| |
♥▒▒ Yağmur E - Mail ▒▒♥ |
Kırmızı Başlıklı Kız Her Gün <http://www.diyadinnet.com/YararliBilgiler-1250&Bilgi=g%C3%BCn>yaptığım Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir Ben de sorumlu bir kişi olarak; *"bu küçük kız yabancılarla
"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim :
gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak
da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık
ve<http://www.diyadinnet.com/YararliBilgiler-1378&Bilgi=ve>peleriniyle
çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip
kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim
bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne
taşıyordu!.. Yürüyüşü bile
normal<http://www.diyadinnet.com/YararliBilgiler-1376&Bilgi=normal>değildi.
Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine
gittiğini söyledi ama gel de inan.
kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime;
gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol
etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer
orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve
gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda
*"evet o küçük kız benim torunum"* dedi.
konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..."* dedim ve anlattım küçük kızla
karşılaşmamı... Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye
karar verdik. O yatağın
Altına<http://www.diyadinnet.com/YararliBilgiler-1317&Bilgi=alt%C4%B1n>saklandı,
ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım.
Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir
çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil
sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz,
daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp
şey hiç sorulur mu!... Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle
cevapladım.
*"Seni iyi dinlemek için"*... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük
olduğunu sormaz mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten
burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda.
Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine
aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz
mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız? O sinirle ayağa fırlayıp
peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı
elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni
*"seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.."* diye suçlamaz mı !..
Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp
beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık,kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme
yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta
canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük
korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi
*o gün - bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine
çıktı.
Yeter Artık... Ben Suçsuzum... *