İleti gönderdiğiniz grup bir Usenet grubudur. Bu gruba ileti gönderdiğinizde İnternetteki herkes e-posta adresinizi görecektir.
Yanıt iletiniz gönderilmedi.
Yayınınız yöneticiler tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek
Kimden: MUSTAFA ALHAT <must...@alhatoglu.com.tr>
Tarih: Wed, 1 Jul 2009 01:33:32 -0700 (PDT)
Yerel: Çarş 1 Temmuz 2009 11:33
Konu: Re: zeytin karasuyunun arıtılması
Değerli Zeytindostları;
Zeytinin yağa işlenmesi sonucu ortaya çıkan zeytin suyunun (karasu) ''kontrolsüz olarak'' derelere göllere denizlere salınmasının ortamdaki bitki ve su canlılarına zararlı olduğunu biliyoruz. Konuya tam hakim değilim ve birazdan yazacaklarımda hatalı gördüğünüz yerler varsa düzeltilmesini istirham ederim ama zeytin suyunun dünyanın en tehlikeli şeyiymiş gibi lanse edilmesini abartılı buluyorum. Dışardan bakan biri ''KARA'' ''FİTOTOKSİK ETKİ'' KOİ, BOİ gibi ürkütücü ve afilli lafları görünce aman evlerden uzak olsun Allah korusun moduna giriyor. Öncelikle bilmemiz gereken bir şey varki TOKSİN(ZEHİR) dediğimiz şey doza(bünyeye alınan miktar) bağlıdır.Yaşamamız için gerekli tüm maddeler aşırı miktarda alınırsa bizi zehirler.Mesela su zehirlenmesi diye bir şey var.Yani arıtılmış saf suyu bile fazla içerseniz zehirlenirsiniz.Oksijen zehirlenmesi ona keza... Eczacıların amblemine dikkat ettiyseniz bir kadehe dolanmış yılan vardır.Bunun anlamı İlaçlar aslında birer zehirdir fakat zehirler uygun dozda tedavi edici etkiye sahiptir. Zeytin karasuyunun içeriğinde polifenoller bulunuyor.Bu polifenoller zeytinyağının içinde olduğunda arzu edilen birşey. Antioksidan polifenoller oksidatif stresi azaltmalarindan dolayı kardiyovasküler hastalıkları ve kanseri önler.Buradaki etki mekanizması serbest radikaller oksijenle birleşerek kanser oluşturacakken polifenol araya girip bu birleşmeyi önlemesidir. İnsan sağlığı için bu kadar önemli bir rolü olan polifenoller doğal ortamdaki sulara karıştığında nasıl oluyorda canavarlaşıyor.En başta söylediğimiz gibi doz(miktar) konusunun önemi ortaya çıkıyor.''Fitotoksik etki'' deniyor. Yani Bitkiyi zehirleyen etki.Nedir bunun mekanizması diyorum kimse bilmiyor.Bir vazoya bitkinin ihtiyacı olan tüm besin maddelerini ve tertemiz saf su koyalım topraktan köküyle çıkardığımız herhangi bir bitkiyi uzun bir süre o vazoda yaşatamayız.Suyun içinde olmasına rağmen bir süre sonra susuzluk belirtisi gösterecek ve kuruyup ölecektir.Sebebi köklerin faaliyet gösterebilmesi için yani suyu alabilmesi için enerjiye enerjinin oluşabilmesi için oksijene ihtiyacı vardır. Karasuyun en önemli kirletici ajanları olarak lanse edilen KOİ ile BOİ aslında Kimyasal Oksijen isteği ile Biyolojik Oksijen isteğinin kısaltılmışlarıdır.Yani polifenoller sudaki serbest oksijeni bağladıkları için balıklar ve bitkiler oksijensiz kalıp ölmektedir.Eğer bütün yaygara bu oksijen probleminden çıkıyorsa çözmesi çok güç olmasa gerek.Konuya birde bu açıdan bakılmasını ve bilim insanlarımızın bizleri aydınlatmasını diliyorum. Saygılarımla Mustafa Alhat İleti gönderebilmek için önce Oturum açmalısınız.
İleti gönderebilmek için önce bu gruba katılmalısınız.
İletinizi göndermeden önce lütfen abonelik ayarları sayfasında rumuzunuzu güncelleyin.
İleti göndermek için gerekli izne sahip değilsiniz.
| ||||||||||||||