Web Görseller Haberler Gruplar Bloglar Çeviri Gmail diğer »
Son Ziyaret Edilen Gruplar | Yardım | Oturum açın
Google Grupları Giriş
zeytin karasuyunun arıtılması
Şu anda bu grupta ilk sırada gösterilen çok fazla sayıda konu var. Bu konuyu ilk sırada göstermek istiyorsanız, bu seçeneği başka bir konudan kaldırmalısınız.
Talebiniz işlenirken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.
bayrak
  6 ileti - Tümünü daralt  -  Tümünü şu dile çevir: Çeviri (Tüm orijinalleri görüntüle)
İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
 
Gönderen:
Kime:
Cc:
İzleyen:
Cc Ekle | İzleyen Ekle | Konuyu Düzenle
Konu:
Doğrulama:
Doğrulama amacıyla, lütfen aşağıdaki resimde gördüğünüz karakterleri veya erişilebilirlik simgesini tıkladığınızda duyduğunuz rakamları yazın. Dinleyin ve duyduğunuz sayıları girin
 
Faik Kula  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 1 Temmuz, 03:24
Kimden: Faik Kula <faikk...@gmail.com>
Tarih: Wed, 1 Jul 2009 03:24:36 +0300
Yerel: Çarş 1 Temmuz 2009 03:24
Konu: zeytin karasuyunun arıtılması

Sayın Zeytin dostları;

  zeytin dostu.doc
58K İndir

    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
MUSTAFA ALHAT  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 1 Temmuz, 11:33
Kimden: MUSTAFA ALHAT <must...@alhatoglu.com.tr>
Tarih: Wed, 1 Jul 2009 01:33:32 -0700 (PDT)
Yerel: Çarş 1 Temmuz 2009 11:33
Konu: Re: zeytin karasuyunun arıtılması
Değerli Zeytindostları;
Zeytinin yağa işlenmesi sonucu ortaya çıkan zeytin suyunun (karasu)
''kontrolsüz olarak'' derelere göllere denizlere salınmasının
ortamdaki bitki ve su canlılarına zararlı olduğunu biliyoruz.
Konuya tam hakim değilim ve birazdan yazacaklarımda hatalı gördüğünüz
yerler varsa düzeltilmesini istirham ederim ama zeytin suyunun
dünyanın en tehlikeli şeyiymiş gibi lanse edilmesini abartılı
buluyorum.
Dışardan bakan biri ''KARA''  ''FİTOTOKSİK ETKİ'' KOİ, BOİ gibi
ürkütücü ve afilli lafları görünce aman evlerden uzak olsun Allah
korusun moduna giriyor.
Öncelikle bilmemiz gereken bir şey varki TOKSİN(ZEHİR) dediğimiz şey
doza(bünyeye alınan miktar) bağlıdır.Yaşamamız için gerekli tüm
maddeler aşırı miktarda alınırsa bizi zehirler.Mesela su zehirlenmesi
diye bir şey var.Yani arıtılmış saf suyu bile fazla içerseniz
zehirlenirsiniz.Oksijen zehirlenmesi ona keza...
Eczacıların amblemine dikkat ettiyseniz bir kadehe dolanmış yılan
vardır.Bunun anlamı İlaçlar aslında birer zehirdir fakat zehirler
uygun dozda tedavi edici etkiye sahiptir.
Zeytin karasuyunun içeriğinde polifenoller bulunuyor.Bu polifenoller
zeytinyağının içinde olduğunda arzu edilen birşey.
Antioksidan polifenoller oksidatif stresi  azaltmalarindan dolayı
kardiyovasküler hastalıkları ve kanseri önler.Buradaki etki
mekanizması serbest radikaller oksijenle birleşerek kanser
oluşturacakken polifenol araya girip bu birleşmeyi önlemesidir.
İnsan sağlığı için bu kadar önemli bir rolü olan polifenoller  doğal
ortamdaki sulara karıştığında nasıl oluyorda canavarlaşıyor.En başta
söylediğimiz gibi doz(miktar) konusunun önemi ortaya
çıkıyor.''Fitotoksik etki'' deniyor. Yani Bitkiyi zehirleyen
etki.Nedir bunun mekanizması diyorum kimse bilmiyor.Bir vazoya
bitkinin  ihtiyacı olan tüm besin maddelerini ve tertemiz saf su
koyalım topraktan köküyle çıkardığımız herhangi bir bitkiyi uzun bir
süre o vazoda yaşatamayız.Suyun içinde olmasına rağmen bir süre sonra
susuzluk belirtisi gösterecek ve kuruyup ölecektir.Sebebi köklerin
faaliyet gösterebilmesi için yani suyu alabilmesi için enerjiye
enerjinin oluşabilmesi için oksijene ihtiyacı vardır.
Karasuyun en önemli kirletici ajanları olarak lanse edilen KOİ ile BOİ
aslında Kimyasal Oksijen isteği ile Biyolojik Oksijen isteğinin
kısaltılmışlarıdır.Yani polifenoller sudaki serbest oksijeni
bağladıkları için balıklar ve bitkiler oksijensiz kalıp
ölmektedir.Eğer bütün yaygara bu oksijen probleminden çıkıyorsa
çözmesi çok güç olmasa gerek.Konuya birde bu açıdan bakılmasını ve
bilim insanlarımızın bizleri aydınlatmasını diliyorum.
Saygılarımla Mustafa Alhat

    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Azbar Nuri  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 2 Temmuz, 08:31
Kimden: Azbar Nuri <nuriaz...@yahoo.com>
Tarih: Wed, 1 Jul 2009 22:31:01 -0700 (PDT)
Yerel: Perş 2 Temmuz 2009 08:31
Konu: Re: [zeytindostu:13109] Re: zeytin karasuyunun arıtılması

Sayın Mustafa Alhat
"Konuya tam hakim değilim ve birazdan yazacaklarımda hatalı gördüğünüz
yerler varsa düzeltilmesini istirham ederim " ricanız üzerine yazıyorum, lütfen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayınız, bilmediğiniz konularda yanıltıcı ve duygusal yaklaşımlarda bulunmayınız. Karasu ile ilgili sayısız bilgilendirme toplantısı yapıldı ve yapılıyor, karasu ile ilgili sayısız bilimsel araştırma makalesi ve raporu mevcut, önce bunları inceleyiniz. Karasu üzerine yazılmış en iyi raprolardan birisini de aşağıda bilginize sunuyorum, birçok sorunuzun yanıtı bu kaynaklardan bulabilrisiniz, bu kitabı ilgili yazardan ücretzi alma şansınız var (eğer tükenmedi ise).

    Kitabın adı: OLIVE-MILL WASTE MANAGEMENT
  Yazaraları   : M.Niaounakis & C.P. Halvadakis 
  e-mail: kh...@aegean.gr
              e...@env.aegean.gr
web sayfası: http://www.aegean.gr/environmental/eda/

 Doç.Dr. Nuri Azbar
----------------------------
Assoc Prof.
Ege University
Engineering Faculty, Bioengineering Department
Bornova, Izmir 35100 Turkey
Phone #:+90 232 3880378 (ext.138)
Fax # :+90 232 3884955

-------------------------------
Doç.Dr.
Ege Universitesi
Mühendislik Fakültesi
Biyomühendislik Bölümü
Bornova , Izmir 35100
Tel : 232-3880378 (138)
Faks : 232-3884955

________________________________
From: MUSTAFA ALHAT <must...@alhatoglu.com.tr>
To: Zeytindostu <zeytindostu@googlegroups.com>
Sent: Wednesday, July 1, 2009 11:33:32 AM
Subject: [zeytindostu:13109] Re: zeytin karasuyunun arıtılması

Değerli Zeytindostları;
Zeytinin yağa işlenmesi sonucu ortaya çıkan zeytin suyunun (karasu)
''kontrolsüz olarak'' derelere göllere denizlere salınmasının
ortamdaki bitki ve su canlılarına zararlı olduğunu biliyoruz.
Konuya tam hakim değilim ve birazdan yazacaklarımda hatalı gördüğünüz
yerler varsa düzeltilmesini istirham ederim ama zeytin suyunun
dünyanın en tehlikeli şeyiymiş gibi lanse edilmesini abartılı
buluyorum.
Dışardan bakan biri ''KARA''  ''FİTOTOKSİK ETKİ'' KOİ, BOİ gibi
ürkütücü ve afilli lafları görünce aman evlerden uzak olsun Allah
korusun moduna giriyor.
Öncelikle bilmemiz gereken bir şey varki TOKSİN(ZEHİR) dediğimiz şey
doza(bünyeye alınan miktar) bağlıdır.Yaşamamız için gerekli tüm
maddeler aşırı miktarda alınırsa bizi zehirler.Mesela su zehirlenmesi
diye bir şey var.Yani arıtılmış saf suyu bile fazla içerseniz
zehirlenirsiniz.Oksijen zehirlenmesi ona keza...
Eczacıların amblemine dikkat ettiyseniz bir kadehe dolanmış yılan
vardır.Bunun anlamı İlaçlar aslında birer zehirdir fakat zehirler
uygun dozda tedavi edici etkiye sahiptir.
Zeytin karasuyunun içeriğinde polifenoller bulunuyor.Bu polifenoller
zeytinyağının içinde olduğunda arzu edilen birşey.
Antioksidan polifenoller oksidatif stresi  azaltmalarindan dolayı
kardiyovasküler hastalıkları ve kanseri önler.Buradaki etki
mekanizması serbest radikaller oksijenle birleşerek kanser
oluşturacakken polifenol araya girip bu birleşmeyi önlemesidir.
İnsan sağlığı için bu kadar önemli bir rolü olan polifenoller  doğal
ortamdaki sulara karıştığında nasıl oluyorda canavarlaşıyor.En başta
söylediğimiz gibi doz(miktar) konusunun önemi ortaya
çıkıyor.''Fitotoksik etki'' deniyor. Yani Bitkiyi zehirleyen
etki.Nedir bunun mekanizması diyorum kimse bilmiyor.Bir vazoya
bitkinin  ihtiyacı olan tüm besin maddelerini ve tertemiz saf su
koyalım topraktan köküyle çıkardığımız herhangi bir bitkiyi uzun bir
süre o vazoda yaşatamayız.Suyun içinde olmasına rağmen bir süre sonra
susuzluk belirtisi gösterecek ve kuruyup ölecektir.Sebebi köklerin
faaliyet gösterebilmesi için yani suyu alabilmesi için enerjiye
enerjinin oluşabilmesi için oksijene ihtiyacı vardır.
Karasuyun en önemli kirletici ajanları olarak lanse edilen KOİ ile BOİ
aslında Kimyasal Oksijen isteği ile Biyolojik Oksijen isteğinin
kısaltılmışlarıdır.Yani polifenoller sudaki serbest oksijeni
bağladıkları için balıklar ve bitkiler oksijensiz kalıp
ölmektedir.Eğer bütün yaygara bu oksijen probleminden çıkıyorsa
çözmesi çok güç olmasa gerek.Konuya birde bu açıdan bakılmasını ve
bilim insanlarımızın bizleri aydınlatmasını diliyorum.
Saygılarımla Mustafa Alhat


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
OSMAN MENTEŞE  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 2 Temmuz, 09:58
Kimden: OSMAN MENTEŞE <os...@superonline.com>
Tarih: Thu, 2 Jul 2009 09:58:24 +0300
Yerel: Perş 2 Temmuz 2009 09:58
Konu: Re: [zeytindostu:13126] Re: zeytin karasuyunun arıtılması

Sn Azbar
verdiğiniz web adresi bir başka yer olarak çıkyor. Doğru adresi temin edebilirmisiniz?
Saygılar
Osman Menteşe


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
MUSTAFA ALHAT  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 2 Temmuz, 18:21
Kimden: MUSTAFA ALHAT <must...@alhatoglu.com.tr>
Tarih: Thu, 2 Jul 2009 08:21:51 -0700 (PDT)
Yerel: Perş 2 Temmuz 2009 18:21
Konu: Re: zeytin karasuyunun arıtılması
Sayın Azbar Hocam;
Sizi Ebso'daki Karsu sorunu toplantısında dinleme fırsatı buldum ve
özellikle belirtmek isterim ki sunumunuzu ve zeytinin yağa işlenmesi
sonucu ortaya çıkan sekonder ürünlerin  ekonomiye kazandırılması ile
ilgili projenizi çok beğendim.Sunumunuzu bir mahsuru yoksa grubumuzla
paylaşmanızı rica ederim.

Yazdıklarımdan zeytin öz suyunu derelere göllere denizlere salın bir
şey olmaz anlamı çıkarmadığınızı umuyorum.
Karasu SORUNU başlığı altında o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki biz
sıradan faniler çok korkuyoruz.
Mesela bir akademik sunuda ''Yüksek kirleticilik düzeyi" tanımlaması
var.Bir başka yazıda "çok tehlikeli" olduğundan bahsediliyor.Bunun
dışında "Asidik karakterde" deniyor mesela.Bunları biz sıradan
insanlar okuduğumuzda ne düşünebiliriz?
Radyoaktif yada kimyasal atıkların düzeyinde bir şeyler çağrıştırıyor
bu ibareler.Yaklaşık 5,5 düzeyinde bir PH yı ki bu değerin insan cildi
için en uygun olduğunu sabun reklamlarından biliyoruz elimize değse
yakar diye algılamamızı sağlıyacak şekilde lanse ediyorlar.
Bu yazımda buna dikkat çekmek istedim.Farkında olalım ama
abartmayalım.Ki farkındayız. Döküldüğü alıcı ortamlar leş gibi oluyor
kötü kokuyor bu manzarayı mutlaka ortadan kaldırmalıyız. Zaten
ekonomik bir değeri olduğu için değerlendirebilecek tesisler
kurulduğunda biz dökün desek bile kimse bunu atmaz)
Eğer prinayı değerlendiren tesisler olmasaydı PRİNA SORUNU diye de bir
sorunumuz olacaktı.Onun için ne yazarlardı çok merak ediyorum:))
Eveet şimdi gelelim benim yazıma karşılık sizin verdiğiniz cevaba...
Ben bu yazdıklarımda hatalı bir şey varsa düzeltilmesi doğrusunun
yazılmasını rica etmiştim.Sizden de daha önceden alışık olduğumuz
"Akademisyen Cevapları" aldım.Sanırım tüm yazdıklarımı saçmalık
düzeyinde buldunuz ki "git öğrende gel" muamelesi yaptınız.Üstelik
yabancı bir siteye...
Baştanda söylediğim gibi bizler sıradan fanileriz.Bizim isimlerimiz
önünde akademik ünvan yok.Okuduğumuz teknik sunular türkçe bile olsa
akademik jargonda yazıldıkları için algılayabildiğimiz ancak bu.Bu
nedenle bilim insanlarımız bizi aydınlatsın demiştim.
Anlıyorum ki bilim adamlarımız bizim sadece koyun gibi dinleyip kafa
sallamamızı hiç bir şeye bulaşmamamızı istiyor.
Kusura bakmayın rahatsız ettik.
Saygılarımla Mustafa Alhat

On 2 Temmuz, 08:31, Azbar Nuri <nuriaz...@yahoo.com> wrote:


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
Azbar Nuri  
Profili göster  
 Diğer seçenekler 3 Temmuz, 14:28
Kimden: Azbar Nuri <nuriaz...@yahoo.com>
Tarih: Fri, 3 Jul 2009 04:28:11 -0700 (PDT)
Yerel: Cuma 3 Temmuz 2009 14:28
Konu: Re: [zeytindostu:/] Re: zeytin karasuyunun arıtılması

Sayın M.Alhat,

 Sunumu EBSO'ya bıraktım (Zeliha hanım ile irtibata geçerseniz alabilirsiniz, zira e-mail ile dosyanın büyüklüğü nedeni ile gitmesi zor).
  Bilim adamları da bu Ülkenin ve bu toplumun bireyleri ve kendi şahsımda şunu söylemek isterim ki biz bilimsel çalışmalarımızı sektöre faydalı olması yönünde gerçekleştirmeye çalışıyoruz, yanınızdayız, merak etmeyin bize hiç bir şekilde rahatsızlık vermiyorsunuz.

 Nuri Azbar
----------------------------
Assoc Prof.
Ege University
Engineering Faculty, Bioengineering Department
Bornova, Izmir 35100 Turkey
Phone #:+90 232 3880378 (ext.138)
Fax # :+90 232 3884955

-------------------------------
Doç.Dr.
Ege Universitesi
Mühendislik Fakültesi
Biyomühendislik Bölümü
Bornova , Izmir 35100
Tel : 232-3880378 (138)
Faks : 232-3884955

________________________________
From: MUSTAFA ALHAT <must...@alhatoglu.com.tr>
To: Zeytindostu <zeytindostu@googlegroups.com>
Sent: Thursday, July 2, 2009 6:21:51 PM
Subject: [zeytindostu:/] Re: zeytin karasuyunun arıtılması

Sayın Azbar Hocam;
Sizi Ebso'daki Karsu sorunu toplantısında dinleme fırsatı buldum ve
özellikle belirtmek isterim ki sunumunuzu ve zeytinin yağa işlenmesi
sonucu ortaya çıkan sekonder ürünlerin  ekonomiye kazandırılması ile
ilgili projenizi çok beğendim.Sunumunuzu bir mahsuru yoksa grubumuzla
paylaşmanızı rica ederim.

Yazdıklarımdan zeytin öz suyunu derelere göllere denizlere salın bir
şey olmaz anlamı çıkarmadığınızı umuyorum.
Karasu SORUNU başlığı altında o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki biz
sıradan faniler çok korkuyoruz.
Mesela bir akademik sunuda ''Yüksek kirleticilik düzeyi" tanımlaması
var.Bir başka yazıda "çok tehlikeli" olduğundan bahsediliyor.Bunun
dışında "Asidik karakterde" deniyor mesela.Bunları biz sıradan
insanlar okuduğumuzda ne düşünebiliriz?
Radyoaktif yada kimyasal atıkların düzeyinde bir şeyler çağrıştırıyor
bu ibareler.Yaklaşık 5,5 düzeyinde bir PH yı ki bu değerin insan cildi
için en uygun olduğunu sabun reklamlarından biliyoruz elimize değse
yakar diye algılamamızı sağlıyacak şekilde lanse ediyorlar.
Bu yazımda buna dikkat çekmek istedim.Farkında olalım ama
abartmayalım.Ki farkındayız. Döküldüğü alıcı ortamlar leş gibi oluyor
kötü kokuyor bu manzarayı mutlaka ortadan kaldırmalıyız. Zaten
ekonomik bir değeri olduğu için değerlendirebilecek tesisler
kurulduğunda biz dökün desek bile kimse bunu atmaz)
Eğer prinayı değerlendiren tesisler olmasaydı PRİNA SORUNU diye de bir
sorunumuz olacaktı.Onun için ne yazarlardı çok merak ediyorum:))
Eveet şimdi gelelim benim yazıma karşılık sizin verdiğiniz cevaba...
Ben bu yazdıklarımda hatalı bir şey varsa düzeltilmesi doğrusunun
yazılmasını rica etmiştim.Sizden de daha önceden alışık olduğumuz
"Akademisyen Cevapları" aldım.Sanırım tüm yazdıklarımı saçmalık
düzeyinde buldunuz ki "git öğrende gel" muamelesi yaptınız.Üstelik
yabancı bir siteye...
Baştanda söylediğim gibi bizler sıradan fanileriz.Bizim isimlerimiz
önünde akademik ünvan yok.Okuduğumuz teknik sunular türkçe bile olsa
akademik jargonda yazıldıkları için algılayabildiğimiz ancak bu.Bu
nedenle bilim insanlarımız bizi aydınlatsın demiştim.
Anlıyorum ki bilim adamlarımız bizim sadece koyun gibi dinleyip kafa
sallamamızı hiç bir şeye bulaşmamamızı istiyor.
Kusura bakmayın rahatsız ettik.
Saygılarımla Mustafa Alhat

On 2 Temmuz, 08:31, Azbar Nuri <nuriaz...@yahoo.com> wrote:


    Yazarı yanıtla    Yönlendir  
İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
İletilerin sonu
« Tartışmalara Dön « Daha yeni konu     Daha eski konu »

Grup oluştur - Google Grupları - Google Ana Sayfa - Hizmet Şartları - Gizlilik Politikası
©2009 Google