*SANA*
*Anne yıldızlar neden daha yakın durur yere bizim oralarda ? Hatırlıyorum da
ben yerden çok, gökte yaşardım o günler..Annem kadar sende bilirsin ya;
Samanyolu en görkemli bulvarıydı şehrimin...Hani biraz ilerleyince yol ikiye
ayrılır ya bir yerinden, en çok orada tedirgin olurdum; aval aval bakardım;
hem arkama, hem sağa, hem sola...En son senin hangi sokağa ayrıldığını
kestiremezdim. Ama, her şey ne kadar güzeldi !.. Orda, geçtiğimiz yerlerde
ayak izlerimiz kalmazdı. Yıldızlar şahitlik yapmazdı. Kimse kimsenin
kuyusunu kazmazdı ! Adadan adaya gider gibi ne kadar yıldız dolaşırdık..Ama,
nasılda aşıktık ?...
*
*
En çok çoban yıldızında kalırdı gözüm; birazda kıskanırdım aslında.. Herkes
göğe bakardı ama, ona ayrıca bakardı..Ben seni şaşırtmak için ne oyunlar
yaptım. Kalabalılardan kopar bir başıma köşelere çekilirdim, olmazdı; en
işlek kavşaklarda beklerdim olmazdı, bütün yollar ben olurdum en sonunda,
geçersin diye olmazdın. Seçmezdin, seçemezdin beni...Sen beni hiçbir zaman
seçemedin !...*
*
Gözlerimi ne gün göklerden ayırdım; önce sen bozuldun, sonra büyüsü bozuldu
dünyanın, hep kırık kaldı bir yanım, dönüp bir kez bakmadın, beni
anlayamadın...Anlamanı ne çok isterdim; güneşi ilk kucaklamaya gittiğimde
yanımda sen ol istemiştim. Çok erkendi gözlerin o zamanlar uzakları
seçemezdi, gelemezdin ardım sıra, düşemezdin yollara, bilmezdin daha yol
nedir, yordam nedir; en sonunda bir başıma vurdum dağa, giderken güneşi
kucaklamaya, Bir daha, bakamadım arkama...
*
**
*Dağların ardında ne kadar dağ varmış o gün anladım; ağlayamadım...Keşke
ağlasaydım ! Ağlasam döndüğümde anlar mıydın ? Anlamazdın ! Dağdan bir kez
döndüm ama, yoldan kaç kez döndüm anlamadın...Gurbete ilk gidişimdi; gece
boyu uyumadım, hep seni sayıkladım, annem üç atlet değişmişti bir gecede ! O
da anlamadı, öyle ya ekimdi soğuk olurdu bizim oralar, kırağı sert düşerdi
gecelere ! "Bu oğlan hep üşütüyor" dedi...Aslında üç atleti ıslatacak kadar
üşümüştüm o gece...
*
*
Sabahı, nasılda severim, dağlar bütün ağırlığını kaybederdi, ayaklarım
almazdı yere, en çokta senlisine bayılırdım sabahların. Dizlerimin bağı
çözülürdü görünce...Sen yine bakmazdın, beni anlayamazdın...
Sabahları sensiz diye şimdi o denli sevemiyorum. Yine çıkıyorum sokaklara,
şiir topluyorum kucağıma, soruyorlar kimin için diye ? Cevap veremiyorum.
Sormasınlar istiyorum ama, elin ağzı ! Sus diyemezsin ki...
*
*
Onlar susmadılar ama, ben sustum senden sonra; öyle sustum ki, yerime şiir
konuşuyor; derdiğim, topladığım, hevenklediğim şiirler, bazen diziyorum
ipliklere tesbih gibi ya sabır diyorum, bazen asıp iplere kurutuyorum. Çoğu
zaman sırılsıklam geliyorlar, bazen alıp koynuma ısıtıyorum, kucağımda
gezdiriyorum bazen...Sonra asıyorum dallara herkes görsün diye, şükür
görüyor gelip giden; daha sormuyorlar kimin için diye...*
*Biliyorlar bu şiirler sana hediye...*
--
sahi...@gmail.com
www.atmguvenlik.com.tr
http://sahin65.blogcu.com/
Gerçek Sevgi...
Sevgiliyi bir beyaz güvercin gibi avuçlarına
alıp okşamak ve yüreğine bastırıp korumaktır.
Ama sevgiliyi daha güzel ufuklar bekliyorsa
onu salıvermektir.
Onun uçsuz , bucaksız gökyüzünde kanat
çırpışlarından sonsuz haz duymaktır.
Onun kendisinden uzaklaşmasına üzülmek değil,
gerçeğe uçmasına,hakikate yaklaşmasına sevinmektir...
"Beni bırakıp nereye gidiyorsun demek değil"
"gittiğin yerlerde dualarımla seni koruyacağım" diyebilmektir..
İstedimki,
kalbinin durduğu yer
kalbimin durduğu yer olsun