YENİ SEZON
BEL ,BOYUN VE OMURGA hastalıkları terapi Yogası
dersleri başladı.
--------------------------------
http://www.yogaevim.com/benim-kullandigim-bel-ve-omurga-hastaliklari-...
--------------------------------
http://www.yogaevim.com/category/omurga-ve-bel-hasataliklarinda-yoga-...
----------------------------------------------------
İNTEGRAL YOGA / HAMİLE YOGASI
ÇOCUK YOGASI / ŞİRKET YOGASI
YOGALATES
SVAMI Vivekananda Yoga TERAPİ Üniversitesi (Dipl. Yoga Eğitmeni)
VE
The institute for life Coach training (Sertf. Yaşam Koçu)
Reiki MASTER
---------------------------------------------
BANU HOCA TELEFON NO:
BHANU PRİYA
0 536 586 73 17
banu.de...@gmail.com
2009-2010 SEZONU DERS PROGRAMINDA YER ALMAK İSTİYOR VE DERSLERE
KATILMAK İSTİYOR İSENİZ BANA ULAŞIN.
SAYGILARIM İLE .
---------------------------------------
SABAH DERSLERi-
(güne erken ve zinde başlayalım.)
(bel ,boyun ,omurga terapi yogası)
PAZARTESİ -SALI-ÇARŞ-CUMA-CUMARTESİ
SABAH 9.30-10.30
DERSLERİ (SEKİZ DERS )
125.00 LİRADIR.
------------------------------------
YOGALATES
PAZARTESİ-SALI-ÇARŞ-CUMA-CUMARTESİ
SABAH 11.00-12.00 YOGALATES
SEKİZ DERS 150.00TL
-----------------------------
SÜRPRİZ GÜNLER VE SAATLER(SALI-CUMA)
SALI -19.30- 20.30
-20.45- 21.45
VE
CUMA -19.30-20.30
-20.45-21.45 DERSLERİ (SEKİZ DERS )
125.00 LİRA DIR.
---------------------------
Bel,boyun ve omurgasında sorun olan ,hamile olan,yogalates'e ilgi
duyan ve yoga'yı yaşam biçimi haline getirmek isteyen her öğrenci ile
en fazla beş kişilik sınıflarda çalışmaktayım.
Bilgilerinize ederim.
--------------------------------------
BEL ,BOYUN VE OMURGA HASTALIKLARI YOGASI
+
NEFES TEKNİKLERİ
VE
MEDİTASYON (Bütün teknikler bir arada bir ders bir saat 15
dakika ,dır.
AKŞAM DERSLERİ
Pazartesi-çarşamba 20.30-21.30
cumartesi-11.00-12.00
sekiz ders 150.00 tl,dir.
-------------------------------
HAMİLE YOGASI
Pazartesi-Çarşamba -19.00-20.00
Cumartesi 12.30-13.30..
Sekiz ders 150.00 tl,dir---
--------------------------------------------------------------------------- ----
KİTABIN ADI: OLUMLU DÜŞÜNMENİN GÜCÜ
KİTABIN YAZARI : Norman Vincent PEALE (Şahin CÜCELOĞLU)
YAYINEVİ VE ADRESİ
BASIM TARİHİ : MAYIS 1999
KİTABIN YAYIM MAKSADI : Kişisel gelişme ve bireysel mutluluğu
sağlamaktır
KİTABIN ÖZETİ :
OLUMLU DÜŞÜNMENİN GÜCÜ
KENDİNİZE GÜVENİN
Kendi gücünüze inanmadıkça başarılı ve mutlu olamazsınız Gücünüze
inanır ve kendinize güvenirseniz, daima başarılı olursunuz Oysa
aşağılık ve yetersizlik duygusu ümitlerinizin kırılmasına yol açar.
Kendinize güven duygusu daha güçlü insan olmanızı sağlar. İnsan
olumsuz düşünmeye başlamışsa kafasına devamlı olumsuz fikirler gelecek
ve yaşamını zehir edecektir. Karşınızdaki güçlük ne kadar büyük olursa
olsun, eğer cesaretle göğüsleyecek olursanız sizi ümitsizliğe
düşürmez. Beyninizi inançla, kendinizi güven duygusu ile doldurun.
Bunlar bütün şüphe ve güvensizlik duygularını kovacaktır.
Günümüzde çoğu insan güvensizlik içindedir. Bir üniversitede,
psikoloji dersini alan altı yüz öğrenci ile yapılan bir araştırmada,
en çok yakınılan kişisel sorunlar sorulmuştur. Öğrencilerin %70' i en
çok yakındıkları kişisel sorunlarının kendisine güven eksikliği
olduğunu vurgulamışlardır. Bu oranın tüm toplum için de geçerli olduğu
rahatlıkla söylenebilir.
Kendine güven duygusunu kazanmak için her şeyden önce başarısız olmayı
asla düşünmeyin. Bu düşünceler aklınıza gelince hemen olumlu
düşünceler üretmelisiniz. Karşılaştığınız güçlükleri inceleyerek
onları en aza indirmeye çalışın.
Kendinize yaratanın sizinle olduğunu ve hiçbir güçlüğün sizi
yenemeyeceğini hatırlatın.
Özellikle aşağılık duygusunu yenmede çok etkili olan bir sözü sık sık
tekrar etmelisiniz;
"her zorluğun üstesinden gelebilirim."
Kendine güvensiz ve yanlış hareketlerinizin nedenlerini anlamanızda,
size yardımcı olacak bir uzmana mutlaka danışıp kendinizi tanıyın.
Böylece bu yanlış duyguları tedavi etmek kolaylaşacaktır.
SAKİN KAFA GÜÇ DOĞURUR
İç huzuru duyarak kendinizle barışık yaşamak herhalde en güzel yaşam
biçimidir.
Bu etapta verilecek en büyük uğraş, düşünme tarzını bu biçime
dönüştürmek için verilen uğraştır.
İç huzura gerçekten kavuşmamış bir çok insanın, suçluluk duygusuyla
kıvrandığını hepimiz biliyoruz.
Bu insanlar işledikleri günahlardan ve suçlardan dolayı kendilerini
affetmez ve suçluluk duyarlar.
Bu suçluluk duygusu insanın her türlü faaliyetine etki eder.
Bununla birlikte sakinleşip huzura kavuşmak için uygulanacak bir takım
yöntemler vardır.
Örneğin ;gün içerisinde zaman zaman barış dolu ve size huzur veren
fikirleri aklınıza getirin
ve gözünüzde doğa ile ilgili manzaraları canlandırın. Bir başka yöntem
ise; kendinize,
yüksek sesle zihninizi boşaltacak ve huzura kavuşturacak "sakinleş"
sözcüğünü söylemelisiniz.
Özellikle konuşurken kullandığımız kelimeler ve ses tonumuz, sinirli
gergin ve üzüntülü olmamıza neden olabilir. Eğer sakin bir ortamda
yaşamak istiyorsanız, sakin bir şekilde konuşun ve çok sıkıldığınız
anlarda şiirlerden bazı dizeler okumak suretiyle rahatlamaya, huzura
kavuşmaya çalışın.
SÜREKLİ ENERJİK OLMAK
Hepimiz düşündüğümüz gibiyiz. Nitekim güçlü olacağımızı düşünürsek
güçlü, sağlıklı olmayı düşünürsek sağlıklı oluruz. Beynimiz vücut
mekanizmamıza, sinir sistemimize olma mesajı göndererek bu yönde
hareket etmelerini sağlar ve sonuçta düştüğümüzü görürüz.
Manevi yaşamımızın burada çok büyük rolü vardır. Biz başarma azim ve
inancında olursak, beynimizde kuvvet ve enerji veren bir takım
fikirler oluşacaktır. Böylece günlük yaşamdaki bir takım zorluklar
karşısında daha enerjik ve güçlü davranabiliriz.
Bir çok insan çabuk yorulur ve hatta hasta olur. Oysa yorulmamak için
izlenmesi gereken en gerçekçi yol, kendini toplumdan soyutlamamak ve
toplumsal olaylarla ilgilenmektir.
Yani, bir inancımızın olması ve bu inancımız uğruna uğraşmaktır.
DUANIN GÜCÜNÜ DENEYİN
Dua, büyük bir enerji kaynağıdır. Nasıl çeşitli teknik ve yöntemler
kullanarak; örneğin, atom enerjisi ortaya çıkarabiliyorsak, dua ederek
de ruhsal enerjiyi ortaya çıkarabiliriz.
Bu enerjinin olumlu etkileri hemen her zaman görülmektedir.
İnsanlar duanın kişisel yetenekleri geliştirdiğini anladıkları için
daha çok dua ederler.
Dua onların içindeki gücü ortaya çıkararak kendilerine daha güvenli
bir insan olmalarını sağlar.
Dua doğru hareket etmek için insana yol gösterir.
Bilinçaltınızdaki derinliklere iner ve oradaki saklı olan gücü ortaya
çıkarır.
Bu gücü ortaya çıkaracak yöntemler ise;
a. Sorunlarınızı anlatın,
b. Çözüm yolarını gözünüzde canlandırın,
c. Büyük bir istek ve gayretle bu sorunları çözmeye çalışın, çoğu kez
sorunların üstesinden gelmeyi başardığınızı göreceksiniz
MUTLULUĞUNUZU KENDİNİZ YARATIN
Abraham Lincoln, "Bir insan mutlu olmayı isterse mutlu olur"der.
Eğer mutsuz olmayı isterseniz, tabii ki mutsuz olursunuz. Bu tamamen
size bağlıdır.
İkisine de ulaşmak çok kolaydır. Kendinize sürekli olarak "hiçbir şey
iyi gitmiyor, hiçbir şey beni memnun etmiyor." deyip durursanız,
kolayca mutsuz bir insan olup çıkarsınız.
Fakat kendinize "Her şey iyi gidiyor, yaşamak çok güzel, ben mutluluğu
seçtim" derseniz kesinlikle mutlu bir insan olursunuz.
Bir insanın mutlu olup olmaması onun kültüründen gelen
alışkanlıklarına çok bağlıdır.
İç içe yaşadığı kültür ona mutlu olma huyunu kazandırmışsa o insanın
mutlu olması gerçekten çok kolaydır.
Günlük olaylara hep iyimser gözle bakar ve her zaman mutlu olunacak
bir taraf görür. Fakat içinde yaşadığımız kültürde mutlu olma
alışkanlığı yoksa bile biz mutlu olma alışkanlığını kendimiz
yaratabiliriz. Hepimizin mutluluğu yaratma gücü vardır.
Aslında bu ilkelerin en basiti insanları sevmektir. Eğer sabah
kalktığımızda kafanıza yerleştirdiğiniz mutluluk düşüncelerini
uygularken bunu sevinçle ve insanların iyiliğini düşünerek uygulamayı
başarırsanız, kesinlikle mutlu olursunuz.
Bu mutluluk ilkelerini uygulayıp onlardan iyi sonuç alabilmek için bu
ilkelere inanmamız ve zihnen desteklememiz gerekmektedir. Mutluluk
veren bu ilkeleri acemice ve beceriksiz bir şekilde uygulamaya
koysanız bile, yine de şimdiye kadar tatmadığınız ölçüde büyük bir
mutluluk duyacağınız muhakkaktır. Bu mutluluk kalıcı olacak ve
yaşadığınız sürece sizi terk etmeyecektir.
GERGİN VE TEDİRGİN OLMAYIN
Bir çok insan gerginlik ve tedirginlik nedeniyle sahip olduğu gücü ve
enerjiyi boşa harcar ve böylece gereksiz yere yaşamını güçleştirir.
Gergin olmak, kaynamak, patlamak, alt üst olmak hırsından kudurmak
anlamına gelir.
Tedirgin olmakta bunun kadar yıkıcı bir ruh halini anlatır. Daha
etkili bir yaşam için gerekli olan gücü elde etmek istiyorsanız,
gergin ve tedirgin olmaya bir son vermeniz gerekir.Günümüzde yaşam
tempomuz çok hızlı olduğu için, bu durum bizi gergin ve tedirgin
yapmaktadır.Rahatlığı sağlamamız için yapmamız gereken ilk şey, yaşam
tempomuzu yavaşlatmaktır.Bu hızlı yaşam temposu bir çok insanın
bedensel sağlığını bozmakta, fakat bundan daha acısı, beyin ve ruh
sağlığını da etkileyip onarılamayacak yaralar açmaktadır. İnsanlar
tempolarını tabiat şartlarına, beden ve ruh yapılarına ve doğanın
temposuna uydurmalıdırlar. Gerginliği ve tedirginliği bırakıp, yavaş
tempo ile çalışırsak,huzura ve mutluluğa kavuşuruz. Bu hususu
destekleyen "yavaş giden çok yol alır" ata sözünü hiçbir zaman
aklımızdan çıkarmamalıyız.
Gerginlik ve tedirginlikten kurtulmak için aşağıda belirtilen altı
adımın uygulanması gerekir:
a. Rahat ve gevşemiş bir vaziyette sandalyeye oturun ve vücudunuzun
her parçasını gevşetin.
b. Bilincinizi fırtınalı bir deniz gibi görün fakat dalgalar gittikçe
azalsın.
c. İki veya üç dakika gözünüzün önüne güzel bir manzara getirin. Bu
manzara doğadan çekilmiş rahatlatıcı bir fotoğraf gibi gözünüzün
önünde olmalıdır.
d. Sakinlik, huzur ve güven verici kelimeleri veya cümleleri yavaş
yavaş ve sakin bir tonla tekrarlayın.
e. Üzüntülü ve endişeli olduğunuz anlarda görülmeyen fakat ümit
dağıtıcı bir elin size yardımcı olacağını ve sizi yolda
bırakmayacağını düşünün. Ve her zaman onun sizin yanınızda olduğuna
inanın.
f. Kafanızın sakinleşip huzura kavuşmasını sağlamak için şu sözleri
yenileyin; "kafamın sükunete kavuşmasını, kafamın hala sakin ve
huzurlu olmasını her zaman ve her yerde sağlamalıyım."
Burada anlatılan teknikleri uyguladıkça ve yaşadıkça, gerginlik ve
tedirginliğinizin, dolayısıyla mutsuzluğunuzun, gittikçe azalarak
yerini içinizdeki gerçek gücün kapladığını göreceksiniz. Bu güç her
türlü zorluğu yenmenizde en büyük yardımcınız olacaktır.
EN İYİYİ BEKLERSENİZ ONA ULAŞIRSINIZ
En kötüsü yerine en iyisinin olacağını beklerseniz, her şey daha iyiye
gitmeye başlar.Bir şeyin iyi olacağı konusunda içinizde duyduğunuz
şüphe, ortadan kalkmış olur.Zaten içinizdeki yaratıcı gücün ortaya
çıkmasını engelleyen en büyük unsurlar da bu şüphelerdir.Böylece
içinizdeki yaratıcı güç ortaya çıkar ve bu gücü, ulaşmak istediğiniz
hedefe yoğunlaştırırsınız.Kendinizi tamamen elde etmek istediğiniz
şeye verebilirsiniz.Eğer insan, kendini bir şeye tam olarak verir onun
üzerinde yoğunlaşırsa, karşısına çıkan bütün engelleri aşar
En iyi şeyin olmasını beklemenin anlamı, beklediğiniz şeyin elde
edilmesine bütün kalbimiz ve içtenliğimizle kendimizi adamaktır.
Başarılı olmak için yaptığınız şeye yürekten inanmalısınız, başka bir
deyişle başarılı olmayı bütün benliğinizle istemelisiniz. Ne yazık ki
bir çok insan bu konuda başarısızdır. İçimizden çok azı işini yüreği
ile yapar.
İnsanların ne istediklerini iyi bilmeleri gerekir. Bu isteğinin iyi
bir istek olup olmadığını, insanlara zarar verip vermediğini inceleyin
ve daha sonra amacınıza uygun yapılması gereken değişiklikleri
gerçekleştirin. İstediğiniz şeyleri gerçekleştirmek için gereken
özellikleri kazanmaya gayret gösterin.
Gerçekten de bir insan kendisine güvenir ve olumlu düşünürse; içindeki
güç ortaya çıkar ve onu istediği başarıya götürür. Bunun için her
zaman en iyiyi bekleyin ve hiçbir zaman en kötüyü düşünmeyin. Hatta
aklınıza bile getirmeyin. Aklınıza gelmişse hemen kafanızdan çıkartıp
atın. Böyle yaparsanız en iyiyi düşünmeye başlar ve ona ulaşmak için
gerekli şartları hazırlarsınız. Bu egzersizler sayesinde gücünüzü en
iyiyi istemeye yoğunlaştırır ve böylece en iyiyi elde edersiniz.
BEN YENİLGİYE İNANMAM
Bir engelle karşılaştığınız zaman, şikayette bulunup ağlayıp sızlanmak
yerine, onu cesurca göğüsleyin. Yaşam yolunda yenilgiye uğramış bir
şekilde, elleriniz ve dizleriniz üzerinde sürünerek ilerlemeyin.
Önünüze çıkan engelleri göğüsleyin ve onları ortadan kaldırmaya
çalışın. Cesaretle davranınca bu engellerin sandığınızdan daha zayıf
olduğunu göreceksiniz.
Yenemeyeceğiniz hiçbir güçlük yoktur. Bilinçaltınıza sürekli olumlu
mesajlar göndererek onun olumlu bir tutum takınmasını sağlayın.
Unutmayın ki, sizin engel saydığınız bir çok şey, aslında
bilinçaltınızın olumsuz tutum takınmasından dolayı size engel olarak
görünmektedir. Bilinçaltınızı olumlu tutumlarla doldurur ve olumlu
tutum almasını sağlayabilirseniz, daha önce engel saydığımız bir çok
şey artık engel olmaktan çıkacaktır.
Kendinize sürekli olarak "ben her türlü engeli aşabilirim, çıkabilecek
her türlü güçlüğü yenebilirim" diyerek telkinde bulunursanız ve
önceden bu inancı kabul etmişseniz, o zaman güçlükler karşısında bir
set gibi durursunuz.
Herkesin olduğu gibi sizin de halletmeniz gereken güçlükler vardır.
Bunlar hayali değil gerçek güçlüklerdir.
Fakat, aşılması görüldüğü kadar zor değildir. Burada asıl önemli olan
sizin onları algılama biçiminizdir.
Eğer bütün kalbinizle bu engelleri ortadan kaldırabileceğinize
inanıyorsanız, bu gücü kendinizde bulur ve yok edersiniz. Bu güçle
yapmanız gereken her şeyi rahatlıkla ortadan kaldırabileceğinize
inanırsınız.
Bu güçle yapmanız gereken her şeyi rahatlıkla uygulayabileceğinize
inanın.
ÜZÜLME ALIŞKANLIĞINI NASIL BIRAKABİLİRİM
Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur.İçimize bir defa
yerleşti mi bütün zihnimiz artık onla meşgul olur. Üzülme, çağımızın
en büyük hastalıklarındandır.
Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım, "ben bu
alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim" diyebilme
inancına sahip olmaktır.
Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yapabilmenizi
engelleyen şeyleri bir şekilde aşarsınız. Üzüntüden kurtulmak için
aşağıdaki yedi maddeyi kullanmak yararlı olacaktır;
1. Kendi kendinize "üzülmek çok kötü bir alışkanlıktır" deyin.
2. Olumsuz saydığınız her şeyin olumlu yönlerini düşünün ve
konuşmalarınızda bunları belirtin.
3. Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara
olumlu bir hava vermeye çalışın.
4. Kendinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun.Bunları
defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları
size geri gönderip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır
5. Umut dolu, ileriye neşe ve ümitle bakan insanlarla dostluk
kurun. Bu atmosfer sizi neşe dolu ve ümitli bir insan yapacak,
karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.
6. Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin.
Böylece, sizin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla
kaybolacaktır.
7. Her gün yaşamınızda Yaratanın sizinle beraber olduğunu ve
size yardım edeceğine inanın
KİŞİSEL SORUNLARI ÇÖZME GÜCÜ
Sorunları çözmede uygulanabilecek basit yöntemlerden birisi de; manevi
yaşamda Yaratanla konuşmak, ondan yardım dilemektir.
Bizimle birlikte hissettiğimiz eşimiz, iş ortağımız ya da en yakın
arkadaşımız da bize bu konuda yardımcı olurlar. Sorunlarımızı onlarla
konuşmak kişisel sorunları çözmede atılmış ilk ve en önemli adımlardan
biridir.
Sorunları çözmede şu hususlara dikkat edin:
a. Her sorunun muhakkak bir çözümü olduğuna inanın.
b. Sakin bir insan olun.
c. Zihninizi serbest bırakın, baskı altında tutmazsanız en iyi çözümü
bulursunuz.
d. Bütün faktörlere OBJEKTİF VE TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE BAKIN, DUYGUSAL
OLMAYIN.
e. Sorunlarla ilgili faktörleri bir kağıda yazın. Bu yöntem sizin duru
bir şekilde düşünmenizi sağlar.
f. Sezgilerinize inanın.
SAĞLIĞINIZI KAZANMA FORMÜLÜ
Yapılan araştırmalara göre, insanların yüzde ellisi ile yetmişi
arasındaki bir bölümünün kafasındaki olumsuz düşüncenin bedenleri ve
duygularına yaptığı zararlardan dolayı hasta oldukları tespit
edilmiştir.
Kendinize, sağlığınıza zarar verecek kötü duygulardan hangilerinin
sizde olup olmadığını sorun ve bu duruma bir an önce son verin.
Kötü duygular, bu duyguları beslediğiniz kişilere hiçbir zaman zarar
vermez. TERSİNE YALNIZCA VE YALNIZCA SİZE ZARAR VERİRLER.
Duygusal hastalıklar enerjinizi tüketir, verimliliğinizi azaltır ve
fiziksel sağlığınızı bozar. Böylece mutluluğunuzu engeller.
Günümüzde, düşüncenin sağlık üzerine olan etkilerini herkes biliyor.
Artık bir insanın nefret duygusu yüzünden kendini hasta edebileceğinin
farkındayız. Bir insan suçluluk duygusu nedeniyle bir çok psikolojik
rahatsızlığa yakalanabilir.
Fakat insanlar düşüncelerini olumlu yönde değiştirdiklerinde
sağlıklarının düzelebileceğini biliyorlar.
Öfke kıskançlık, nefret ve gücenme duyguları, insan sağlığı üzerinde
çok olumsuz etkiler yapmaktadır.
Bu duyguların panzehiri ise, zihnimizi iyi düşünceler, bağışlayıcılık
sevgi ve ağırbaşlılıkla doldurmaktır.
Böyle kötü duygular belirdiğinde, aşağıda belirtilen tavsiyeler
uygulanırsa insanların kendilerini daha iyi hissettikleri
görülecektir.
a. Öfkenin bir heyecan olduğunu unutmayın.
b. Kendi kendinize yüksek sesle "budala olma, bu davranış beni hiçbir
yere götürmez, kızmanın faydası yok" deyin.
c. Sizi kızdıran şeyleri zihninizden atın. Güvendiğiniz bir kimseye
gidin ve ona anlatın, sonra da unutun.
d. Kızgınlığınızın ortadan kalkması için sizi kızdıran adamı affedin.
YENİ DÜŞÜNCELER SİZİ DEĞİŞTİREBİLİR
Düşündüğünüz sürece varsınız. Kafanızdaki bütün eskimiş, yorulmuş ve
kullanılmayan düşünceleri atın.
Onun yerine kafanızı, taze fikir sevgi ve iyilikle doldurun. Böyle
yaparsanız gerçekten hayatınızı da değiştirirsiniz.
Eğer olumsuz şeyler düşünürseniz, olumsuz sonuçlar elde edersiniz.Buna
karşılık olumlu şeyler düşünürseniz, olumlu sonuçlara ulaşırsınız. Bu
çok önemli ve evrensel bir kuraldır.
Başarıya ulaşıp mutlu olmak için uygulanması gereken önemli kuralı üç
kelimeyle özetleyebiliriz:
" İnanırsan başarıya ulaşırsın".
Eğer bir şeyi çok isterseniz ve kafanızda canlandırıp devamlı canlı
tutarsanız ve onun gerçekleşmesi için canla başla çalışırsanız,
istediğiniz şeye muhakkak ulaşırsınız. Dimağınızın derinliklerine bir
bakarsanız orada ne muhteşem düşüncelerin sizi beklemekte olduğunu
göreceksiniz. Durumunuz ne olursa olsun o muhteşem düşünceleri
gerçekleştirebilirsiniz.
Bunun için yapacağınız şey zihninizi sakinleştirmektir.
Böylece dimağınızın derinliklerinde bulunan esin perisi ortaya çıkar.
Daha iyi ve başarılı bir yaşamın sırrı, zihninizden eskimiş,
bayatlamış ve ölmüş fikirleri atıp, yerine yaratıcı ve olumlu
fikirleri koymaktır. Bu yeni fikirler, yaşamınızı tümüyle
değiştirecektir.
GÜÇ KAZANMAK İÇİN GEVŞEYİN
Bir klinikte özellikle ülserli hastalar üzerinde yapılan bir
araştırma, ülserli hastaların yarısının fiziksel bir rahatsızlıktan
değil, aşırı üzüntüden, koyu bir nefretten ve yoğun bir suçluluk
duygusu veya gerginlikten dolayı ülsere yakalandıkları nı
göstermiştir.
Yorulup gerginleşmeden, gerçekten verimli şekilde çalışmanın sırrı,
zihninizi stresten koruyup, sakin tutmak, huzurlu ve olumlu şeyler
düşünmektir. Temponuz çok hızlı olmamalı, sakin ve yavaş bir tempo
ile, enerjinizi tüketmeden düzenli bir şekilde çalışmalısınız.
Sakinlik ve gevşeme gücün doğrudan size geçmesi sonucunu doğurur.
Evrende devamlı bir güç akımı vardır. Bu güç zamanla olumlu düşünce
taşıyan insanlara geçer. Olumlu düşünce özelliğini kaybeden insandan
tekrar evrene döner.
İnsan bu gücü devamlı üzerinde toplamalı, bunu yapabilmesi için de
devamlı olumlu düşünceye sahip olması gerekir.
Kendimizi sakinleştirip gevşetmek için uygulanması gereken kurallar
şunlardır;
1. İşleri çok hızlı yapacağım diye tedirgin olup strese
girmeyin.
2. İşinizi sevin, işinizi severseniz çalışmak sizin için bir
eziyet değil, zevk haline gelir.
3. Yapacağınız işleri önceden planlayın ve uygulayın, yaptığınız
planın dışına çıkmayın.
4. Bütün işleri aynı anda yapmaya kalkmayın. Bu yalnızca zaman
kaybına neden olur.
5. Düşünce tarzınızı değiştirin. Bir işin kolay olduğunu
düşünürseniz, o işi gerçekten kolayca yapabilir ve artık zor
gelmediğini görürsünüz.
6. İşinizi iyi öğrenin ve ustalaşın. Bilgi güç demektir. Bir işi
ne kadar iyi bilirseniz, onu o kadar iyi ve kolay yapabilirsiniz.
7. Gevşeme egzersizleri yapın, böylece hiçbir zaman gergin
olmazsınız.
8. Bugünün işini yarına bırakmayın. Daima zamanında yapın.
KENDİNİZİ NASIL SEVDİRİRSİNİZ
Şu gerçeği kabul etmeliyiz ki sevilmeyi hepimiz isteriz.Bazıları,
"insanların beni sevip sevmediği umurumda değil" der. Fakat bunu
söyleyen gerçeği söylemiyordur. Bazı insanlara kanımız ısınmaz, onları
sevmeyiz ama nedenlerini de bilmeyiz. Herkes tarafından sevilmek kolay
bir iş değildir. Başka insanlar tarafından aranmayan ve istenmeyen
bir insan haline gelmek, insana çok kötü bir duygu verir, insanı yıkar
ve mahveder.
Şimdiye kadar insanlarla ilişkileriniz iyi olmamışsa, artık huyunuzu
değiştiremeyeceğinizi , bundan sonra insanlarla iyi ilişkiler
kuramayacağınızı düşünmeyin. İsterseniz kendinizi
değiştirebilirsiniz, fakat cesur adımlar atmanız ve bunları sabırla
uygulamanız gerekir. Eğer bu gayreti gösterirseniz, değişebilir ve
herkesin değer verdiği, herkes tarafından sevilen bir insan olursunuz.
Sizin insanları sevmeniz eninde sonunda onların da sizi sevmesini
sağlayacaktır. Bir insana değer verir ve onun kendisini daha iyi
hissetmesini sağlarsanız, o insan da sizi sevecek ve size karşı minnet
duyacaktır. Bu davranışı mümkün olduğu kadar çok insana yapın. Bunu
yaparken sırf sizi sevmeleri için yapmayın. İçtenlikle sevdiğiniz
için yapın bencilliğe düşmeyin.
Böyle davranırsanız arkadaşsız kalmazsınız. İnsanlar sizin hakkınızda
daima olumlu düşünür. İnsanlara değer verip onlara sevgi gösterdiğiniz
taktirde, aynı duygular diğerleri tarafından, size karşı
hissedilecektir. İnsanların sizi sevmeleri için uymanız gereken
kurallar, çok zor ve güçlükle takip edilebilen kurallardır;
1. İsimleri hatırlamayı öğrenin. Eğer insanlara ismiyle hitap
ederseniz, onlara değer verdiğinizi düşünürler.
2. Rahat bir insan olun, insanlar sizin yanınızda kendilerini
gergin hissetmesinler, devamlı sakin ve tutarlı davranın.
3. Stres ve güçlükler karşısında hemen sakinleşip gevşeyen bir
insan olmaya çalışın.
4. Kendinizi beğenmiş ve üstün gören bir insan olmayın.
5. İnsanlar size bir şey anlatınca, onu can kulağı ile dinleyin,
anlattığı konu ile ilgilenin.
6. Farkında olmadan edindiğiniz, insan ilişkilerine zarar veren
kötü alışkanlıklarınızdan kurtulun.
7. İnsanları sevmek için gayret gösterin ve gerçekten,
içtenlikle, çıkar gözetmeksizin sevmeye çalışın.
8. Bir insanın başarısını görünce onu kutlamayı unutmayın. Onu
kıskanmayın.
9. İnsanları yüceltmekten, kendilerini değerli ve daha iyi
hissetmelerinden mutluluk duyun.
KALP AĞRISINA REÇETE
Kalp ağrınızın nedeni ne olursa olsun, yapılacak ilk iş gergin ve
stresli ortamdan kurtulmak olmalıdır.
Ne kadar güç olursa olsun, bunu muhakkak başarın ve stressiz ve gergin
olmayan bir hayat yaşamaya başlayın.
Eski yaşam tarzınızı değiştirin, yürüyüş yapın, ata binin, tenis
oynayın, damarlarınızdaki kanın daha iyi akmasını sağlayın.
Kalp ağrısından kurtulmanın en güzel, mükemmel ve doğru yolu;
içinizdeki keder ve üzüntünün çıkıp gitmesine müsaade etmek ve ondan
kurtulmaktır.
Kalp ağrısını giderecek temel ilaçlardan birisi, kendine inanmak ve
güvenmektir.
Bazen acılar o kadar büyük olur ki, insanların dayanamayacağı bir hal
alır.
Bu durumlarda kendimize güveni hiç aklımızdan çıkarmadan, bu acıları
hiç yokmuş gibi saymalıyız.
Kalp ağrısına iyi gelecek ilaçlardan birisi, yaşam, ölüm,ve sonsuzluk
hakkında bir felsefe oluşturmaktır.
Bu felsefe kişinin kendi inancı ile ilgili ve ona paraleldir. Kendi
inanç yapısına göre bu faktörleri birleştirmelidir.
YÜCE GÜCE YAKLAŞMANIN YOLU
Yüce güç, insanoğlunun bilmesi gereken muazzam bir gerçektir.
Bu gücün yardımı ile, bir çok insanın hayatının değiştiğini, daha
başarılı ve mutlu yaşadığını gördüm.
Bu güç geçici bir güç değil, kesinlikle kalıcı bir güçtür.
Kendinizi yüce güce açmasını bilirseniz, içinize bir ırmak gibi akar.
Bu öyle bir güçtür ki sizdeki korku, nefret, hastalık, zayıflık ve
moral çöküntülerini dışarı atıp, içinizi sağlık, mutluluk ve iyilikle
doldurur.
İnsan kendinde bulunmayan gücü yüce güçten sağlayabilir.
İnsan doğası da bazı evrensel kanunlara uymak zorundadır.
Fakat bu kanunlar diğerlerine göre daha karmaşıktır.
İnsanla uğraşmak daha büyük maharet ister.
Onun için bir insanın ruhsal problemini çözmek, bir makine tamir
etmeye benzemez, çok daha zordur ama yapılabilir.
Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini
yansıtmaktadır