük Bunalım" yıllarında çocuktu, İkinci Dünya Savaşı'nda ise üniversiteli bir asker. Kendini bildiğinden beri elektroniğe merakı vardı. Bu yüzden Elektronik mühendisliği fakültesine girmişti ama asıl ilgi alanı bilgisayarlardı. Bilgisayar dediğin o zamanlar (1943-48) her evde değil, sadece Amerika'nın doğu kıyısında bulunan bir makine... Yani bilgisayarı sadece yazılmış kitaplardan takip etme fırsatı vardı.,. O ta California'da çalışıyordu çünkü...

Aklındaki soru hep aynıydı:

 "Bu aleti nasıl insan zekasına destek verecek, zeka yükseltecek hale getirebilir, kullanımını yaygınlaştırabilirim?"...

Üstelik yaygın bilgisayar kullanımının Matrix'ten daha büyük bir hayal olduğu bir dönemde...

Çalışmaları eğitimi süresince devam etti. Daha sonra NASA'nın bir önceki hali olan NACA'da çalıştı ama bunlar yeterli değildi. Birkaç arkadaşıyla birlikte kendi labaratuarını kurdu ve bu laboratuarda "fare" çıktı ortaya... Üstelik bu isimle... "Kuyruğu var diye, herkes fare diyordu labratuarda." diyor Engelbart fare için... İlk önce içinde bulunan iki paralel disk sayesinde sağa sola hareket ettirilebilen fare, labaratuardaki bir diğer mühendis, Bill English tarafından modifiye edildi ve içine diskler yerine top yerleştirilerek her yöne hareket edebilen bir araç çıktı ortaya... Engelbart hem farenin hem de fareyle, bilgisayarın arabirimi olan GUl'in patentlerini aldı... Ama o zamanlar yazılım patenti diye bir şey olmadığı için aldığı patent geçersiz sayıldı. Zaten Engelbart'a göre fare ve GUI, çok daha büyük bir projenin küçük parçalarıydı. Bahsettiğimiz adam o zamanın bilişim konferanslarından birinde yaptığı video konferansla nefesleri kesen biriydi tabii... Bakışları her zaman geleceğe dönük bir adam...

O sıralar gelişmekte olan Apple firmasının yöneticilerinden Steve Jobs, icat olduğundan yaklaşık yirmi yıl sonra kullanılırken gördü fareyi... Bunun bilgisayar kullanımını inanılmaz bir hızla değiştirebilecek bir teknoloji olduğunu görmesi fazla zaman almadı ve önce Apple bilgisayarlarda, daha sonra Bill Gates'in duruma uyanmasıyla Microsoft ürünleriyle birlikte sunuldu fare... Engelbart'ın ismi, ona ait patent hiç bir şey ifade etmiyordu, onun icad ettiği bu aparat, Apple tarafından ilerleyen yıllarda 40 bin dolara lisanslandı. Bu fikrin ilk uygulayıcısı Apple'dı işte... Engelbart değil...

Peki farenin bu kadar değerli olmasının sebebi neydi? O zamanlar bilgisayarlara mukayet olup, işlem yapabilmek, komplike komut kodlarının ezberlenmesini, dolayısıyla derin bir bilgisayar bilgisine sahip olmayı gerektiriyordu. Oysa fareyle karmaşık komutların yerini "tıklamak" alıyordu... Kullanmak için yüksek zeka veya bilgi gerekli değil, vasatlık yeterliydi artık... Fiyatların düşmesi, bilgisayar sahibi olmak ile sıradan insanların arasından kalkan son bariyer oldu....

1968'in sonunda Engelbart ve ekibi, sadece mouse ve GUl'ı değil, internetin link sisteminin atası hypertext'i ve video konferansını da geliştirdi... Pek çoklarının düşündüğünün aksine, Douglas Engelbart farenin ardından ağlamıyor, o zamanlar potansiyelini gerçekleştirmek istediğinde ona inanmayanlara gülüyor sadece. Şu anda yaşına rağmen hala bilgisayar teknolojileriyle ilgili çalışmalarını sürdürüyor, 40 yıllık eşi, kedileri, dört çocuğu ve torunlarıyla mütevazı hayatını, emekliliğini de yaşıyor, arada sırada konferanslara da katılıyor.

--------------------------------------------------------------------------- -----

Hazırlayanlar: merakediyorumgr...@gmail.com üyeleri

--------------------------------------------------------------------------- -----

==========================================
B İ L G İ L E N M  E K   H E R K E S İ N   H A K K I D I R
==========================================

  mause douglas.jpg
56K İndir

    Yanıtla    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google